WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Tutanağın kesinleştiği tarihten itibaren; davanın açıldığı 17.09.2008 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesindeki 10 yıllık sukutu hak süresi geçmemiştir. Yani dava, hak düşürücü süre geçmeden açılmıştır. Davacının açtığı dava, dava konusu yerin orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle reddolunmuştur....

Mahkemece, Hazinenin 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra davaya katıldığı ve 5841 sayılı Yasa uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre dolduğu gerekçesiyle Hazinenin davasının reddine, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalı yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer savlarına dayalı tapu iptal ve tescile ilişkindir....

Mahallesi 125 ada 2 sayılı parselin (imar uygulaması sonucu 1739 ada 1 parsel) 1970 yılında yapılan kadastro sırasında gerçek kişiler adına tapuya tescil edilmiş ve 1990 yılında yapılan orman kadastrosu çalışmalarında orman sınırı dışında bırakılmış ise de fiilen orman niteliğinde olduğunu ve ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/131 sayılı dosyasında bu durumun tespit edildiğini bildirerek, davalılar adına kayıtlı tapunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece gerek 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde ... 10 yıllık hak düşürücü sürenin, gerekse 1990'da yapılan orman kadastrosunun iptali için gereken 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 08.06.1990 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 4999 Sayılı Yasanın 7....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/ 841 Esas sayılı dosyasında açılan davada, orman niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan İndere köyü 1714 parsel sayılı 163250 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 45 yıldır imar ve ihya etmek sureti ile zilyetliğinde bulunduğu ve orman sayılan yerlerden olmadığı iddia edilerek, tapusunun iptali ve adına tescili istenmiştir. Mahkemece dava reddedilmiş, davacının temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23/02/2009 tarih, 2009/639 E. - 2957 K. sayılı ilâmıyla onanmıştır. Onama kararında özetle; “Mahkemece davanın 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde anılan 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir....

Yine, 27.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanununun 7. maddesinin birinci fıkrasının sonuna; "Ancak, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonlarınca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır" cümlesi eklenmek suretiyle 6831 sayılı Kanun hükümleri 3402 sayılı Kanun hükümleri ile uyumlu hale getirilmiştir. 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.'...

Asliye hukuk mahkemesince hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesine göre 10 yıllık süre içinde açılan orman tahdidine itiraza (tapu iptali ve tescil) ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 2007 yılında, 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince yapılıp kesinleşmiş, çekişmeli parsel orman olarak tesbit edilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından 22.05.2013 tarih ve 2012/108 Esas - 2013/64 Karar sayılı ilâmı ile 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 5/11/2003 tarihli ve 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin birinci fıkrasının “Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir....

Hukuk Dairesinin 14.09.2015 tarih ve 2015/985 Esas-2015/7235 Karar sayılı ilamıyla, "orman iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davalarında 10 yıllık hak düşürücü süre ile bağlı kalınmaksızın her zaman dava açılabileceği" gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Getirilen bu yeni düzenlemeye göre, tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık süre içinde tapuya dayalı olsun veya olmasın kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak dava açılabilecektir. Eldeki dava 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucu orman olarak tescil edilen taşınmaza karşı on yıllık süre içinde açılmış olup, kanundaki değişikliğin derdest davalarda da uygulanması gerektiğinden tapu kaydı koşulu aranmaksızın işin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi'' gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde dava konusu taşınmazın orman içi açıklık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesine göre 10 yıllık süre içinde açılan orman tahdidine itiraza (tapu iptali ve tescil) ilişkindir....

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir. Davacı 18.05.1992 tarih cilt 14, sayfa 82, sıra no 2 sayılı tapu kaydı, harici satım sözleşmesi ve zilyetliğe dayanarak yörede 11.05.2005 tarihinde ilk kez yapılan ve 03.10.2005- 03.04.2006 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında ... köyü, ... mevkiindeki taşınmazın tamamının, orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptali ile adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında genel arazi kadastro çalışması yapılmış, dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Yasanın 22/son maddesi uyarınca 192 ada 1 parsel sayısı verilerek orman niteliğiyle tapu siciline aktarılmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir....

İdaresi, taşınmazın evveliyatı itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmış ve Mahkemece, 3402 sayılı Yasa'nın 12/3 maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle verilen davanın reddine ilişkin hüküm, davacı ... İdaresinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.06.2017 tarihli ve 2016/454 Esas, 2017/6075 Karar sayılı ilamıyla, "orman iddiasıyla açılan tapu iptal ve tescil davalarında 10 yıllık hak düşürücü süre ile bağlı kalınmaksızın her zaman dava açılabileceği" gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu