Bu durumda, dava tarihinde ortada geçerli bir haciz işlemi bulunmamaktadır. Kaldı ki, davacı üçüncü kişi de, maktu karar ve ilam harcı yatırarak ve hasımsız olarak açtığı davasını, şikayet davası olarak nitelendirmiştir. Davacı şikayet isteminde bulunmasına ve istihkak davasının ön koşulu olan geçerli bir haciz işleminin de söz konusu olmamasına rağmen, mahkemece, hukuki nitelendirme yanlış yapılarak, şikayet istemi ile ilgili bir inceleme yapılmamış ve karar da oluşturulmamıştır. Bu nedenle, davacının isteminin şikayet niteliğinde olduğu gözetilerek, istem konusunda yöntemine uygun şekilde bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın yanlış nitelendirilerek yazılı şekilde sonuçlandırılması ve maktu avukatlık ücreti ve harca hükmetmek yerine, nispi avukatlık ücreti ve harca hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....
Bu durumda, her ne kadar taşınmaz üzerine daha önce konulmuş haciz bulunmakta ise de yukarıda da açıklandığı üzere her haciz yeni bir şikayet hakkı doğuracağından son hacze yönelik meskeniyet şikayeti İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal sürede olup mahkemece esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken istemin süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Birleşen dosyada şikayetçi vekili, şikayet olunan ... Tekstil'in haciz tarihinin daha sonra olması nedeniyle garameye sokulmaması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; birleşen dosyada şikayetçi-asıl dosyada şikayet olunan ... Kimya Ltd. Şti.'nin alacaklısı olduğu ... İcra Müdürlüğü'nün 2008/9680 ve 2008/9681 esas sayılı takip dosyalarında iki yıllık satış isteme süresi dolmadan taşınmazın satışının talep edildiği ve satış avansının yatırıldığı, bu dosyalarda konulan aynı tarihli hacizlerin ilk kesinleşen hacizler olduğu, ... İcra Müdürlüğü'nün 2008/10044 esas sayılı dosyası ile ...9....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk) Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada şikayet olunan SGK vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi ..., borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde ilk sıraya alınan ...’nun haciz isteminin 18.10.2007 tarihinde yapıldığını, bu tarihin sıra cetvelinde 02.11.2007 olarak gösterildiğini, şikayet olunanın 18.10.2007 tarihinden itibaren iki yıl içinde satış talep etmemesi nedeniyle haczinin düştüğünü, SGK Başkanlığı alacağının taşınmazın aynından kaynaklanmadığını ve imtiyazlı olmadığını ve garame hesabının da hatalı yapıldığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....
Birleşen 2013/268 Esas sayılı dosyada şikayetçi vekili, tüm alacaklılar tarafından sigorta şirketine gönderilen haciz ihbarnamelerine itiraz edildiğini, bu nedenle geçerli hacizleri olmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. Şikayet olunan, ...... vekili bazı icra takip dosyalarında takibin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, sıra cetvelinde takibi iptal olunan alacaklılara pay ayrıldığını savunarak, sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Şikayet olunan ...... vekili ve..... vekili davanın reddini istemiştir....
Ç'da adı geçen takip dosyalarında aynı borçludan haciz alacaklısı ise de, haciz sırasına ilişkin İcra Müdürü kararlarının verildiği ve şikayet olunan Ankara 6.İcra Müdürlüğü 2004/2728 sayılı takip dosyasının tarafı değildir. 3.kişi durumunda bulunan şikayetçinin bu dosyada yapılan işlemler hakkında şikayet hakkı bulunmamaktadır. Ancak, ileride, derece kararına itiraz hakkı doğacaktır. Mahkemece, somut olayda şikayet hakkının olmaması nedeniyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek, "imtiyazlı alacak" hususu mevcut yasa hükümleri de tartışılmak suretiyle değerlendirilerek sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 25.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...
- K A R A R - Şikayet eden tarafından satışa konu gayrimenkul 09.11.2004 tarihinde haczedilmiş, şikayet edenin satış talebi 17.07.2006 tarihinde alıcı çıkmaması nedeniyle düşmüş, 02/02/2007 tarihinde ise gayrimenkul başka bir dosyadan satılmıştır. İcra ve İflas Kanunu’nun 110. maddesine göre bir malın satılması kanuni süre içerisinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Dolayısıyla satış talep edildiğinde İİK.’nun 106. maddesindeki sürenin durduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle haciz tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde gayrimenkulun satılması gerektiği şeklindeki mahkemenin gerekçesi kanuna uygun değildir. Somut olayda, şikayet edenin haciz tarihinden, usulüne uygun satış talep ettiği tarihe kadar geçen süre ile satışın düştüğü tarihten gayrimenkulun başka bir dosyadan satışına kadar geçen sürenin toplamının 2 yılı geçmesi halinde haczin düştüğünün kabulü gerekir....
bulunmayan bir taşınmaz için icra müdürünün süresi geçtikten sonra yapılan satış talebini reddetmesi gerekirken olmayan haciz için satış istemi üzerine satışın yapılması ve haciz varmış gibi satıştan sonra sıra cetvelinin düzenlenmesinin yasaya aykırı olduğu, sıra cetvelinde şikayet olunana pay ayrılamayacağı gerekçesiyle, şikayetin kabulüne karar verilmiştir....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Aşkın haciz şikayeti ile ilgili olarak verilen karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; 02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince istem İcra Mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır....
İcra Müdürlüğünün 2008/10897 esas sayılı icra takibi dışındaki işlemler ile ilgili olarak muvazaayı da belirterek menkullerin muhafaza altına alınması talebinde bulunduğu ve şikayetin de 08/12/2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmakta ise de; alacaklı vekilinin şikayet dilekçesi ile anlatılan şikayete konu olayların zincirleme şekilde işlenmiş olaylar olduğu, şikayet dilekçesinde anlatılan olayların bölünmesi sonucunu doğuracak şekilde bir kısmı hakkında şikayet süresinin geçirildiğinden bahisle şikayet hakkının düşürülmesine karar verilemeyeceği, diğer taraftan hayali borç ikrarı şeklinde olduğu iddia edilen ... 2. İcra Müdürlüğünün 2008/10897 esas sayılı takip dosyasından sanık ...'ya ait taşınmaza diğer sanık ... tarafından haciz konulduğuna dair ... Kaymakamlığı 2....


