WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Davacı, davalının sözleşmede belirtilen adreste ikamet ettiği ve suyu kullandığını iddia etmektedir.Kullanılan su bedelinden abonelik sözleşmesi uyarınca abone sorumlu olduğu gibi abone dışında fiilen kullanan kişide sorumludur. Bu nedenle, mahkemece; keşif yapılarak davalının kira sözleşmesi uyarınca kullanımında bulunan yer belirlenmeli, icra takibinde belirtilen su aboneliğinin buraya ait olup olmadığı, davalının burada su kullanımı olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yerinde keşif yapılmaksızın adreste su kullanımı araştırılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Dosya kapsamından, taraflar arasında düzenlenen abone sözleşmesi bulunmadığı, kullanıldığı iddia edilen telefonun dava dışı olan ev sahibine ait olduğu, davalının davaya konu evi eşyalı ve telefonlu olarak kiraladığı, Asliye Ticaret mahkemesince davanın reddine ilişkin hükmün Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 14/12/2005 gün 218 - 13502 sayılı kararı ile esastan bozulduğu anlaşılmaktadır. Tüketici Mahkemesi özel bir mahkemedir ve görevleri 4077 Sayılı Yasadan kaynaklanır. Somut olayda; davanın tarafları arasında abone sözleşmesi bulunmadığı gibi, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bozma kararında da göreve değinilmediği anlaşılmakla, görevli mahkeme... Asliye Ticaret Mahkemesidir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 09/10/2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı vekili; davalı şirketin, 03/09/2010 tarihinde imzalanan hisse devir sözleşmesi ile özelleştiğini, bu sözleşmeden önce yapılan 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi ile de, sözleşme tarihten önceki işlemlerden Tedaş'ın, sonraki işlemlerden Uedaş'ın sorumlu olduğundan davanın Tedaş'a karşı açılması gerektiğini, husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine, esas hakkında ise; EPDK mevzuatı açısından davacının talep edeceği alacağının olmadığını, davalının sebepsiz zenginleşmesinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....

Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, abone sözleşmesinden kaynaklanan davacının borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dosya kapsamı ve davacı talebine göre davacı site yönetimi ile ASKİ arasında site bahçesinin sulanması amacıyla abone sözleşmesi düzenlendiği, ancak, bahçe sulama sisteminin otomatik sulama sistemine dönüşmesinden dolayı Y-667517 GK abone numaralı su sayacı ile değiştirilmesi sonucu davacı site yönetimine fatura düzenlendiği belirtilerek, davacının borçlu olunmadığının tespitinin istendiği saptanmıştır. Somut olayda; aboneliğin S.S.Siyasal 91 Konut Yapı Kooperatifi adına düzenlendiği, davacının tüketici konumunda olmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın genel hükümlere göre sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir....

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinde borcun dayanağının elektrik kullanımı, abonmanlık sözleşmesi olarak gösterildiğini, ancak müvekkilinin davalı ile sözleşme imzalamadığını, davacı tarafça sunulan sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davalı tüketicinin.... nolu elektrik abonmanı olduğu kabul edilerek; davalı borçlunun Kocaeli 6.İcra Müdürlüğünün 2012/2214 Esas sayılı takip dosyasındaki 2.933,13 TL asıl alacağı itirazının iptaline, takibin bu alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %20 karşılığı 586,62 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Abonelik iptal edilmediği ve abonenin abonelik kaydı devam ettiği sürece, abonelik sözleşmesi hükümleri uyarınca abone olan kişi ile elektriği fiilen kullanan kişi, ödenmeyen tüketim bedellerinden müştereken ve müteselsilen sorumludur....

Davacı ile davalı arasında abone sözleşmesi yapılmış olup, kiracı olan davalı taşınmazı tahliye edip ayrılmasına rağmen sözleşmeyi iptal ettirmemiştir. Davacı, abone sözleşmesine dayanarak tüketilen elektrik bedelinin ödetilmesini talep etmekte olup, sözleşme ayakta olduğuna göre, yapılan harcamalardan, tahliye ettiği halde abonesini iptal ettirmeyen davalı abone sorumludur. Davacının, abone olan davalının konutu terk ettiği halde haksız veya kötüniyetli olarak bir başkasının abonelik konusu taşınmazda elektrik kullanımına izin verdiği hususu kanıtlanmış değildir. Ayrılırken aboneliğini iptal ettirmeyen davalının bunun sonuçlarına katlanması gerekir. Mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı savunmasında, davacı şirketin 2346 nolu sözleşme ile 11.4.1995 tarihinden bu yana abone olduğunu, aboneliğin iptali için bir müracaatta bulunulmadığını kiracısının kullandığı enerjiden abone olarak sorumlu bulunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece abonelik sözleşmesi fesh olunmadığı sürece abonenin tüketilen elektrik enerjisi bedelinden sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle abone sözleşmesi fesih edilmediği sürece, abonenin tüketilen elektrik enerjisi bedelinden sorumlu olacağı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 450.00....

DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 13/12/2021 KARAR TARİHİ : 18/01/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili tarafından;Davacı Şirketin, .... ilçesinde .......

. - K A R A R - Davacı şirket müdürü, başka bir şirket adına olan aboneliğin ve borcun gerekçe gösterilerek davalı ... tarafından davacı şirket ile abonelik sözleşmesi imzalanmadığından şirketin siparişleri yetiştiremeyip ... yapamaz hale geldiğini ve zarara uğradığını bildirerek elektriğin tedbiren yeniden bağlanmasına ayıplı hizmet nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının dava konusu yerdeki önceki abone olan şirketlerin de temsilcisi olduğunu, önceki firmaların borçlarından dolayı defalarca icra takibi yapılıp elektriğin kesildiğini, davacı şirketle mevcut abonenin devrettiği şirket arasında illiyet bağının bulunduğunu, davacının abone olmaksızın önceki şirkete ait abonelikten elektrik kullandığını yapılan işlemlerin muvazaalı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir....

un IO-8315869-1 nolu abonelik sözleşmesi ile abone olduğu taşınmazda kaçak su kullanıldığının tespit edildiği, davalılar aleyhine ... 4. İcra Müdürlüğü' nün 2009/6975 Esas sayılı dosyasında toplam 10.523,42 TL alacak üzerinden başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini, davalı ...' un abone sıfatıyla, davalı ...'ın ise, fiili kullanıcı olması nedeniyle sorumlu olduğunu belirterek; itirazın iptali ile lehine alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. Davalı ..., cevap dilekçesinde; abonelik sözleşmesi tarafının davalı ... olduğunu, aboneye ait sayacın son okuma tarihi 18/10/2004 olup, bu tarihte kardeşinin, henüz ...'un kiracısı olmadığını, kardeşi...'ın bu taşınmazı, Kadir Uğur ile birlikte 2005 yılının Aralık ayında kullanmaya başladıklarını savunarak davanın reddini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu