Hukuk Dairesinin 29.12.2008 gün ve 2008/13735 Esas, 2008/18928 Karar sayılı ilamı ile askı tarihinden itibaren altı aylık süre geçirildikten sonra hak sahipleri tarafından 10 yıllık süre içinde açılan davalara genel mahkemelerde bakılacağı gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına görevli mahkeme belirlenmiştir. Bu durumda, uyuşmazlığın Milas Asliye Hukuk Mahkemesi’nde çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 23.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece orman niteliğinin kesinleştiği, davacıların zilyetliğe dayalı dava açamayacağı, böyle bir davanın dinlenme olanığı bulunmadığı, ibraz edilen eski tarihli tapu kaydının da davacılara ait olmadığı belirlenerek davanın reddine, köy tüzelkişiliği yönünden 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davaya katıldıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Yasanın 11/1. Maddesine göre 10 yıllık sürede açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır. Arazi kadastrosu da 27.05.1991 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın öncesinin ......
Davacı Orman Yönetimi, taşınmazların orman sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiş, davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04/07/2011 tarih 2010/7526 E. - 2011/8616 K. sayılı kararı ile bozulmuştur....
İl Mera Komisyonunca yapılan mera tahsis işleminin askı süresi geçtikten sonra dava açılmış ise de mera komisyon kararının kadastro tespitinden farklı bir maddi olgu ortaya koymadığı, yörede yapılan genel arazi kadastro çalışmalarının 17.05.1978 – 16.06.1978 tarihleri arasında ilan edilerek 17.06.1978 tarihinde kesinleştiği, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğü giren 5841 sayılı Yasanın 2. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı, hak düşürücü sürenin istek olmasızın kendiliğinden gözetilmesi gerektiği, 4342 sayılı Yasa uyarınca yapılan askı ilanının 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık süreyi durdurmayacağı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4342 sayılı Yasa uyarınca Edirne İl Mera Komisyonunca verilen mera tahsis kararına itiraz, mera sicil kaydının iptali ve tescil niteliğindedir....
Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, Hazineye yönelik açılan davanın kabulüne ve 26.07.2012 günlü bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1438,28 m² yüzölçümündeki taşınmazın Karlıdere Devlet Ormanı ve daha sonra 140 ada 626 sayılı parsel altındaki miktarının fazla olarak tescil edilen orman parselinden çıkartılarak 140 ada 288 sayılı parsele eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiş, davalı Hazinenin temyizi üzerine hüküm, Dairece, davacının 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığı ve bu nedenle davasının reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuştur. Davacı ... vekili, bu sefer Daire kararının düzeltilmesini istemiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman tahdidinin iptali ile tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 12/08/1991 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi - K A R A R - Temyiz incelemesi yapılması gereken bu davanın, zilyetlik nedeniyle kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılan 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü süre içinde açılan tapu iptali ve tescile ilişkin olduğu, Orman Yönetiminin taraf olmadığı ve 2797 sayılı Yargıtay Yasasının 14. maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 09.02.2012 gün ve 2012/1 sayılı kararı gereğince bu davada, orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, orman kadastrosu ve orman rejimi dışına çıkarmayla ilgili tutanak ve haritalarının uygulanması ve orman araştırması yapılmasını gerektirir bir konu olmadığı halde orman araştırması yapılmış olduğundan, temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışında olup, Yargıtay 8. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; dosyanın görevli 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine 19.04.2012 günü oybirliği ile karar verildi....
dolduğu gibi anılan Kanunun geçici 4. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin de çoktan geçtiği anlaşıldığından, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yanlış gerekçe ile karar verilmesi doğru değil ise de, bu hususun bozmayı gerektirmediğinden sonucu itibariyle doğru olan hükmün dava açılması için öngörülen hak düşürücü sürelerin dolduğu gerekçesiyle ONANMASINA, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması nedeniyle 1.100.00....
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılmadığından ...nin kadastrodan önceki sebeplere dayanarak temyize konu davayı açtığı, her ne kadar ...nca yapılan mera tahsis işleminin askı süresi içinde dava açılmış ise de mera komisyon kararının kadastro tespitinden farklı bir maddi olgu ortaya koymadığı, yörede yapılan genel arazi kadastro çalışmalarının 30.03.1990 - 30.04.1990 tarihleri arasında ilân edilerek 01.05.1990 tarihinde kesinleştiği, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı, hak düşürücü sürenin istek olmasızın kendiliğinden gözetilmesi gerektiği, 4342 sayılı Kanun uyarınca yapılan askı ilanının 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık süreyi durdurmayacağı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20....
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılmadığından ...nin kadastrodan önceki sebeplere tutunarak temyize konu davayı açtığı, her ne kadar ...nca yapılan mera tahsis işleminin askı süresi içinde dava açılmış ise de mera komisyon kararının kadastro tespitinden farklı bir maddi olgu ortaya koymadığı, yörede yapılan genel arazi kadastro çalışmalarının 30.03.1990 - 30.04.1990 tarihleri arasında ilan edilerek 01.05.1990 tarihinde kesinleştiği, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı, hak düşürücü sürenin istek olmasızın kendiliğinden gözetilmesi gerektiği, 4342 sayılı Kanun uyarınca yapılan askı ilanının 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık süreyi durdurmayacağı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmekle hüküm, Yargıtay 20....
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılmadığından ...nin kadastrodan önceki sebeplere dayanarak temyize konu davayı açtığı, her ne kadar ...nca yapılan mera tahsis işleminin askı süresi içinde dava açılmış ise de mera komisyon kararının kadastro tespitinden farklı bir maddi olgu ortaya koymadığı, yörede yapılan genel arazi kadastro çalışmalarının 30.03.1990 - 30.04.1990 tarihleri arasında ilân edilerek 01.05.1990 tarihinde kesinleştiği, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı, hak düşürücü sürenin istek olmasızın kendiliğinden gözetilmesi gerektiği, 4342 sayılı Kanun uyarınca yapılan askı ilanının 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık süreyi durdurmayacağı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilerek, Yargıtay 20....


