Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Kadastro öncesi nedenlere dayalı açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun), 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesi, 3....
Köyünde çalışma yapan orman kadastro komisyonu tarafından orman sınırları içine alındığını ileri sürerek, orman tahdidinin iptali ile taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, taşınmazın bulunduğu ... Köyünde genel arazi kadastrosunun 1986 yılında yapılarak taşınmazın tespit dışı bırakıldığı, bu işlemden itibaren 20 yıllık kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği süresinin dolmadığı ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının da davacı yararına oluşmadığı gerekçesi ile tescil istemi reddedilmiş; orman kadastrosuna itiraz davası yönünden ise; taşınmazın bulunduğu yerin komşu ... Köyünde 1992 yılında çalışma yapan 104 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca orman tahdit sınırları içine alındığı, bu çalışmanın ......
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sınırlama haritası içinde kaldığının belirlendiğine, yörede 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunun 15.12.1998 tarihinde kesinleştiğine, dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapu kaydının oluştuğuna ve taşınmazın artık kamu malı olduğuna, davanın 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde anılan 10 yıllık süre içerisinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunularak açıldığına, ne var ki; kesinleşen orman kadastrosunun iptalinin 3402 Sayılı Yasanın 16/D ve 6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesi gereğince ancak tapuya dayanılarak 10 yıllık süre içerisinde istenebileceğine, bu durumda davacının hak düşürücü süre nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalini isteyemeyeceğine, bu durumun Yargıtay HGK’nun 08.06.2005 gün 2005/20-327-377 sayılı kararında...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Zilyetliğin Tespiti ve Korunması Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından ve davacının davasını kanıtlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R ... İli Mezitli İlçesi Fındıkpınarı Mahallesi çalışma alanında 1992 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 103 ada 3 parsel sayılı 2.400,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına göre ...'...
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılmadığından Orman Yönetiminin kadastrodan önceki sebeplere tutunarak temyize konu davayı açtığı, her ne kadar .... İl Mera Komisyonunca yapılan mera tahsis işleminin askı süresi içinde dava açılmış ise de mera komisyon kararının kadastro tespitinden farklı bir maddi olgu ortaya koymadığı, yörede yapılan genel arazi kadastro çalışmalarının 30.03.1990 - 30.04.1990 tarihleri arasında ilân edilerek 01.05.1990 tarihinde kesinleştiği, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı, hak düşürücü sürenin istek olmasızın kendiliğinden gözetilmesi gerektiği, 4342 sayılı Kanun uyarınca yapılan askı ilânının 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık süreyi durdurmayacağı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı ......
Ç. mirasçıları ve arkadaşlarına husumet yönelterek 21 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içerisinde kalan yerlerden olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptalini istediği, Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/11/2010 gün ve 1999/681 E. 2000/564 K. sayılı ilâmıyla davalıların 10 yıllık hak düşürücü süre içinde orman kadastrosunun iptalini mahkemeden isteyebilecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, hükmün davacı Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06/11/2011 gün ve 2001/8817 E. 2001/8177 K. sayılı ilâmıyla mahkemenin ret gerekçesi doğru değil ise de kadastro mahkemesi sıfatıyla verilen Muğla Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/09/1965 tarih ve 1962/316 E. 1965/300 K. sayılı kararının taraflar arasında kesin hüküm niteliğinde bulunduğundan sonuç itibariyle doğru olan hükmün onanmasına karar verildiği ve davacı tarafından karar düzeltmeye gidilmemesi nedeniyle hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır....
İznik Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.1079 tarih 1977/281-693 sayılı kararı ile ekli krokide (A) ile gösterilen kısmın 1153 numaralı parsele eklenmesine karar verilmiş olup davacılar kadastro öncesi sebeplere dayanarak dava açmamış olduklarından 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinde belirlenen 10 yıllık hak düşürücü süre davacılar yönünden işlemez....
Dava, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesine göre 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, 29/09/2008 - 30/10/2008 tarihleri arasında ilân edilmiş ve 01/11/2008 tarihinde kesinleşmiş, çekişmeli taşınmazlar orman sınırları içinde bırakılmıştır....
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "5841 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen hüküm gereğince 10 yıllık süre geçmiş olduğundan tapu iptal ve tescile ilişkin davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece yargılama sırasında yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen hüküm gereğince 10 yıllık süre geçmiş olduğundan tapu iptal ve tescile ilişkin davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, dava konusu taşınmaz üzerine konulan şerhin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı - karşı davacı ... ve davalı ... Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir....
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin HGK'nın 08.06.2005 gün ve 2005/20 - 327 E. - 377 K. sayılı ve 28.06.2006 gün ve 2006/20 - 467 E. - 494 K. sayılı kararlarında da aynen benimsendiği, davacının herhangi bir tapuya dayanmadığı, vergi kayıtlarına dayandığı belirlenerek açılan davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 10 yıllık süre içinde genel mahkemede açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir....


