WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Davacı şirket temsilcisi, uygulama kadastrosu sırasında şirkete ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin komşu 228, 317, 320, 337 ve 350 parsel sayılı taşınmazlar ile tespit harici bırakılan alanların yüzölçümlerinin artırılmasından kaynaklandığı iddiasına dayanarak Kadastro Müdürlüğü aleyhine dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın husumet nedeniyle reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğindedir....

Görüldüğü gibi Kanun, Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile Orman Genel Müdürlüğüne, aleyhlerine olan tutanak harita ve kararlara karşı itiraz davası açma yetkisi verdiği gibi 3224 sayılı Orman Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2/G maddesi Orman Genel Müdürlüğüne "orman kadastrosu ve mülkiyetle ilgili işlemlerini özel mevzuatına göre yürütmek" görevini vermiştir. 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılan işlem, 6831 sayılı Orman Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu aynı anda birlikte ve iç içe uygulanarak yapılan karma bir kadastro işlemidir. 3402 sayılı Kanunla 6831 sayılı Kanunun hiçbir maddesi yürürlükten kaldırılmamış, aksine 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/D maddesinde ormanlar hakkında, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde özel kanununun (yani, 6831 sayılı Kanunun) uygulanacağı öngörüldüğünden 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosunda, bu Kanunun belirlediği usûl hükümleriyle birlikte, özel...

Ne var ki, davacıların açıklanan talebi ile taşınmazlar hakkında düzenlenen uygulama tutanakları gözetildiğinde uyuşmazlık Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminden kaynaklanmayıp, dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan ve askı ilan süresinde dava açılmamakla kesinleşen uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir. Diğer taraftan uygulama kadastrosu ada bazında teknik hatalardan kaynaklanan hataların giderilmesini sağlamaya yönelik olup; 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi gereğince parsel bazında yapılan teknik hataların giderilmesi işlemini de kapsamaktadır. Uygulama (yenileme) kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir....

Bu durumda, davanın sınırlandırmaya ve 2/B uygulamasına itiraz niteliğine dönüştüğünün kabulü gerekir. O halde, 6831 sayılı ... Kanununun değişik 11. madde hükmü gözetilerek, uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Mahkemece yapılacak iş; davanın tapu iptali ve tescil bölümünü elde tutarak ... kadastrosu ve 2/B uygulamasına itiraz bölümü yönünden kadastro mahkemesinin görevli olduğundan söz edilerek görevsizlik kararı verilmesi ve dava konusu taşınmazın ... niteliğinin saptanması bakımından kadastro mahkemesinin vereceği kararın kesinleşmesinin beklenmesi, ondan sonra tescil istemi yönünden doğacak sonuca göre bir karar verilmesi’’ gereğine değinilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak davacı ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Sırçalı Beldesi çalışma alanında bulunan ve davalı ... ... adına tapuda kayıtlı olan eski 1039 parsel sayılı 11.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 107 ada 19 parsel numarasıyla ve 56.743,27 metrekare olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine, uygulama kadastrosu ile dava konusu taşınmazın sınırında bulunan tescil harici taşınmazın yüzölçümünün eksildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesinden kaynaklanan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 3402 sayılı Kanun 22/a maddesi, 3. Değerlendirme 1. Uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir. 2....

Yönetimi, Kayadibi Köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi kapsamında kadastro haritalarındaki sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataların giderilmesi için çalışmanın yapıldığını ve askıya çıkarıldığını, ancak, yapılan çalışma sırasında kesinleşmiş Devlet Ormanı alanına müdahale de bulunularak, ... Köyü 142 ada 114 parsel sayılı taşınmaza tarla vasfı verilerek davalı adına tespit yapıldığını ve dava konusu yerin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde ve orman vasıf ve karakterinde olduğunu belirterek, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a madde uygulaması ile kesinleşmiş Devlet Ormanı üzerine ihdas edilen 142 ada 114 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ve taşınmazın Hazine adına Orman vasfıyla tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve ......

Kadastro Kanununun 12/3.maddesinin uygulanabilmesi için davanın kadastro tespitine itiraza ilişkin olması ve dayanılan hakkın da tespit öncesine dayanması gerektiği, somut davada ise davacı tarafça taşınmazın 1969 yılında kesinleşen tesis kadastrosundaki sınırlarına ve hatalara değil, sonrasında ifrazla oluşan ve 33 yıldır kullandıkları sınırlara aykırı oluşturulduğunu iddia ettikleri sınırlara itiraz edilerek, durumun tesis kadastrosundaki haline getirilmesi istenildiğinden, ana davadaki sınırların düzeltilerek tapu iptali ve tescil isteminin Kadastro Kanununun 12/3.maddesi kapsamında olmadığı halde ilk Derece Mahkemesince bu madde gereğince reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, söz konusu ifraz işlemlerinin maliklerinin kendi istemleri doğrultusunda gerçekleştirilerek kesinleştiği; bu şekilde ifraz işlemine tabi tutulan 2038 ve 3043 nolu parsellerin sayısallaştırma sonucunun paftasıyla uyumlu olduğu; ifraz sonucu oluşan sınırların geldisi olan 3043 ve 2038 parsellerin kadastral...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece verilen önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle “Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesinden kaynaklanan uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir. Mahkemece, davacı ... ve arkadaşlarının kayıt maliki olduğu (eski 65) yeni 105 ada 10 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet rejimine tabi olduğu, paydaşlardan ...’ın davada taraf olmadığı, paylı malın tamamına ilişkin dava hakkının tüm paydaşların katılımı ile açılması gerektiği belirtilerek aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir....

Dava, TMK'nın 1007. maddesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mülkiyet hakkı; Anayasa ve kanunlarla iç hukuk yönünden, gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. (Anayasa md. 35/1, AİHS Ek Prot. 1-1). Türk Medenî Kanununun 683. maddesinde de bir şeye malik olan kimsenin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi tanınmıştır. Çekişmeli taşınmazların, 1956 yılında arazi kadastrosu sırasında davacı adına tespit ve tescil edildiği, 2006 yılında taşınmazlara “Devlet ormanı olup satılmaz devredilemez” şerhinin konulduğu, davacı tarafından açılan orman kadastrosuna itiraz davalarının reddedildiği ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, daha sonra 2011 yılında onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planında; “Orman alanı” ve “Diğer tarım alanı”ında bırakıldığı anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu