İşortaklığı adı altında adi ortaklık kurulduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ile ... Şti yetkilisinin adi ortaklığın müşterek temsilcisi olarak seçildiğini, adi ortaklık konusu inşaat işinin %99 oranında tamamlandığı esnada davalılardan ... A.Ş tarafından müvekkiline ve adi ortaklığı oluşturan diğer şirketlere karşı adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi için dava açıldığını, adi ortaklığın yüklendiği inşaat işinin adi ortaklık adına alt yüklenici olarak ......
Maddesine göre kontrol şefi ...’ın davalı ... tarafından görevlendirildiğini, günlük, haftalık aylık raporların inşaat süresince devam ettiğini, adi ortaklığın birlikte hareket etme iradesinin ortadan kalktığını, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunu, zamanaşımının geçmediğini, fesih ve tasfiye edilmeyen adi ortaklıkta zamanaşımı süresinin başlamayacağını belirterek adi ortaklığın feshi ile tasfiyesi için tasfiye görevlisi atanmasına ve tasfiye işlemlerinin yapılmasına, tasfiye işlemlerinin sonucunda her bir ortağın alacağı payın tespitine, şimdilik 100.000 TLnin davalıdan tahsiline ve avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İzmir 13. ASHM ... E. ......
Maddesi ihtiyati haciz isteyebilme hakkını düzenleyen bir madde olup deniz alacağının varlığı halinde ihtiyati haciz talep edilmesi durumunda uygulama alanı bulacağı, somut olayda davacının talebinin feribot işletmesine ilişkin adi ortaklığın tasfiyesi, davacının kar payı alacağı ile feribotun satılması nedeniyle feribotun değerinin tespit edilerek davalıdan tahsili olduğu, "deniz alacağına" ilişkin olmadığı , 6102 sayılı TTK nın 1352. Maddesinin uygulama alanı olmadığından Deniz İhtisas Mahkemesinin görev alanına girmediği, tarafların tacir olmadığı, davanın ticari dava niteliğinde olmadığı, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davalara bakma görevi genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerine ait olduğundan, uyuşmazlığın Vezirköprü 1.Asliye Hukuk Mahkemesince değerlendirilip sonuçlandırılması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 29/12/2014 tarih, 2014/7550 esas, 2014/17429 karar sayılı ilamı, Yargıtay 3....
Karar Düzeltme Sebepleri Davalı vekili; ortaklığın 2004 yılında sona erdiğini, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkilinin şirketle birlikte sorumlu tutulamayacağını, usuli kazanılmış hak bulunmadığını, somut olaya uygulanacak hukukun Irak hukuku olduğunu, tasfiye bakiyesi bulunmadığından alacak talep edemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun önceki raporla çeliştiğini, hukuksal dayanağının bulunmadığını, rapora karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini, rapora karşı itirazları karşılanıp, raporlar arası çelişkiyi giderecek şekilde yeniden rapor alınması gerektiğini, ortaklığın zarar ettiğini ileri sürerek; kararın düzeltilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Birleşen davalara konu uyuşmazlık, adi ortaklığın feshi ve tasfiye alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1....
Adi Ortaklığının Feshi ve Tasfiyesi yönünden; Eldeki davada davacının talebi adi ortaklığa koyduğu sermaye ve kar talebi olması nedeniyle bu talebi aynı zamanda adi ortaklığın feshi ve tasfiyesini kapsadığından mahkememizce öncelikle yönetici ortak olan davalı ... İnş. Ve Tic. A.ş'den hesaplar istenmiş, tarafların tasfiye konusunda anlaşamamaları üzerine adi ortaklığın tasfiyesi için tasfiye memuru olarak Mali Müşavir Bilirkişi ... atanmıştır. Tasfiye memuru tarafından sunulan 16/04/2019 havale tarihli ek adi ortaklık tasfiye raporunda, ortaklığın aktifi olmadığını, gerek ortaklara verilecek pay gerekse borçlulara ödenecek bir bedelin bulunmadığını, adi ortaklıktan alacaklı olanların dava açmak suretiyle alacaklarını ortaklardan talep edebileceği, ortaklığın zarar etmek suretiyle öz varlığını kaybettiği, ortaklıkta, taşınmaz ,araç, demirbaş ve stok malların bulunmadığı, iş ortaklığının öz varlığını kaybetmiş olması nedeniyle ortaklara dağıtılacak bir bedelin olmadığı, ...'...
O halde mahkemece ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerekli olup, BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye, bütün hesapların görülüp, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı olan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesidir. Aynı Kanunun 530. maddesine göre yönetici ortak, diğer ortaklara hesap vermekle yükümlü olup, dava konusu olayda da, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinde davalılar yönetici ortak olduğundan, hesap vermekle yükümlüdür....
yla adi ortaklık sözleşmesi akdedildiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı, bu davalılarla adi ortaklık sözleşmesi akdedildiğinin yazılı belge ile ispat edilemediği, davacının adi ortaklığın feshi, tasfiyesi, ortaklık katılım payı alacağı ve kar payı alacağı talebinde bulunduğu, bu taleplerinin ancak adi ortaklığın tarafı olan davalı ...'na yöneltilebileceği, adi ortaklık sözleşmesinde imzası bulunmayan ... ve ...Ltd Şti'ne karşı bu taleplerin yöneltilemeyeceği anlaşıldığından ; ... ve ...Tic Ltd Şti açısından davanın pasif husumetten reddine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, yargılamaya bu dosya üzerinden devamına, tefrik işlemlerinin davacı vekilince yerine getirilmesine karar vermek gerekmiştir. Davalılar tarafından Mahkememizin 2022/805 E.sayılı 16/11/2022 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiştir. İİK 257....
Davacı vekilince sunulan --- tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; --- dava dilekçeleri ile her türlü fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ---- talep ettikleri, iş bu dosyada, davalı tarafın dava dışı ---- karşı açmış olduğu ------dosyasını bekletici mesele yapıldığı, söz konusu davada davalı kurumun, dava dışı adi ortaklığın ihalesini feshetmesi neticesinde yeni ihlale ile ortaya çıkan zararı talep ettiği, söz konusu dosyada alınan bilirkişi raporunda dava dışı adi ortaklığın doğmuş ----alacağı olduğunu belirttiği, söz konusu bedelin dava konusu olan temlik gereği müvekkili şirkete ödenmesi gerektiği, fakat davalı şirketin bu bedeli iki ihale arası zarara mahsup edeceğini belirterek bu güne kadar ödeme yapmadığı, davalı tarafından dava dışı adi ortaklığa açılan iki ihale arası oluşan zararın tahsili davasını --- tarafından red edildiği, bu durumda davalının uhdesinde kalan --- istihkak bedelinin müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğinden bahisle taleplerini----- alacaklarının dava tarihinden...
B.. aleyhine ortaklık payının tahsili ve ortaklığın feshi için açtığı davada mahkemece yapılan yargılama sonucunda ortaklığın feshine, 94.547.025.950 TL'nın 21.09.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş ve hüküm Yargıtay'ca onanarak kesinleşmiştir. Öte yandan, 9 parsel nolu taşınmaz maliki, Kartal 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı müteahhit B.. B.. aleyhine Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin feshi ile tapu iptal ve tescil davası açmış, yapılan yargılama sonunda davalının sözleşmeden doğan edimini tam yerine getirmediği, yerine getirme olanağı da olmadığı belirtilerek, mahkemece Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin feshi ile 9 parsel sayılı taşınmazda davalı B.. B.. adına olan 2, 3, 7 ve 10 nolu meskenlerin tapu kaydının iptali ile arsa sahibi adına tesciline, 6 nolu meskene yönelik tapu iptal ve tescil isteğinin reddine karar verilmiş ve hüküm Yargıtayca onanarak kesinleşmiştir....
Bu nedenle bir ortağın şahsi alacaklısı TBK'nun 638.maddesi gereğince ancak ortağa düşecek tasfiye payına yada kar payına başvurabilir. İptali istenilen temliknamedeki alacağın ortaklığa ait iş nedeni ile yapılan hakedişlerden gelecek paranın temliki olduğu sabittir. Kısaca temlik konusu ortaklığa ait alacak olup borçlunun bu alacak üzerinde bir tasarruf yapma hakkı dahi yoktur.Borçlu tarafından ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/543 Esas sayılı dosyasından açılan tasfiye davası mahkemece red edilerek Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2013/2046 Esas-3062 Karar sayılı ilamı ile onanmış ve karar düzeltme isteği ise 2013/12544 E-12643 K ilamı ile red edilerek kesinleşmiştir.Davacı alacaklı tarafından açılmış ortaklığın feshi davası olduğu iddia ve ispat edilmemiştir....


