Şti'nin müvekkiline borçlu olduğunu, müvekkilinin bu alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, borçlu şirketin davalı şirkette bulunan payına haciz konulduğunu, davalı şirkete icra takip dosyasından TTK 522. maddesi uyarınca fesih ihbar muhtırası gönderildiğini, şirketin fesih ve tasfiyesi için tüm koşulların oluştuğunu belirterek davalı şirketin TTK 522. maddesi gereğince fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davaya cevap vermemiş yargılama aşamasında ise şirketin fesih ihbarının sadece şirkete değil tüm ortaklara ayrı ayrı tebliğ edilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için gerekli yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 9,40 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 11/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/762 KARAR NO : 2021/575 DAVA : Fesih ve Tasfiye DAVA TARİHİ : 22/12/2020 KARAR TARİHİ : 02/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Fesih ve Tasfiye davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %50 oranında ortağı olduğunu, 2017-2018-2019 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısının 26/06/2020 tarihinde yapıldığını, ancak yönetim kurulunun seçilemediğini, şirketin organsız kaldığını, şirketin 2017-2018-2019 yıllarında zarar ettiğini, müvekkilinin şirketin ayakta kalması için sürekli avans verdiğini, bankaya olan kredi borcunun ödenmesi için davacının ve eşinin taşınmazlarının satıldığını, buna rağmen şirketin zarar etmesinin önlenemediğini, şirketin hale hazırda müvekkiline ve eşine milyonlarca lira borçlu olduğunu, şu an itibariyle şirketin faaliyetinin olmadığını, merkezinin sanal ofiste bulunduğunu ve tabela şirketi durumunda olduğunu, belirtilen...
talep olunan fesih ve tasfiyeye ilişkin kararın, davalı şirket ortakları tarafından zaten alınmış olduğu, davacının da bu ortaklardan olduğu, % 95 pay oranı ile davacının tasfiyeyi sonlandırmamış olan tasfiye memurunu değiştirmeye dair karar almasında bir engel olmadığı, ancak tasfiye kararı almış şirketin fesih ve tasfiyesi istemli davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığı kanaatiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir....
, şirketin aynı zamanda geri ödenmeyen kredi borçları olduğunu, davalı ...’tan bilgi alamadığını, şirketin kötü yöentildiğini ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir....
Ve Tic. Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesi talepli İzmir .. ATM'nin ... esas sayılı davasını açtıklarını, şirketin münferiden temsile yetkili olanlarının yetki sürelerinin 27/06/2016 tarihinde sona ermesi nedeniyle şirketin temsilcisiz kaldığının mahkemece tespit edilmesi üzerine söz konusu davada şirketi temsil etmesi için temsilci kayyımı atanması için dava açmak üzere kendilerine süre verildiğini ileri sürerek, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ni temsil etmek üzere kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir. ... Müdürlüğünce gönderilen sicil dosyasının incelenmesinden; ... Çeyiz Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ... Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı, adresinin .. Sk. No : ... .../ İZMİR olduu, şirketin iki ortaklı, ortaklarının ... Usta, ... ve her bir ortağın pay durumunun % 50 anlaşılmıştır. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......
ın şirket faaliyetlerini basiretli bir şekilde yürütmediği, bu nedenle davacının şirketin tasfiyesini istemekte haklı bulunduğu, şirket müdürünün şirkete verdiği zarardan dolayı talep edilen alacak miktarının tasfiye sırasında oluşacak duruma göre tasfiye memuru tarafından değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine sair taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik karar yönünden temyiz itirazının reddi gerekmiştir. ...- Dava dilekçesinde, şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirket müdürü aleyhine sorumluluk davası birlikte açılmış olup, bu iki davanın birlikte görülmesi mümkün değildir....
ın şirketin devamından yana olduğunu, bu nedenlerle şirketin fesih ve tasfiyesi yerine davalı ...'nin çıkma payının kendisine ödenmek suretiyle şirketten çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; şirketin merkezinin mahkememiz yargı sınırları içinde bulunduğu, bu bağlamda davaya bakma görev ve yetkisinin mahkememize ait olduğu, şirketin davanın tarafları olan ... ve ... tarafından müştereken temsil edildikleri anlaşılmıştır....
vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Dava, mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi uyarınca limited şirket ortağının şahsi borcu nedeniyle davacı alacaklının davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davacı taraf, davalı limited şirketlerin ortağı olan davalı ... hakkında başlattıkları icra takibi sonucu pay haczi yaptırdıklarını ve borcun ödenmediğini ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi isteminde bulunmuş, mahkemece TTK'nın 522. maddesindeki koşulların oluştuğu sonucuna varılarak davanın kabulü ile davalı şirketlerin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş, bu karar da Dairemize ait 08.05.2014 tarihli ilam ile onanmıştır. Oysa ki, ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının şirketin fesih ve tasfiyesini isteyebilme imkanını tanıyan mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi yargılama sırasında yürürlükten kaldırılmıştır....
Somut olayda; dava limited şirketin fesih ve tasfiyesi, terditli olarak da davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi davası olup, davalı şirketin mevcut malvarlığının gereksiz yere azaltılmasının önlenmesinde davacının hukuki yararının bulunduğu sonucuna varılmış, teminat karşılığında davalı şirkete ait taşınmazların iradi olarak 3. kişilere satış ve devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır....


