WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

‘un malül kaldığı iddiasıyla maddi tazminat ,bakıcı gideri,sağlık giderleri vs.talep edildiğini, 6111 sayılı Kanun gereği, yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonraki tüm trafik kazaları nedeni ile sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını, bu nedenle davacının sağlık hizmet bedelleri için müvekkili şirkete rücu etme hakkı bulunmadığını, kazaya karışan araç müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu police limiti ile sınırlı olup; bedeni zararlar halinde maddi tazminat talepleri için şahıs başına azami police teminat limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat talebinden doğan sorumluluğu; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket hakkında açılan davanın reddine, kabul anlamına gelmemek kaydı ile;aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe temiat limiti ve sigortalının...

Mahallesinde bulunan ... ada … parsel sayılı 2/B taşınmazının 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca .... ve ... isimli şahıslara bedelsiz iade edilmesine ilişkin işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde; "...bu Kanun ile 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 2 nci maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesinin amaçlandığı ve Kanunun, 6831 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler hakkında uygulanacağı..." belirtilmiştir....

kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman dışına çıkarılan yerlerde Alemdağ Orman İşletme Şefliğinin hazırladığı tescil dosyasına istinaden TKGM'lüğü Tasarruf İşleri Daire Başkanlığının …-… sayılı Genelgesinin ilgili hükümleri gereğince idari yönden tescil beyannamesi hazırlanarak P.VI numaralı Poligon … ada …, P.VII numaralı poligon … ada …, P....

Gereğince hesaplanan 800,00 TL nispi vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 5- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...' na ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında davanın açılmasına sebebiyet veren DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 6- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.12/10/2021 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır...

Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın 1945 yılında 4785 sayılı Kanun ile devletleştirildiği, 5658 sayılı Kanun'a göre de iade hükümlerine tabi olmaması nedeniyle dayanak tapunun hukuki değerini yitiren bir tapu olduğu, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulamasıyla yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmaz daha önce orman sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, bu tescilin ise 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.K.’nun 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı açıktır....

Cümlesinde yer alan ”..ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir..” ibaresi ile 90. Maddenin 2....

Hukuk Dairesinin 20.06.2016 tarih 2015/17606 E.-2016/11461 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamında özetle; "Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde 1949 yılında orman tahdit komisyonu tarafından tahdit yapılıp, sınırları kesinleştirilerek devlet ormanı adı altında 1952'de tapuya tescil edildiği, daha sonra bu orman alanı içinde bir kısım yerlerin 6831 sayılı Kanun 2/B çalışmaları yapılarak hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 81 adet parselin 2/B kararlarının iptali için Hazine ... aleyhine dava açtığı, mahkeme kararı ile orman sınırları dışına çıkarılma kararlarının iptal edilidiği ve kesinleştiği, 1990 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda dava konusu taşınmazın tapulama tutanağında taşınmazın bir kısmının orman tahdit sınırları içinde kaldığı belirtildiği halde, itirazlı olduğundan tutanağın kesinleşmediği, 12/05/1992 tarihinde hükmen taşınmazın Hilmi Karadeniz adına tescil edildiği, davacınında taşınmazı bu kişiden 09/09/2002...

Mülkiyet hakkı Anayasanın 35. maddesi ve bu maddeye uygun olarak çıkarılan yasalarla korunduğu gibi, 5170 sayılı Yasa ile değişik Anayasanın 90. maddesi ile kanun hükmünde olduğu kabul edilen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Numaralı Protokolün 1. maddesiyle de güvence altına alınmıştır....

Kadastro Mahkemesinin 12.10.1989 gün ve 1988/44-251 sayılı kararının kesinleştiği 25.10.1990 tarihinde mülkiyet ihtilafının sona erdiği, parselin Devlet ormanı olduğu ve davacının tutunduğu tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği hususlarının da bu şekilde kesinleştiği, esasen davacının taşınmazı 21/12/1954 tarihinde satın almasından önce 4785 sayılı Kanunun yürülüğe girmesi ve taşınmazın bu Kanun nedeniyle Devletleştirilmesinden dolayı davacının tapusunun hukuki niteliğini yitirdiği, hukuki niteliğini yitiren tapudan dolayı tazminat talep edilemeyeceği gibi mülkiyet ihtilafının sona erdiren kadastro mahkemesinin 1988/44-251 sayılı kararının kesinleştiği 25.10.1990 tarihinden somut olaydaki dava tarihine kadar, 10 yıldan çok fazla süre geçtiği, Borçlar Kanununun 125. maddesi gereğince tazminat isteminin dava zamanaşımına uğradığı, her ne kadar yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin karar 01.11.2000 tarihinde kesinleşmişse de, yargılamanın yenilenmesi istemiyle yeni bir durum...

Mülkiyet hakkı, Anayasanın 35. maddesi ve bu maddeye uygun olarak çıkarılan yasalarla korunduğu gibi, 5170 sayılı Yasa ile değişik Anayasanın 90. maddesi ile kanun hükmünde olduğu kabul edilen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Numaralı Protokolün 1. maddesiyle de güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), TURGUT VE DİĞERLERİ-TÜRKİYE davası kararında, devlet tarafından tazminat ödenmeksizin taşınmazın geri alınmasının, orantısız bir müdahale olduğunu ve söz konusu davada tazminat ödememeyi gerektirecek istisnaî şartların bulunmadığına işaret ederek, kamu yararı ile bireysel haklar arasındaki adil dengenin kurulamamasını ihlal nedeni olarak saymış, KÖKTEPE-TÜRKİYE davasında ise, başvuranlara uygulanan mülkiyetten yoksun bırakma işlemine gerekçe olarak gösterilen tabiatın ve ormanların korunması amacının, 1 No.’lu Ek Protokol’ün 1....

UYAP Entegrasyonu