WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Devlet Ormanının sınırlarındaki aplikasyon, ölçü - çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan fenni hataları düzeltip ilan etmesi ve işlemin kesinleşmesinden sonra da Orman Yönetiminin kesinleşen Kadastro Mahkemesinin 21/04/2004 gün ve 2002/2- 12 sayılı kararının tapuya tescilini yaptırması gerekir. ... Devlet Ormanının kadastrosu 1948 yılında kesinleştiği, yörede arazi kadastrosu bu tarihten çok sonra yapıldığı anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesindeki "Evvelce tesbit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re'sen iptal edilir." hükmü gereğince 6831 Sayılı Yasanın 9/7. Maddesi hükmüne göre belirlenerek ......

Teknik açıdan yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği anlaşılan kadastro haritalarının yenilenmesi ve uygulanabilir hale getirilmesi amacıyla ilk önce 23.06.1983 tarihli 2859 sayılı Yasa uyarınca yenileme çalışmaları (yenileme kadastrosu) yapılmış, bu yasa ihtiyaca cevap vermeyince, 22.02.2005 tarih 5304 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi ile bu madde uyarınca 29.11.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilindeki Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik" hükümlerine göre çalışmalar (uygulama kadastrosu) yapılmaya başlanmıştır. Uygulama (yenileme) kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir....

GEREKÇE 12. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 22.02.2005 tarihli ve 5304 sayılı Kanun ile getirilen 22/a maddesi; "Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanununun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir. Ancak; a)Tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin sağlanması amacıyla tapulama ve kadastro görmüş yerlerde, …. Birinci fıkra hükmü uygulanmaz....

Yerel mahkeme ile özel daire arasındaki uyuşmazlık, zilyetlik nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davalarında hak düşürücü süreye ilişkin kuralın uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde "Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tesbitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeblere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Maddenin gerekçesi ise (...büyük emek ve masrafla meydana getirilen düzenli kütük ve kadastro işlemlerinin korunmasını sağlamak için, Kamu ve Özel mal ayırımı yapılmadan kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeblere dayanılarak dava açılamayacağı esası getirilmiştir....

Mahkemece, 118 ada 3 parsel yönünden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, dava konusu 118 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişinin 02/05/2014 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile işaretli 3.646,16 m2'lik kısmın ifrazı ile “orman” vasfıyla Hazine adına tesciline, aynı krokide bakiye kalan ve (B) harfi ile işaretli 8.579,19 m2'lik kısmın ise fındık bahçesi vasfıyla ... oğlu ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi ve davalı Hazine vekili tarafından hükmün (B) harfli bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır. Çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır....

Hükmüne uyulan Yargıtay ilamında özetle; “...3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 22. maddesinin 1. fıkrası; "Evvelce tesbit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanununun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu müdürlüğünce re’sen iptal edilir." hükmünü içermektedir....

İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle Mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur. Yenileme kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Yenileme kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir....

Hukuk Dairesinin 21.02.2019 tarihli ve 2016/6309 Esas, 2019/1268 Karar sayılı kararıyla; davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesinden kaynaklanan uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olduğu, davacı ...'ın kayıt maliki olduğu eski 756 yeni 209 ada 85 parsel sayılı taşınmazın müşterek mülkiyete dayalı olarak davacı ve paydaşları adına kayıtlı olduğu, davanın, niteliği itibariyle bütün paydaşlar tarafından birlikte açılması veya tamamının katılımının sağlanması suretiyle davaya devam edilmesi zorunlu bulunduğu, bu nedenle; İlk Derece Mahkemesince, davacıya diğer paydaşların davaya katılımını sağlaması için süre ve imkan tanınması, bundan sonra yargılamaya devamla sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına ve bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B....

Teknik açıdan yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği anlaşılan kadastro haritalarının yenilenmesi ve uygulanabilir hale getirilmesi amacıyla ilk önce 23.06.1983 tarihli 2859 sayılı Yasa uyarınca yenileme çalışmaları (yenileme kadastrosu) yapılmış, bu yasa ihtiyaca cevap vermeyince, 22.02.2005 tarih 5304 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi ile bu madde uyarınca 29.11.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilindeki Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik" hükümlerine göre çalışmalar (uygulama kadastrosu) yapılmaya başlanmıştır. Uygulama (yenileme) kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir....

Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve ... muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez. O halde; mahkemece, davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Kabule göre ise; Kadastro Mahkemesinde görülen davanın orman kadastrosuna itiraz davası olduğu, Kadastro Mahkemesinin yasada sınırlı olarak belirtilen konulardaki uyuşmazlıklara bakarak karar verebileceği, M.Y. nın 713. maddesinden kaynaklanan tescile ilişkin uyuşmazlıklara bakma ve tescil kararı verme görevinin genel mahkemelere ait olduğu gözetilmeksizin taşınmazın kişi adına tesciline karar verilmesi dahi doğru değildir....

UYAP Entegrasyonu