Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinin feshi ile tasfiye alacağı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine göre; davacının, dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Bu şart, dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan, olumlu dava şartları arasında sayılmaktadır. 2. Aynı maddenin birinci fıkrasının (i) bendinde; kesin hüküm, dava şartı olarak belirtilmiştir. Kesin hüküm olumsuz dava şartıdır ve hem bireyler için hem de Devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla, hukuki güvenirlik ve yargı erkine güven sağlandığından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir....
Bu tutarın, tasfiye payının hesaplanmasına ilişkin, önce adi ortaklığın mal varlığı hesaplanıp, sonrasında ortaklığın giderlerinin düşülmesi sonucu, kalan tutardan ortakların verdikleri avans, masraflar ve sermaye payları ödemesi dikkate alınarak hesaplanmakla somut olay ortaklığın tasfiyesinin 6098 sayılı sayılı TBK'nın 642. - 644. maddelerindeki tasfiye usulüne göre sonlandığının kabul edilebileceği mütalaa edilmiştir....
Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin adi ortaklığın tasfiyesi hükmünde olduğunu, davacı tarafın ortaklıktan alacağı olduğu iddiası varsa, öncelikle adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davası açması gerektiği, zira ortakların borç-alacak miktarlarının henüz tespit edilmediği, müvekkilinin Banka mevzuat hükümlerine uygun hareket ederek ortaklık adına hesap açtığını, müvekkil banka nezdine açılan banka hesabında yapılan işlemlerin davacı ortağın zararına olmadığını,...'ın ortaklıkta ... hisseye sahip oluğunu, davacının ... hisseye sahip olduğunu gösteren İzmir .......
A.Ş. firmalarına yapılan ve müvekkile ait dönemden kalan borç ödemelerine ilişkin davalı şirket ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi talep edilmesine rağmen bu talebin de sonuçsuz kaldığını, Adi ortaklığın varlığı ortaya konulmuş olmasına rağmen mahkemece aksi yöndeki bilir- kişi raporuna itiraz edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu be- yanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile alacağın tahsili talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince "adi ortaklığın ve alacağın varlığı"nın ispatlanamadığı gerek- çesiyle DAVANIN REDDİNE karar verilmiş olup bu karar istinafa getirilmiştir.Bu aşamada adi ortaklığın tanımı ve ispatı hususunda açıklama yapılmasında fayda bulunmaktadır.Bilindiği üzere, adi ortaklık; iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir...
Hukuk Dairesinin 21.03.2012 tarihli ve 2011/20054 E. 2012/7373 K. sayılı ilamıyla; taraflar arasında BK'nın 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi bir ortaklık ilişkisinin kurulduğunun dosya kapsamı ve taraf beyanları ile sabit olduğu, davanın adi ortaklığın feshi ve tasfiyesini içerdiği, taraflar arasında tasfiye konusunda herhangi bir sözleşme bulunmadığından adi ortaklığın geliri, gideri ve borçlarının tek tek hesaplanması, BK'nın 538 ve devamı maddeleri gözetilerek, otoparkın 3. şahsa devredildiği 15.12.2009 tarihi itibariyle tasfiyenin yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1....
Adi ortaklığın işlettiği işletmeler ticari işletme vasfında olduğundan ve uyuşmazlık adi ortaklık tasfiye protokolüne ilişkin olduğundan 6102 sayılı TTK'nın 12/1.maddesi uyarınca mahkememiz görevli kabul edilmiştir. Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....
Noterliği'nin 25.12.2017 tarihli ve ... yevmiye nosu ile taraflar arasında yapılmış olan ... ve ... adi ortaklığının 04.06.2018 tarihinde feshedilmesi konusunda taraflar karşılıklı rıza ile anlaşmışlardır. İşbu protokol ile, taraflar bu adi ortaklığın feshi nedeniyle ...'ın katkı payı ve kar payı alacağı olarak Beylikdüzü ilçesi ......
, davacıların davalı ... aleyhine açmış olduğu adi ortaklığın tasfiyesi dışındaki 50.000,00 TL alacakla ilgili talep geri alındığından, bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir....
Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar.Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır. Bir ortak tarafından adi ortaklığa ilişkin olan sermaye payının istenmesi, ortaklığın faaliyetlerinden dolayı uğradığı zararın veya kar payının talep edilmesi, aynı zamanda ortaklığın feshini ve tasfiyeyi de kapsar. Uyuşmazlık, bu bağlamda değerlendirilip, çözüme kavuşturulmalıdır....
Borçlar Kanununun adi ortaklığa ilişkin 520 ve onu izleyen maddeleri gereğince adi ortaklığın kurulabilmesi için yazılı şekil gerekli olmayıp, adi ortaklık sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilir. Davacının iddiası ve davalının açıklamalarına göre, taraflar arasında 2004 yılı Ekim ayında sözlü olarak meyve fidancılığı, süs bitkileri üretimi ve satılması konularında ortaklık kurulmak üzere sözlü anlaşma yapılıp akabinde ortaklığın fiilen son bulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Ortaklık son bulduğuna göre tasfiyenin de mahkemece bizzat yaptırılması gerekir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir. BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye,bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı olan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....


