WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Asıl Dava adi ortaklığın feshi sebebiyle ortaklık payı talebine ilişkindir .Birleşen dava da iddia edilen adi ortaklığın diğer ortağı ... karşı aynı taleple açılmıştır. Bilindiği üzere adi ortaklığa karşı açılacak davalarda adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından tüm ortaklara karşı açılması gereklidir. Ortakların birbirine karşı açacakları davalar da dava diğer ortaklara yöneltilmesi gereklidir. Davada her şeyden önce taraflar arasında adi ortaklığın olup olmadığı yönünde değerlendirme yapmak gerekmiştir....

Somut olayda da, davacı sözleşmeyi fesheden ortak olması sebebiyle, adi ortaklığın tasfiyesini haydi haydi talep edebilir. Karşı taraf rızai tasfiyeye yanaşmaz ise, bu durumda davacı mahkemeden tasfiye talep edebilir ve yukarıda izah edilen kademeli tasfiye neticesinde alacağı olup olmadığına mahkeme karar verilir. Ne var ki, davacı taraf adi ortaklığın tasfiyesini talep etmeden doğrudan doğruya diğer ortaktan alacaklı olduğunu iddia ettiği ve takip talebi ile dava dilekçesinde ferdileştirdiği münferit alacaklarını talep etmektedir. Bu ise, yukarıda izah edilen TBK 642 ve devamı maddeleri kapsamında mümkün değildir. Öte yandan, mahkememizin eldeki davayı bir adi ortaklık tasfiye davası olarak yürütüp yürütemeyeceğini irdeleyecek olursak; Her şeyden evvel eldeki dava şeklen bir alacak davası değil, İİK 67. maddesine göre açılmış bir itirazın iptali davasıdır....

a başvurduklarını, kendisinin de eniştesi vasıtası ile ortak olduğunu, her türlü zararda sorumluğun ise eniştesince üstlenildiğini, dolayısıyla da 08/01/2007 tarihli adi ortaklık sözleşmesini imzaladığını, yeni ortaklık paylarının belirlenmesi amacıyla davacı tarafından 08/01/2007 tarihli sözleşmeye ek bir yeni sözleşme hazırlandığını, ikinci sözleşmeyi kendisinin imzaladığını, ancak davalı şirket ve yetkilisinin imzalamadığını, bu nedenle de ortaklığın bozulduğunu, sözleşme imzalamadan önce bütün sorumluluğun eniştesi ve davacı tarafından üstlenildiğini, yapılan masraf ve ödemelerin tamamının davacı tarafından yapılması nedeniyle adi ortaklığın bozulmasından dolayı kendisinin herhangi bir alacağının bulunmadığını belirtmiştir....

nin oluşturduğu veya konkordato isteminde bulunan iki şirketten oluşan adi ortaklıkların istemde bulunan şirketlerden alacaklı olmasının, alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesine ve konkordatonun kötü niyetle sakatlanmamış olması ilkesine ne sebeple uygun olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin açıklanmadığı, sanki adi ortaklık tasfiye edilmiş gibi adi ortaklığı oluşturan diğer şirketin adi ortaklıktaki payı oranında oylamaya katılmasının mümkün olacağı şeklinde adi ortaklığın yapısına uygun düşmeyecek nitelikte bir çözüm getirildiği, Özel Dairenin bozma kararında, ... Taah. İnş. Mim. Tur. Yapı. San. Tic....

yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde uyuşmazlığa Hollanda Hukukunun uygulanmasını talep ettiklerini, davacının gösterdiği fatura içeriklerine itiraz ettiklerini belirterek taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olması sebebiyle öncelikle davanın bu sebeple reddine, ortaklığın feshine, Amerika'da ve Avustralya'da adi ortaklık adına müvekkili tarafından gerçekleştirilen yatırımlar için yapılan harcamaların gözönüne alınmasına ve alacaktan düşülmesine, tasfiye payının bu şekilde belirlenerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....

Ancak, adi ortaklığın, bazı komşu hukuksal müesseselerden, özellikle ürün (hasılat) kirası sözleşmesinden ayırt edilmesini sağlayan temel kriterler; müşterek amaç ve müşterek amaç uğruna birlikte çaba unsurudur. Zira, ortaklığa sermaye olarak yalnızca emeğini koyan ortağın zarardan muaf tutulabileceğini öngören TBK'nın 623/3 maddesi hükmünün karşıt anlamına (argumentum a contrario) başvuran Türk doktrininde, ortaklığa sermaye olarak salt emeğini koyan ortak dışında hiçbir ortağın zarardan muaf tutulamayacağı, müşterek amacın ve sonuçta adi ortaklığın varlığından söz edebilmek için bütün ortakların hem kazanca ve hem de zarara katılmalarının gerekli olduğu görüşü egemendir. Ayrıca, ortakların müşterek amaca ulaşmak için birlikte çaba sarf etmek konusunda yükümlülük altına girmeleri, adi ortaklığın varlığı bakımından zorunludur. Bu unsur, ortaklık sözleşmesinin içeriğinde mutlaka yer almalıdır(Prof. Dr. ...; Adi Ortaklık Temeline Dayalı Sözleşme İlişkileri, 3.Baskı, ... 2012, s. 25-40)....

Maddesinde düzenlenen adi ortaklık bulunduğu, -------oturumda davacı ve davalı vekilinin dava konusu alacağın adi ortaklığa ilişkin olduğunu beyan ettikleri, asliye ticaret mahkemesince yapılan araştırmada davalının tacir olmadığının tespit edildiği, adi ortaklığın TTK'da düzenlenmediğinden mutlak ticari davalardan olmadığı ve davalının da tacir olmadığından nispi nitelikteki ticari davalardan da olmadığı, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği .." şeklindedir. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır....

Öncelikle, eldeki dosya için davalı ortaklar arasındaki tasfiye ve ortaklığın feshi halinin davacı gibi adi ortaklık alacaklılarına karşı ileri sürülemeyeceği, sorumsuzluk ve borçların devrine dair tasfiye hükümlerinin ortaklar iç ilişkisinde dikkate alınabileceği, özetle davalının pasif husumet ehliyeti bulunduğu yönüyle ilk derece mahkemesi kararı yerindedir. Eldeki dosyada; davacı, davalıların adi ortaklık olarak yaptıkları 5 bina inşaatlarında yapılan uydu sistemleri, yangın algılama sistemleri, yangın splina ve yangın dolabı ile görüntülü diafon sistemleri, kamera, güvenlik ve ses sistemleri alt yapısı ve kablolaması ile beraber, malzeme, işçilik ve montaj dahil vs. işleri yaptığını belirterek, ...... İş Merkezi işi için 30.09.2017 tarihli, ...... Life Sitesi işi için 01.07.2017 tarihli ve ...... Sitesi işi için 01.04.2015 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi Başlıklı, ... Adi Ortaklığı ile yapılmış 3 adet sözleşme sunmuş, ayrıca ...... Sitesi ile .........

nün 2011/19 iflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri devam eden ... ... İnşaat Sanayi ve Turizm Limited Şirketi'nin iflas masasının 4. sırasına KAYIT VE KABULÜNE, b-430.000,00 TL asıl alacak, 560.197,40 TL işlemiş faiz toplamı 990.197,40 TL alacağın ...'nün ...iflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri devam eden ... ... ......

uygun şekilde ( adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin ilk aşamada; ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın tüm mal varlığı (aktif ve pasifi ile birlikte) belirlenmesi, yönetici ve idareci ortaktan ortaklık hesabını gösterir hesap istenmesi, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde, taraflardan delilleri sorularak toplanması, tasfiye memurunun belirlediği malvarlığı bilançosunun taraflara tebliğ edilmesi, tarafların bu husustaki itirazları da karşılanıp, toplanacak delillere göre değerlendirilmek suretiyle ) adi ortaklığın feshi ile tasfiyesinin yapılması gereklidir....

UYAP Entegrasyonu