in 3 ve ...'ın 3 adet pay sahibi oldukları, davacının eldeki dava ile şirketin fesih ve tasfiyesi, bu talep kabul edilmezse şirketten çıkarılması ve ayrılma akçesi ödenmesine, kâr payı, ücret alacağı ve huzur hakkı alacağının ödenmesini istediği, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince tanıklar dinlendikten sonra davacının tüm taleplerinin reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, şirketin fesih ve tasfiyesi için haklı neden olup olmadığı, varsa davacının şirketten çıkmasına ve ayrılma akçesi isteme koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının kâr payı isteyip isteyemeyeceği ve varsa huzur hakkı ve ücret alacaklarının ne kadar olduğu noktalarındadır. İşin esasına girilmesinden önce terditli dava ve dava yığılması üzerinde durulması gerekmiştir. Dava yığılması 6100 sayılı HMK'nın 110....
DAVA : Ticari Şirketin Fesih ve Tasfiyesi, Çıkmaya İzin. DAVA TARİHİ : 20/11/2018 KARAR TARİHİ : 21/09/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/10/2022 Mahkememize açılan Ticari Şirketin Fesih ve Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket müdürü ...'nun davalı şirketi kurduklarını, şirketin kar payı dağıtmadığını, kendisine haber vermeden 2017 yılında şirkete ait ... AVM'deki malları başka bir yere naklettiğini, müvekkilinin bilgisi olmadan şirket müdürü diğer ortak ...'nun başka bir şirket kurduğunu, şirkete ait gayrimenkullerin bedelsiz olarak ailesinin kullanımına sunduğunu, piyasadan rayiç fiyatların üstünde mal alarak ve dava dışı ... Limited şirketi ile yaptığı ticari ilişki sonucunda şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek davalı şirket müdürü ...'...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki limited şirketin fesih ve tasfiyesi davasında mahkemece verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı olup davanın kabulüne dair kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosya Dairemize intikal etmiş olup mümeyyiz davalı vekilinin 18.11.2014 havale tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla dosya re’sen ele alındı, içindeki kağıtlar okundu, gereği görüşülüp düşünüldü: Feragat, HMK’nun 307. maddesi uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Mümeyyiz davalı vekilinin 18.11.2014 tarihli dilekçesi temyiz talebinden vazgeçme mahiyetinde ve HMK’nın 74. maddesi de gözetildiğinde sonuç doğurucu niteliktedir. Bu itibarla, davalı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir....
ne karşı haklı nedenle fesih ve tasfiyesi talepli açıldığı, davanın derdest olduğu, temsil kayyımı atanması için davacıya süre verildiği anlaşılmıştır. Kayyım adayı olarak şirket ortağı ...'a davetiye tebliğ olunmuş, sunduğu dilekçe ile şirketin hiçbir zaman faal olmadığını, haklı sebeple feshine ilişkin davayı kabul ettiğini, kayyım olmayı kabul etmediğini bildirmiştir. Toplanan tüm deliller karşısında davacı tarafından davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talepli İzmir ... ATM'nin ......
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, vergi borçlarından dolayı davalı şirketin bir kısım mallarına haciz konulduğu, şirketin gelir elde edemeyip atıl hale geldiği, ortakların karşılıklı ağır ithamlarda bulunarak birbirlerini suçlamaları nedeniyle ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiği, davalı şirket ortaklarının proje şirket olarak kurdukları başka bir şirketin bu nedenlerle fesih ve tasfiyesine karar verildiği, bu durum karşısında yasanın aradığı fesih koşullarının gerçekleştiği, davacının payı oranına göre davalı şirketin davacıya ait payı iktisap etmek suretiyle davacının şirket ortaklığından çıkartılmasının kanunen mümkün olmadığı, mahkemece duruma uygun düşen başka bir çözüm yolunun mümkün görülmediği ve davalı şirketin devamında fayda bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak Turgut Kayan'ın atanmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir....
Dava, TTK'nın 636/3. maddesi gereğince, haklı nedenle davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağı şirketten çıkartılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." şeklinde düzenleme mevcuttur.Mahkememizce bu istem ve anılan yasal düzenleme kapsamında tahkikata başlanmış ancak 15/11/2023 tarihli celsede davacı vekilince, davacının karşı taraf ile anlaştığı, hisselerinin devredildiği, davanın konusuz kaldığı beyan edilmiştir. Davacı vekilinin anlaşma ve konusuz kalma beyanı yönünden beyanlarının sunulması için davalı şirket adına ihtarlı davetiye çıkarılmış, tebliğ edilmiş, ancak beyan sunulmamıştır....
a ait %80 hissenin devir taahhüdü kapsamında müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, söz konusu hissenin müvekkiline aidiyetinin tespitine, ayrıca şirket ortakları olan...ve ...'ın haklı nedenle şirketten çıkartılmasına ve bu talepleri kabul edilmediği takdirde davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile müvekkilinin ortaklık payının kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında fesih ve tasfiye talebinden feragat etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile ortaklık payının kendilerine ödenmesi yönündeki talebin feragat nedeniyle, bunlar dışındaki sair taleplerin ise sübuta ermediğinden reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/383 Esas KARAR NO : 2022/538 DAVA : Ticari Şirketin Fesih ve Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 04/06/2021 KARAR TARİHİ : 08/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirketin Fesih ve Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Davalı şirketin iki ortaklı ---- müvekkili söz konusu şirketin %50 ortağı ve --- uyarınca şirketi 3 yıl süreyle idareye yetkili şirket müdürü olduğunu, davalı şirketin diğer %50 paya sahip ortağı ise ......
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Davacı ------- bilgisi dışında açıldığını, dolandırıldığını belirterek dava açmış, davasını Sicile yöneltmiştir.TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca limited şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesine ilişkin davada davalı sıfatı şirkete aittir. Davanın şirkete karşı yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup ----- pasif husumeti bulunmamaktadır. Bu nedenle açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/03/2014 gün ve 2004/368-2014/122 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Dava, anonim şirketin fesih ve tasfiyesi ile kâr payı istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından, şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik mahkemenin verdiği karar temyiz sebebi yapılmamış, sadece kâr payı istemine ilişkin verilen karar temyiz edilmiştir. Davacı vekili, 1,59 TL kâr payının tahsilini talep ettiğine göre, mahkemece verilen karar, karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427/2. maddesi gereğince, miktar yönünden kesin niteliktedir. Kesinlik sınırı, karar tarihi olan 07.03.2014 tarihi itibariyle 1.890,00 TL'dir. Bu durumda, mahkemece ret edilen miktar, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmaktadır....


