ın "şirketin daha öncesinde otomotiv servisi çalıştırırken borçlarından dolayı tasfiye edildiğini, 3 yıldır böyle bir şirketin bulunmadığını" bildirdiği, davalı şirketin esasen halen devam eden ticari bir faaliyetinin olmadığı, şirket ortaklarının birbiriyle bağlantı kuramadıkları, şirketin defter ve belgelerine ulaşılamadığı, davalı şirketin haklı sebeple feshi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, İzmir Ticaret Sicili Merkez 129390 numarasında kayıtlı "D.T.Z. OTOMOTİV YEDEK PARÇA SERVİS OTO KİRALAMA TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ"nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir. Kararı, davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Şirketin feshi davasının ortaklık tüzel kişiliğine karşı açılması gerekli ve yeterli olup, şirket ortağına husumet yöneltilmesi doğru değildir....
ın tasfiye memuru olarak atanmasına, hüküm kesinleşinceye kadar kayyumluk görevinin devamına, şirkete kayyum atanması ve fesih kararının davacının müdür seçiminin iptali dışındaki diğer taleplerini de karşıladığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, yerinde görülmeyen müdür seçiminin iptaline ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalılar temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın şirketin fesih ve tasfiyesi yanında şirket müdürünün azli istemini de içermesine, bu bağlamda davalılardan şirket müdürü olan ...'e husumet yöneltilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı şirket temsilcisinin ve davalılardan ...'in tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Ancak, fesih ve tasfiye davasında, husumetin yalnızca şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir....
Davacının halihazırda şirket ortağı konumunda olduğu, şirketin feshini talep eden konumunda olduğu, bu çerçevede fesih ve tasfiye davasının şirket dışında ayrıca davalı gerçek kişiler aleyhine dahi açıldığı tartışmasızdır. 6102 sayılı TTK. m. 636 hükmüne dayanan limited şirketin haklı sebeple feshi istemine ilişkindir. Şirketin fesih ve tasfiyesi ancak şirket tüzel kişiliğinin davalı olarak gösterilmesi ile sağlanabilir. Bu noktada şirket ortaklarının, şirketin fesih ve tasfiyesi davası açısından pasif sıfatları karşısında usul ekonomisi gereği bu kişiler hakkında açılan davada mahkememizce ayırma kararı vermek gerekmiştir. Esasen bu konuda gerek doktrin gerekse yargısal uygulamalar açıktır....
satın alınması, TTK'nin 551/4-son maddesine göre esas sermayeyi aşan şirket malvarlığından ödenmesi ya da bu mümkün olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesi şeklinde yapılmasına, tasfiye sonucu ortaya çıkacak alacağın ihtar tarihinden itibaren banka reeskont oranında faiziyle tahsiline, son beş yılın reel kârından davacı hissesine düşen kısmın talebi konusundaki hakkın saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir....
Derdest dosyada davacı yetkili ve ortağın, yetkilisi olduğu davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için dava açtığı; bu davada davalı şirket ile advaı arasında menfaat çatışması olduğu, mahkemenin davacıya , temsil kayyımı atanmasını sağlamak üzere dava açması için kesin süre verdiği, iş bu davanın da temsil kayyımı talepli olarak açıldığı görülmüştür. TMK.nun “Temsil “başlıklı 426. Maddesine göre, “Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar: 1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse, 2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, 3....
nin yönetim kurulu üyeleri ve tasfiye memuru olduklarından ve görevli bulundukları dönemde şirketi zarara uğrattıklarından bahisle maddi tazminat davası açıldığı, davanın derdest olduğu, yargılama sırasında ihya davası açılması için süre verildiği,tasfiye halinde ....'nin 15/03/1989 tarihinde kurulduğu,... Ticaret Sicili Merkez ...sicil numarası aldığı, 6102 sayılı TTK geçici 7.madde uyarınca şirket ortakları tarafından şirketin fesih ve tasfiyesi için ...'...
reddine, davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ve davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/352 KARAR NO : 2023/343 DAVA : Fesih ve Tasfiye DAVA TARİHİ : 28/04/2023 KARAR TARİHİ : 03/05/2023 Mahkememize tevzi edilen Fesih ve Tasfiye davasının tensiben yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde;... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi ve ... Sistemler Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin grup şirketler olduğunu, müvekkili tarafından ortağı olduğu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile haklı nedenle fesih ve tasfiyesi, kabul edilmemesi halinde müvekkilinin ortaklıktan çıkması talepli davasının açıldığını, davanın derdest olduğunu, ancak bu dosyaya taraf olarak sehven grup şirketler olan ... Ticaret Limited Şirketi ve ... Sistemler Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin dahil edilmediğinden bu davayı açma zorunluluğunun ortaya çıktığını, ... Ticaret Ltd. Şti. ve ... Sistemler San....
Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı Şirket'te % 22,22 hissesi bulunduğunu, 03.12.2012 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde davacılar adına sahte imza atıldığını, 29.01.2013 tarihli genel kurulda herhangi bir mecburiyet ve ivedilik olmadığı halde sermayenin artırıldığını, uzun süredir kar dağıtımı yapılmadığını, şirketin kötü yönetildiğinden sürekli zarar ettiğini, ortaklar arasında güven ilişkisi kalmadığını, TTK'nın 531. maddesi şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesi ile davacıların tasfiye paylarının tahsilini, tasfiyeye karar verilmezse davacıların ortaklıktan çıkartılmalarını, şirket paylarının gerçek değerinin ödenmesini talep ve dava etmiştir....
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dava dilekçesinde davalı şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklı tazminatın kendisine ödenmesini talep ettiği, doğrudan zararını ispatlayamadığı, davacının talebi aşılarak kendisine ödenmesini talep ettiği zararın şirkete ödenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı şirketin feshi dışında başka uygun alternatif çözüm yolunun bulunmadığı göz önünde tutulduğunda asıl dava yönünden davalı şirketin feshine, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl dava yönünden, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi davasının kabulü halinde davalı şirketten maktu harç, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasının kabul veya kısmen kabulü halinde ise kabul edilen miktar üzerinden davalı şirket müdüründen nispi harç alınması gerektiği, şirketin fesih ve tasfiyesi talebi ile şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebi ayrımı yapmadan harcın davalılardan tahsiline karar verilmesi yerinde...


