WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Mahkemece, dava on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davası olarak nitelendirilmesine rağmen davacı tarafın tapu kaydına dayanması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesinin görevli olduğu görüşü belirtilerek işin esası hakkında hüküm kurulmuş ise de; mahkemece, yanlış görüş ve değerlendirme de bulunulmuştur. Şöyle ki, davacının talep ettiği ve mahkemenin kabulüne konu 317,14 m² taşınmaz, yörede dava tarihinden önce yapılan ve 07/11/2006 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu içinde kalmaktadır. 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesine göre orman kadastrosu askı ilanına çıkarıldıktan sonra 6 aylık itiraz süresinde açılan davalara kadastro mahkemesi bakmakla görevlidir. 6 aylık hak düşürücü sürenin sonunda orman kadastro komisyonu kararı kesinleşir, ancak, tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin 10 yıllık süre içinde genel mahkemelerde dava açma hakları saklıdır....

Hemen belirtmek gerekir ki, ilan tarihinde yasanın değişmiş olması daha önceki yasa döneminde yapılıp tamamlanan orman kadastrosunun esasını etkilemez. Çünkü işin esası bitirilmiştir. Yeni yasa döneminde yapılan ilan, kadastro işleminin esası ile ilgili olmayıp sonuçlarının duyurulmasından ibarettir. Bu nedenle, ilanın 3373 sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde yapılması, bu yasa ile tapulu taşınmazlar yönünden getirilen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde orman kadastrosuna dava açma olanağı sağlamaz. 3373 sayılı Yasada daha önceki yasalar döneminde yapılıp sonuçlandırılan, ancak ilanı bu yasa döneminde yapılan işlemlere yeni yasanın getirdiği hükümlerin uygulanacağı konusunda da her hangi bir hüküm bulunmamaktadır. Mahkemece, yapılan keşifle uzmanlıklarına başvurulan orman ve harita mühendislerinin dosyaya sundukları ve karara dayanak alınan rapor ve krokilerde, çekişmeli taşınmazların tamamının orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı bildirilmiştir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın orman kadastrosuna itiraz ve tapunun beyanlar hanesindeki şerhin silinmesi istemine ilişkin olduğu, yörede orman kadastrosunun 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükmü uyarınca yapılıp 19.09.2005 tarihinde ilan edilerek tapusuz taşınmazlar yönünden 19.03.2006 tarihinde kesinleştiği, tapulu taşınmazlar yönünden ise 10 yıllık hak düşürücü sürenin 19.03.2016 tarihinde dolduğu, davacıların 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 30.03.2016 tarihinde dava açtığı gözetilerek davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde ve davanın dava ön koşulu yokluğu yönünden reddine karar verildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) 7/2 inci maddesi gözetilerek davalı ... İdaresi yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 199 ada 1 parselde kayıtlı 75635,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın, orman olduğu savıyla davalı ... olan tapunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır....

İstinaf Sebepleri Davacı istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacıya eşinin annesinden kaldığını, 10 yıllık hak düşürücü süre dolmadan önce davacının eşinin annesinin vefat ettiğini, esas hak sahiplerinin süre dolmadan vefat etmeleri nedeniyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin mirasçılar yönünden dolmasından bahsedilemeyeceğini, davacının ailesi tarafından taşınmazın uzun süredir kullanılmakta olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, kararın hukuka ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere ve kadastro tespitinin kesinleştiği 26.04.2011 günü ile dava tarihi olan 05.10.2021 günü arasında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ......

Kadastro Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, mülkiyeti davacılara ait olan ve orman kadastrosu sırasında orman sınırı içine alınan taşınmazın tarımsal arazi olduğu iddiasıyla buna ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, orman kadastrosuna itiraz davalarına Kadastro Mahkemelerinde bakılacağının düzenlendiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Kadastro Mahkemesi ise, 6831 sayılı yasanın 11/1 maddesi gereğince davanın 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir....

Kadastro Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mülkiyeti davacılara ait olan ve orman kadastrosu sırasında orman sınırı içine alınan taşınmazın tarımsal arazi olduğu iddiasıyla buna ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, orman kadastrosuna itiraz davalarına Kadastro Mahkemelerinde bakılacağının düzenlendiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Kadastro Mahkemesi ise, 6831 sayılı Kanunun 11/1 maddesi gereğince davanın 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir....

Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra 3402 Sayılı Yasanın 5841 Sayılı Yasa ile değişik 12/3 ve geçici 10. maddesi uyarınca kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılamayacağından davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan ve daha sonra 2/B madde uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılan, ancak fiilen orman olan taşınmazın tapusunun iptali ile tesciline ilişkindir....

İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün 1979 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu içinde bulunduğu, 3373 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde tapuya dayalı olarak 10 yıllık sürede açılacak orman kadastrosuna itiraz davasının 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğa girdiği 28.05.1987 tarihinden sonra yapılacak tahditlere yönelik açılabileceği, bu yasanın yürürlüğünden önce orman kadastrosu yapıldığından açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gibi, dava tarihine göre 10 yıllık hak düşürücü sürenin de çoktan geçtiği anlaşıldığına, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda ... onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/02/2011 gününde oybirliği ile karar verildi....

Dava, orman kadastrosunun iptaline ilişkindir. Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından dava konusu olan taşınmazın ... Köy hududu içinde yer aldığı, bu köyde 17/05/1990 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmasında kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, eldeki davanın 6831 Sayılı Yasanın 11.maddesinde belirtilen 6 aylık askı ilan süresi içinde açılmadığı, bu nedenle uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olmadığı, davanın 10 yıllık süresi içinde orman tahdidinin iptali talebi ile açıldığı, her ne kadar davacı tapuya dayanmıyor, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinin 1. fıkrası gereğince bu nitelikteki davalar, ancak tapuya dayalı olarak açılabilir ise de bu hususun görevli mahkemede gözönüne alınması gerektiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/07/2009 gününde oybirliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu