Davaya konu taşınmazların bulunduğu ... köyünde ilk orman kadastrosu 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1942 yılında yapılmış daha sonra 1976 yılında 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik hükümleri, 1981 yılında yapılan 2896 sayılı Kanunun uygulanması ve 14.11.1990 tarihinde ilan edilen 3302 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uygulaması vardır. 1942 yılında yapılan ilk orman kadastrosu üzerine tapu maliki ...in Orman Yönetimi aleyhine açtığı orman kadastrosuna itiraz davasında Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 1943/251 - 1944/800 E.K. sayılı kararı ile Kasım 1932 tarih 13 ila 32 nolu tapu kayıtlarına dayalı olarak 46 hektar (460.000 m2)'lik alanın orman sınırı dışına çıkarıldığı bu kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.02.1945 gün 1945/400 - 629 E.K....
e ödendiği, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/03/2024 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı...
Yörede 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan 10/12/1994 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır. Mahkemece davalı ... Yönetiminin birleşen davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, hüküm bu yönüyle taraflarca istinaf ve temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir. Davacıların tazminat istemi yönünden ise 4721 sayılı TMK'nın sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. maddesinde “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder.” hükmü yer almakta olup, 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi gereğince açılacak davalarda, zarardan Hazine sorumludur....
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Doğru sonuca varılabilmesi için, tarafların göstereceği ya da re'sen belirlenecek emsal kayıtlar tapu müdürlüğünden getirtildikten sonra 2942 sayılı Kanunun 4650 sayılı Kanun ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince, sadece satış değeri değil; emlak vergi değerleri de dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırmasında gözönünde tutulmalı, tazminat istemine dayanak taşınmaz ile emsalin, tapu iptali kararının kesinleştiği 2009 yılı itibariyle emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerleri ve satış değerleri karşılaştırılarak, birbirine göre üstün ya da eksik yönleri tartışılmalı, değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin nedeni açıklanmalı, buna göre bir hesaplama yapılarak karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir....
e ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 6- Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/09/2021 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır...
İdare Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma kararına uyulup, dava konusu taşınmazın, evveliyatının 4785 sayılı Kanun ile Devletleştirilmesinden sonra 5658 sayılı Kanun kapsamında iade edilen yerlerden olup olmadığı, orman sınırlarında kalıp kalmadığı, 2/B niteliği ile Hazine adına tescil edilen yerden olup olmadığı hususlarına yönelik yapılan Mahkemelerinin ara kararı üzerine dosyaya sunulan 01/02/2021 kayıt tarihli cevap yazısında; taşınmazın 5658 sayılı Kanun kapsamında iade edilen yerlerden olup olmadığı hususunda herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının, taşınmazın orman sınırlarında kalmadığının, 2/B niteliğinde olduğu gerekçesiyle Hazine adına tescili istemiyle … Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan davada … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile Hazine lehine orman sınırı dışına çıkarıldığının tespit edilmesi nedeniyle Hazine adına tesciline karar verildiğinin, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4. maddesi hükmü uyarınca kullanıcılarına göre tespiti yapılarak 6292 sayılı Kanunun...
Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın 1945 yılında 4785 sayılı Kanun ile devletleştirildiği, 5658 sayılı Kanun'a göre de iade hükümlerine tabi olmaması nedeniyle dayanak tapunun hukuki değerini yitiren bir tapu olduğu, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulamasıyla yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmaz daha önce orman sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, bu tescilin ise 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.K.’nun 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı açıktır....
Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın 1945 yılında 4785 sayılı Kanun ile devletleştirildiği, 5658 sayılı Kanun'a göre de iade hükümlerine tabi olmaması nedeniyle dayanak tapunun hukuki değerini yitiren bir tapu olduğu, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulamasıyla yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmaz daha önce orman sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, bu tescilin ise 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.K.’nun 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı açıktır....
Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın 1945 yılında 4785 sayılı Kanun ile devletleştirildiği, 5658 sayılı Kanun'a göre de iade hükümlerine tabi olmaması nedeniyle dayanak tapunun hukuki değerini yitiren bir tapu olduğu, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulamasıyla yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmaz daha önce orman sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, bu tescilin ise 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.K.’nun 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı açıktır....


