Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır. 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.'nun 08.06.2005 gün ve 2005/20, 327, 377 sayılı, 28.06.2006 gün ve 2006/20, 467, 494 sayılı kararlarında da aynen benimsendiği, davacının herhangi bir tapuya dayanmadığı belirlenerek zilyetliğe dayalı açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29.04.2013 günü oy birliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesinin 26/09/2005 tarih ve 2005/10054- 10898 sayılı bozma kararında özetle; "Dava, tapu iptali ve tescil davası olmayıp, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre açılan orman kadastrosunun iptali davası olduğu, 10 yıllık süre içinde zilyetliğe dayalı orman kadastrosunun iptalinin istenemeyeceği, davacı tapuya dayanmadığından hak düşürücü süre nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalinin istenemeyeceği, dava konusu yerin dört tarafının kadastrosu kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili olup orman içi açıklık konumunda olup özel mülke konu olamayacağı gibi, davacı tarafca herhangi bir mülkiyet belgesine dayanılmadığından davanın reddine karar verilmesi"gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu ... Köyü 1157 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir....
Hukuk Dairesinin 14/11/2005 tarih 2005/10060-13504 sayılı bozma kararında özetle; "Dava, tapu iptali ve tescil davası olmayıp, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre açılan orman kadastrosunun iptali davası olduğu, 10 yıllık süre içinde zilyetliğe dayalı orman kadastrosunun iptalinin istenemeyeceği, davacı tapuya dayanmadığından hak düşürücü süre nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalinin istenemeyeceği, dava konusu yerin dört tarafının kadastrosu kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili olup orman içi açıklık konumunda olup özel mülke konu olamayacağı gibi, davacı tarafca herhangi bir mülkiyet belgesine dayanılmadığından davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu ... Köyü 101 ada 1157 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir....
Hukuk Dairesinin 21/11/2005 tarih 2005/10164 - 13864 sayılı bozma kararında özetle; "Dava, tapu iptali ve tescil davası olmayıp, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre açılan orman kadastrosunun iptali davası olduğu, 10 yıllık süre içinde zilyetliğe dayalı orman kadastrosunun iptalinin istenemeyeceği, davacı tapuya dayanmadığından hak düşürücü süre nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalinin istenemeyeceği, dava konusu yerin dört tarafının kadastrosu kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili olup orman içi açıklık konumunda olup özel mülke konu olamayacağı gibi, davacı tarafca herhangi bir mülkiyet belgesine dayanılmadığından davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu ... Köyü 1157 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir....
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 101 ada 1 sayılı parselin kadastro tesbit tutanağının dava tarihinden önce 14.12.2007 tarihinde kesinleştiği, 27.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 sayılı Yasa ile 6831 sayılı Yasanın 7. maddesinin birinci fıkrasının sonuna "3402 sayılı Yasa hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonlarınca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır" hükmünün eklendiği, bu hüküm ve 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesindeki orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra ancak, tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde orman kadastrosunun iptali dava edilebileceği hükmü gözönünde bulundurularak zilyetliğe dayalı olarak açılan davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek reddine karar verilmesi yanlış ise de, sonuç olarak dava reddedildiğinden temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 10 yıllık süre içinde tapu kaydına dayanılarak açılan orman tahdidinin iptali istemine ilişkin davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18/11/2013 gün ve 2013/6479 - 2013/10305 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı ... ve Su İşleri Bakanlığı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür. Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usûl ve kanuna da uygundur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.'...
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmazın 1967 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığı, tapulu taşınmazlar yönünden tapu sahipleri tarafından 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı, 2006 yılında yapılan çalışmalarda çekişmeli yerin orman niteliğiyle 3402 sayılı Kanunun 22/son hükmüne göre tapuya aktarılarak 178 ada 133 parsel numarası aldığı, bu durumun kişiye yeni bir dava açma hakkı vermeyeceği anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 04.04.2013 günü oy birliği ile karar verildi....
Hükmüne uyulan bozma ilamında da değinildiği gibi, dava konusu 108 ada 476 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak yapılan 2/B uygulaması ile 2/B parseli olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve çalışmanın 12.11.1993 tarihinde ilan edilerek 15.05.1994 tarihinde kesinleştiği Orman İdaresi tarafından bu işleme karşı hak düşürücü süre içerisinde açılan bir dava bulunmadığı ve bu haliyle taşınmazın 2/B alanında kaldığı hususu kesinleştiği anlaşılmaktadır....
Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinde de kamu mallarında 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu itibarla; mahkemece, açıklanan hususlar gözetilerek yargılamaya devamla işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Orman Yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 17/02/2014 gününde oy birliği ile karar verildi....
Şöyle ki; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığı, kadastro ekiplerince dava konusu 101 ada 1 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği ve kamu malı niteliğini kazandığı, 3402 sayılı Yasanın 16/D maddesi hükmünde "Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu yasada hüküm bulunmayan hallerde, özel yasaları hükümlerine tabi olduğu"nun belirtildiği, bu nedenle ormanlar hakkında özel Yasa olan 6831 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği ve 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.'...


