WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

İcra Müdürlüğü'nün 2005/5192 E. sayılı takip dosyası üzerinden düzenlenen 22.04.2013 tarihli sıra cetvelinde, müvekkilinin nafaka alacağının imtiyazlı alacak olması ve şikayet olunanların takip dosyasındaki ilk hacze takipsiz iştirak şartları bulunması nedeniyle öncelikli pay ayrılması gerektiğini, bu olmasa dahi en azından birinci sırada pay ayrılan şikayet olunanlar ile aralarında garameten paylaştırma yapılması gerektiğini, ayrıca şikayet olunanlara ait birinci sıra alacağının hesabında hesaplamanın yasal faiz üzerinden yapılması gerekirken hatalı yapıldığını, bu nedenle alacak hesabının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, anılan sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunanlar vekili, şikayetin reddini savunmuştur....

-K A R A R- Şikayetçi vekili, sıra cetvelinin birinci sırasında yer alan şikayet olunanın haczinin, en son 04.05.2005 tarihinde satış talep edilmesi ve bu talepten sonra iki yıl içinde yeniden satış istenmemesi ve ihale tarihine kadar da yaklaşık yedi yıl gibi bir sürenin geçmesi nedeniyle düştüğünü, müvekkilinin haczinin ilk haciz olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şikayet olunan tarafından taşınmazlara ........2001 tarihinde haciz konulduğu, ....05.2003 günü satış talebinde bulunarak 100,00 TL ve daha sonra 04.05.2005 tarihinde yine satış talep ederek 100,00 TL satış avansını yatırdığı, satış avansının süresinde yatırıldığı ve satıştan vazgeçildiğine dair şikayet olunanın bir beyanı da olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir....

Bu itibarla, asıl ve birleşen dosyada şikayetçiler vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosyada şikayetçiler vekilinin temyiz itirazlarının vaki feragat nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde asıl-birleşen dosyada şikayetçilere iadesine, aşağıda yazılı onama harcının asıl-birleşen dosyada şikayet olunandan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

A.Ş vekili, müvekkili şirketin alacağından dolayı 08.08.2008 tarihinde haciz konulduğunu, davacının ise kendi alacağından dolayı 16.01.2006 tarihinde uyguladığı haczin düştüğünü, şikayetçinin 27.06.2011 tarihinde tekrar haciz konulduğunu, müvekkilinin alacağından dolayı konulan haczin daha önceki bir tarih olduğundan şikayetin reddini istemiştir.Mahkemenin 02.05.2013 tarih ve 2013/297 E., 2013/314 K. sayılı ilamı ile şikayetçi taraf dava açarken gider avansı yatırmadığından bahisle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair kararı şikayetçi vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 23.10.2013 tarih ve 2013/5687 E., 2013/6468 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur....

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia savunma ve dosya kapsamına göre düzenlenen sıra cetvelinde şikayetçi alacağının 4. sıraya kaydedildiği satış bedelinin tamamının ilk sıradaki alacaklıya ödenmesine karar verildiği, sıra cetvelinde 1.sıradaki alacakla ilgili haciz tarihinin 08.08.2008, 2. sıradaki alacakla ilgili haciz tarihinin 23.12.2008 ,3.sıradaki alacağın haciz tarihi 08.12.2010, 4. sıradaki davacı alacağının haciz tarihinin ise 27.06.2011 olduğu, şikayet edilen dosyasında sıra cetveline konu taşınmazla ilgili süresinde satış talebinde bulunulduğu ve satış avansının dosyaya yatırıldığı, Şikayetçinin 16.01.2006 tarihli haczinin düştüğü, 27.06.2011 tarihinde yeniden haciz uyguladığı anlaşılmakla, düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir....

İcra Müdürlüğü’nün 2010/2881 sayılı dosyasındaki alacağı nedeniyle borçlunun taşınmazlarını haczettiğini, taşınmazların satışı sonrası düzenlenen sıra cetvelinde dağıtıma konu miktarın tamamının şikayet olunana ait ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/10527 sayılı dosyasına ödenmesine karar verildiğini, ancak satış tarihi itibariyle şikayet olunanın haciz ve takibinin düştüğünü, takibin yenilenmesi isteminde bulunmadan sadece haciz yenileme isteminde bulunulamayacağını ileri sürerek, şikayet olunanın 2006/10527 Esas sayılı dosyasının sıra cetvelinden çıkarılarak, satış bedelinden müvekkilinin 2010/2881 Esas sayılı dosyasına aktarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, takip talebinin yenilenmesine gerek olmaksızın haczin yenilenmesinin istenebileceğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir....

Mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hallerde ilgililerin duruşmaya çağrılması yasal bir gereklilik olduğundan, bu durumda yukarıda açıklanan ilkelerde dikkate alınarak şikayet nedeniyle verilecek karardan etkilenecek olanların duruşmaya davet edilerek tebligata rağmen gelmemeleri halinde ancak evrak üzerinden bir karar verilebileceğinin gözardı edilmesi doğru görülmemiştir. 2-Haciz sıra cetveline şikayet İİK'nun 142. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, sıra cetvelinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde alacaklının ilgililer aleyhine şikayette bulunması mümkündür. Somut olayda, 29.06.2011 tarihli sıra cetvelinin tebliğine ilişkin evrak temin edilmişse de bu tebligat ile şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesine eklediği tebligat parçası örneğinin farklı olduğu görülmüştür....

Satışa konu araçlara, şikayet olunan üç ayrı vergi dairesince ödenmemiş vergi ve harç nedeniyle, takip alacaklısının haczinden daha önce haciz konulmuştur. 13.12.2007 tarihinde borçlu, iflas erteleme istemiyle ticaret mahkemesine müracaat etmiş ve 09.09.2008 tarihinde iflasın ertelenmesine karar verilmiştir. 29.12.2007 tarihinde de İİK'nun 206/1. maddesi kapsamında kalan alacaklarla ilgili takipler ve rehinli takipler hariç olmak üzere, borçlu hakkındaki tüm takiplerin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Yasanın 179/b maddesi de aynı hükmü amirdir. Vergi dairesi alacaklarıyla ilgili olarak tedbir kararından sonra haciz konulmuştur. Bu durumda, sıra cetveline konu alacaklardan yalnızca şikayetçinin alacağıyla ilgili olarak takip sürdürülebilir niteliktedir. Vergi daireleri alacağı kamu alacağı olsa da anılan tedbir kararı uyarınca takibin devam ettirilmesi ve haczin paraya çevrilmesi mümkün değildir. Aksi düşünülecek olursa tedbir kararının kapsamı daraltılmış olur....

Davanın açıldığı İskilip İcra Hukuk Mahkemesi de istemi şikayet değil istihkak davası olarak niteleyecek bu davaların nisbi harca tabii olması nedeniyle eksik harcın ikmal ettirerek işin esasını inceleyecek istihkak davasının reddine karar vermiştir. İstihkak davası ile birlikte haczedilmezlik ve taşkın haczin şikayetleri ise tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi haczin borçlu huzurunda yapılması nedeniyle İİK'nın 97 maddesi uyarınca mülkiyet kararı borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu aksinin ispat yükünün üçüncü kişiye ait bulunduğunu aksinin de ispatlanamadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karar temyiz konusu olmuştur. Öte yandan istihkak davası esasen incelenirken ... kişinin elinde haczedildiği de belirlendiğinden bu konuda istihkak davası haricinde şikayet olması ve şikayet sonucu icra mahkemesinde karar verilmiş olmasının davanın esasını etkileyecek bir sonucu yoktur....

İcra Müdürlüğü'nün 2009/3027 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve şikayetçiye ait Ankara ili Keçiören İlçesi Ayvalı Mahallesi 30203 ada 6 parseldeki taşınmaz üzerine 15.07.2010 tarihinde haciz konulduğunu, şikayetçi ...'ın söz konusu taşınmazı 27.11.2015 tarihinde muvazaalı olarak kızı ...'a satış yoluyla devrettiğini, bunun üzerine taraflarınca muvazaalı satış sebebiyle ... ve ... hakkında iptal davası açıldığını, Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/6 Esas sayılı dosyasında görülen yargılamada 28.03.2019 tarihli karar ile lehlerine bahse konu taşınmaza ilişkin olarak haciz ve satış yetkisi tanındığını, ilgili mahkeme kararı uyarınca taşınmaz üzerine 03.04.2019 tarihinde lehlerine haciz şerhi işlendiğini, muvazaa nedeniyle açılan davanın alacağın tahsilini sağlama amacına dayandığı için ayni değil şahsi hak doğurucu nitelikte olduğunu, bu sebeple mahkeme kararının kesinleşmesinin gerekmediğini ileri sürerek şikayetin reddini talep etmiştir. III....

UYAP Entegrasyonu