TL alacağı için birinci haciz ihbarnamesi gönderdiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine ikinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bu ihbarnameye de itiraz edilmediğinden üçüncü haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkilinin takip borçlusuna söz edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile Antalya ... Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinin iptaline ve takip konus ualacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, İcra İflas Kanunun 89. Maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davasıdır. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ... Esas ... Karar, ... tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamlarında; İİK 89. Maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu açıkça belirtilmiştir....
den olan alacağı için müvekkili bankanın genel müdürlüğüne İİK89/1 maddesi gereğince haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkili bankanın birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmesine rağmen İİK 89/2 maddesine aykırı şekilde 2. haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, 2. haciz ihbarnamesine karşılık cevabi yazıda takip borçlusu ... A.Ş.'...
Davalı vekili, davacının davasını resmi belge ile isptalaması gerektiğini, davacı vekilince 11.11.2002 tarihinde haciz ihbarnamesi gönderilmesi talebine ilişkin olarak İcra Müdürlüğü’nce verilen haciz ihbarnamesi gönderilmesi kararlarının İcra Mahkemeleri’nce iptal edildiğini, bu nedenle artık bu işlemlerin yok hükmünde olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre, 15.05.2002 ile 21.01.2003 tarihleri arasında dava konusu icra dosyasının işlemsiz bırakıldığı, bu tarihler arasında altı ay dolmadan 11.11.2002 tarihinde İİK.nun 89/1. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilmesi talep edildiği ve üçüncü kişilere haciz ihbarnamesi gönderilmesine karar verildiği, ancak kesinleşen İcra Mahkemesi kararıyla haciz ihbarnamesinin iptaline karar verildiği, bu itibarla zamanaşımını kesen bu işlemin hiç yapılmamış sayıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
Üçüncü şahıs nezdinde mevcut olduğu iddia edilen alacak için, haciz ihbarnamesinin, sözü edilen ...’nün bağlı bulunduğu...'ne gönderilmesi gerekmektedir. Ehliyetsizliğe ilişkin bu durum kamu düzeni ile ilgili olup re’sen dikkate alınmalıdır. Bu nedenlerle İİK'nun 89. maddesine göre çıkartılan birinci haciz ihbarnamesi yok hükmünde olup, iptaline yönelik başvuru da süreye tâbi değildir. O halde mahkemece, şikayetin kabulü ile haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bölge Müdürlüğü’ne gönderilen birinci haciz ihbarnamesi üzerine, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne izafeten DSİ 20. Bölge Müdürlüğü vekili icra mahkemesine yaptığı başvuruda, tüzel kişiliği olmayan birime gönderilen haciz ihbarnamesinin iptalini talep etmiştir. İİK'nun 89. maddesine göre gönderilen haciz ihbarnamesinin muhatabı olan Devlet Su İşleri 20. Bölge Müdürlüğü’nün ayrı bir tüzel kişiliği olmadığından, adı geçenin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Üçüncü şahıs nezdinde mevcut olduğu iddia edilen alacak için, haciz ihbarnamesinin, sözü edilen Devlet Su İşleri 20. Bölge Müdürlüğü’nün bağlı bulunduğu Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesi gerekmektedir. Ehliyetsizliğe ilişkin bu durum, kamu düzeni ile ilgili olup re’sen dikkate alınmalıdır. Bu nedenlerle, İİK'nun 89. maddesine göre çıkartılan birinci haciz ihbarnamesi yok hükmünde olup, iptaline yönelik başvuru da süreye tâbi değildir....
Somut olayda; şikayetçi üçüncü kişiye 03.12.2018 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiği, süresi içerisinde itiraz edilmemesi üzerine 89/2 haciz ihbarnamesi gönderildiği ve 02.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçi tarafından 02.01.2019 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu ve “Birinci Haciz İhbarnamesine itiraz” konulu dilekçe ile açıkca 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz edildiğinin bildirildiği, icra müdürlüğünün 15.01.2019 tarihli kararı ile de 89/1 itiraz dilekçesinin süresinde olmadığı, şikayetçi tarafından 89/2 haciz ihbarnamesine de itiraz edilmediği belirtilerek şikayetçiye 89/3 haciz ihbarnamesinin gönderilmesine karar verildiği görülmüştür....
Şikayetçinin başvurusu, kendisine gönderilen İİK’nun 89/1, 89/2 ve 89/3. maddeleri kapsamında düzenlenen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin olup, mahkemece yapılacak iş; şikayetçiye gönderilen birinci haciz ihbarnamesi usulüne uygun tebliğ edilmemiş ise, birinci haciz ihbarnamesine ıttıla tarihine göre süresinde itiraz edilmesi halinde artık şikayetçiye ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi çıkarılamayacağından, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi yok hükmünde olduğundan ilk haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin düzeltilmesi ile ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesinin iptaline karar vermekten ibarettir. O halde mahkemece, haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi yönünde yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
İİK'nın 89/2 haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceği, icra müdürlüğünün 17.01.2022 tarihli müzekkere cevabında iptali istenen 13.11.2019 tarihli muhtıranın kaydına rastlanılmadığı bildirildiğinden, davacının istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulü ile davacıya gönderilen 89/2 haciz ihbarnamesinin iptaline, muhtıraya yönelik şikayetin reddine karar verilmiştir....
Şti. hakkında icra takibi yapıldığını, boçlu şirketin bankadaki hesap ve alacaklarına haciz konulması için ihtarname gönderildiğini 1. Ihtarnameneye 22.06.2011 tarihinde itiraz edildiğini, yapılan itiraza rağmen müvekkil bankaya 2. Ihtarın çekildiğini ve 27.07.2011 tarihinde ikinci ihtara banka tarafından itiraz edildiğini, yasal süre içerisinde borçlu şirketin bankalarında herhangi bir hak ve alacağı olmadığına dair itiraz edildiğini, buna rağmen müvekkil bankaya 3. Haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini ve borçtan sorumlu tutulmak istendiğini, yapmış oldukları itiraz değerlendirilmeden 3. Haciz ihbarname gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek müvekkil bankanın borçlu olmadığının tespitini ve 3. Haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ......
İl Müdürlüğü'ne gönderilen haciz ihbarnamesi ile haciz müzekkeresinin iptalini ve hak sahibi borçluya 5543 sayılı İskan Kanunu kapsamında yaptırılan imalat karşılığı ödenecek paralara ilişkin olarak... A.Ş.'de bulunan hesabına konulan haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece tüzel kişiliği bulunmayan birime gönderilen 07/07/2015 tarihli haciz ihbarnamesi ve 19/08/2015 tarihli haciz müzekkeresinin iptaline karar verilerek, şikayetçinin ... A.Ş.'deki hesaplara konulan hacze ilişkin şikayeti hakkında herhangi bir inceleme yapılmadığı görülmektedir. O halde mahkemece, şikayetçinin 13.10.2015 tarihli dilekçesinde ileri sürdüğü 5543 saylı yasa kapsamında borçlunun banka hesabına yatırılan ödeneklere ilişkin haczin kaldırılması istemi hakkında da olumlu veya olumsuz karar verilmesi gerekirken, sadece şikayetçi kuruma gönderilen haciz ihbarnamesi ve müzekkeresine yönelik inceleme yapılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....


