A.Ş., kendilerine gönderilen İİK gereği 89/1, 89/2, 89/3 haciz ihbarnamelerinden, 89/1 ve 89/2 ihbarnamelerine yasal süresinde itirazda bulunmadıklarını, davayı süresinde derdest etmediklerinden davanın reddi gerektiği hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını, davacılar ... ve Karanfil Mücevherata sırası ile birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, 07.05.2012' de davacı şirkete, 03.05.2012 tarihinde davacı şahısa tebliğ olduğunu ve tarafların süresinde herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, akabinde ikinci haciz ihbarnamesi de her iki tarafa da 24.08.2012 tarihinde tebliğ olduğunu ve yine herhangi bir itirazda bulunulmadığını, borcu yedlerinde kabul eden davacılara ödeme yapmaları yahut borçlu olmadıklarının ispatı için dava açmaları adına üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmişse de Menfi tespit davasının da derdest edilip kesinleştirildiğini, bu nedenlerle İİK 89. maddesi gereğince huzurdaki davanın üçüncü haciz ihbarnamesinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde...
cümlesinin "..ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır" ibaresi ile ikinci cümlesinin "...veya kamu hizmetlerini aksatacak.." ibaresinin ve ayrıca 6552 sayılı Kanun'un 123. maddesiyle eklenen geçici 8. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir....
Şti. hakkında başlatılan icra takibi sırasında davalı bankaya 1. haciz ihbarnamesi gönderildiği, davalı banka tarafından icra dairesine İİK 89/2 maddesi gereğince yasal süre içerisinde beyanda bulunulduğu, davalı banka tarafından beyan dilekçeleri sunulmuş olması sebebiyle davalı banka adına 2.haciz ihbarnamesinin çıkartılmadığı, 2.haciz ihbarnamesinin çıkartılmaması sebebiyle borcun davalı zimmetinde sayılma imkanının bulunmadığı, bu durumda davacı tarafından İİK 89/4 maddesi gereğince davalı hakkında ... 8. İcra Ceza Mahkemesinin 2014/5 Esas sayılı dosyasında tazminat davası açıldığı ve açılan davanın derdest olduğu, açılan bu dava sebebiyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın varlığının HMK' nun 114/h maddesinde belirtildiği üzere dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle, dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
-K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, ihtarnamelerdeki borcun nasıl hesaplandığı belirtilmeden aidat ve faiz borcunun istendiğini, ilk ihtar sonrasında vergi dairesi haciz ihbarnamesi gereği yapılan ödemelerin borçtan düşülmeyerek ikinci ihtarnamede aynı miktarın istendiğini, müvekkilinin kooperatife borcu bulunmadığını ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili kooperatifin eski yönetiminin herhangi bir hesaba dayanmadan üyelere borcu olmadığına dair yazılar verdiğini, yeni yönetimin hesaplamaları yaparak borçları olan üyelere bildirdiğini, davalının borcu doğrultusunda ödeme yapılmaması sebebiyle ihraç kararının haklı olarak alındığını ve davacının ödeme beyanlarını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir....
ın borcundan dolayı haciz konulduğunu, müvekkilinin ...'ı hiç tanımadığı ve borcunun da olmadığını, ...'de bulunan aileden kalma arsa üzerine ev yapması için ... ile anlaşıldığını, ancak ...'ın inşaatı yapmadan ayrıldığını ve inşaatın başka bir müteahhit tarafından tamamlandığını, borçlu ...'ın, aynı evi birçok kişiye göstererek harici satışlar yaptığını, onun borcundan dolayı birçok icra dosyasından davacıya haciz ihbarnamesi geldiğini, davaya konu icra takip dosyası üzerinden gönderilen haciz ihbarnamelerine itiraz süresinin sehven kaçırıldığını belirterek, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2012/6362 esas sayılı takip dosyasında müvekkilinin ...'a borcu olmadığının tespitiyle yapılan haciz işleminin iptaline ve yargılama sırasında kesinti yapılacak olursa, davacıya iadesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur....
E. sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, yazı tatbikatı yapılması halinde senedin davalı eli mahsulü olduğunun anlaşılacağını, 35.000TL miktarlı haksız ve fazladan olarak koyduğu takipten dolayı ... adına kayıtlı olan malvarlığına haksız bir şekilde haciz konulduğunu, ayrıca İ.İ.K. 89 / 1 haciz ihbarnamesi oyunuyla sanki ... eşi ... adına kocasına borcu varmış da kocasına olan borcumu icra dairesine ödemesi için tarafına icradan 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, dükkana yapılan ve eline geçmeyen hileli tebligatlarla ve ihbarname tekrarıyla borcun kesinleştirildiğini, aynı aile yaşantısı içinde bir kadının kocasına borcu olması hele kırsal kesimde ve muhafazakar bir aile ortamında kadının kocasına borcu olması ve borçlu kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kendisini hileli yoldan borçlandıran alacaklı murislerimden kendisine intikal eden malvarlığına ve hisselerine haciz konulduğunu, bu nedenlerle ...'...
tahsil etmek amacıyla haciz ihbarnameleri gönderdiğini, takip alacaklısı soyut bir iddia ile haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep ettiğinden borcun varlığını ispat etmesi gerektiğini, davalı tarafça herhangi bir hukuki ilişki ileri sürmemesi sebebiyle herhangi bir borcun olduğuna ilişkin ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespiti ile haciz ihbarnamelerinin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür....
Şubesi'ne 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesini istediklerini, ancak taleplerinin dosyada hacizlerin kaldırılması yönünde İcra Mahkemesi kararı bulunduğu ve talep ekindeki Yargıtay kararı yorumlanarak işlem yapılamayacağı gerekçesiyle reddedildiğini, açıkça yeni ve farklı bir talepte bulundukları ve yeni tarihli Yargıtay kararlarına göre borçlunun hesaplarının haczedilebilir olduğu halde ret kararı verildiğini ileri sürerek 25.07.2014 tarihli icra müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Dava konusu e-haciz işleminin dayanağı olan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ alındılarının, dağıtıcı ve 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde sayılan kişiler ile birlikte imzalanarak tutanak haline getirilmediğinin anlaşılmış olması karşısında, yasada belirtilen şartlara uyulmaksızın usulsüz ilanen tebligat yapıldığı açık olup, şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebligatının usulüne uygun bir tebligat olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldığından davacının banka hesaplarına e-haciz konulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haciz işleminin iptaline karar verilmiştir....
Şti. hakkında Kastamonu İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibine başlandığını, takibin kesinleşmesi üzerine haciz işlemlerine başlandığını, bu arada davacıya da İİK 89 madde gereği düzenlenen haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davacı tarafça, kendisine gönderilen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini, usulsüz tebliğ işlemlerinden, kendisine 05/12/2018 tarihinde tebliğ edilen 3. Haciz ihbarnamesi nedeni ile haberdar olduğundan bahisle 1. Ve 2....


