A.Ş. isimli şirketin yönetim kurulu üyesi olup mali-finans işlerinden sorumlu olduğunu, bunun dışında inşaat işinin yapımı ve yürütülmesi ile ilgili bir görevi bulunmadığını, bu işlerle şirketin diğer ortağı ... isimli kişinin ilgilendiğini savunmaları karşısında, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması bakımından, öncelikle sanığın ortağı olduğu ... ve Tic. A.Ş. İsimli şirketin inşaat işlerinden sorumlu yetkilisinin kim olduğunun tespit edilmesi yönünden Ticaret Sicil Gazetesi ile şirket ana sözleşmesi ve şirket kayıtlarından bu hususun araştırılması, ...'...
Süresi içinde davalı Gelir İdaresi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti hukuksal nedenine dayalı olarak TMK'nun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi davasıdır. Davacı vekili, müvekkillerinin miras bırakanı ...'ın 17.03.2008 tarihinde öldüğünü belirterek terekenin borca batık olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dairemizin 13.01.2016 tarih, 2015/2495 E. 2016/296 K. Sayılı ilamı ile hüküm onanmıştır. Dairemizin onama kararına karşı davalı Gelir İdaresi vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur....
Şti. adına çek ve bono keşide ettiği, bunların ödenmiş olduğunu beyan ettiği, dosyaya sunulan ve “ödenmiş bono” olarak belirtilen senetlerin de sanık tarafından şirket adına keşide edilmiş olduğu, dosyaya sunulan tahsilat makbuzlarında taraflar arasında başkaca çek ve senet alışverişinin olduğunun anlaşıldığı, katılan beyanında şirketin resmi yetkilisinin kim olduğunu bilmediği, yetkili olarak sanığı bildikleri ve bu güne kadar aldıkları senetlerin de sanık tarafından verilip daha önceleri ödendiğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanık tarafından ortağı olduğu şirket adına daha önce imzalanıp ödenen çek veya senetler olup olmadığı ilgili bankadan araştırılıp gerektiğinde çek/çeklerin verildiği kişilerde tanık olarak dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanık hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;...
Dosyada mübrez ek raporda özetle; Davacı ------- kefiller----- kefiller ..--- borçlu:----,---- tarih asıl borçlu:----- Davalı kefil ...---- tarihlerde şirket ortağı olduğu ----kayıtlarından görüldüğü, Dava dosyasına sunulan ek delillerden; Davalı------- dönemde şirket ortağı olmadığı, ------sözleşmesinin imzalandığı dönemde evli olduğu tespit edilmiş olup, ------ imzasının alınmasında yasal şartların yerine getirilmediği hususu sayın mahkemenin takdirinde olduğu, --- Temerrüt tarihinin Takip tarihi olarak Kabulün Takdiri Durumunda, ......
"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, davacının 01.02.2004 tarihinden itibaren çakışan dönemde 506 sayılı Kanuna tabi sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir....
Senedin keşideci yerini düzenleyen bölümünde şirket ve şirket temsilcisinin (aynı kişinin) elinden çıkmış iki imzasının bulunması halinde ve imzalayanın şirket temsilcisi olması durumunda imzalardan şirket kaşesi üzerine atılanın şirket adına, açığa atılan diğer imzanın da imza sahibinin şahsı adına atılmış olduğunun kabulü zorunludur. Her iki imzanın da kaşe dışında olması halinde de birisinin şirket adına, diğerinin de aval için olduğunun kabulü gerekir. Zira, senetteki borçtan sorumlu olmak için keşidecinin tek imzası yeterli olup; birden fazla imza atılmasına gerek bulunmamaktadır...''denilmiştir. Somut olayda, takibe konu bonoda keşideci olarak ... Ltd. Şti yazılı olup, senet, şirket kaşesi dışına atılan çift imza ile keşide edilmiştir. Davacının senetteki imzaları inkar etmediği de gözetildiğinde davacının bonoda bulunan ikinci imzasının aval olarak atıldığının ve dolayısıyla da borçtan şahsen sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinden davanın reddine karar verilmiştir....
Şu halde açıklanan yasal hükümler gereğince, murisin; “ortağı” ve “temsilcisi” olduğu limitet şirketin, şirketin malvarlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borcundan, şirket ortağı olarak “koyduğu sermaye hissesi oranında” doğrudan doğruya; “temsilcisi” olarak da şahsi sorumluğu söz konusudur. Murisin yasal mirasçısı olan davacılar hakkında, amme alacaklısı tarafından henüz takibe geçilmemiş olması, yasal mirasçıların borç tehdidi altında olmadıkları anlamına gelmez....
./01/2012 tarih ve 2010/162-2012/... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı şirketin ortağı iken, eşinin işlerinin bozulması ve kendisinin de eşi lehine kefalet vermesi nedeniyle şirket hisselerinin alacaklılarca haczedilmesinin önlenmesi amacıyla davalıların ısrarı üzerine hisselerinin tamamını 04.09.2007 tarihinde davalı şirket ortağı ...'...
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı ... yetkilisi ve ortağı bulunan davalı ...' a davacı şirket tarafından, bazı ihalelere girmek, araç kiralamak ve kiraya vermek vs. bazı işleri takip etmesi için vekaletname verildiği, ancak bono, çek, vs. kıymetli evrak tanzimi için yetki verilmediği, ...'ın vekaletnamede tek tek sayılan işlemler dışında hiçbir şekilde, davacı şirketi temsil yetkisi bulunmadığı halde davacının borçlu olmadığını bildiği halde, davacı şirket kaşesini kullanarak, ortağı bulunduğu .... lehine dava konusu bonoları sahte olarak tanzim ettiği, anılan senetler nedeniyle davacının borçlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, sahtelik iddiasına dayanan menfi tespit davasının iyiniyetli hamillere karşı da açılabileceği belirtilerek, davanın kabulü ile davaya konu senetler nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ve senetlerin iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....
İNCELEME ve GEREKÇE:Asıl dava, davacı -----davalı şirket ortağı olmadığının tespiti istemine ilişkin olup birleşen dava ise davacının-----kullanıldığı ileri sürülerek, adına davalı şirket kurulan davacının şirketin ortağı olmadığının tespiti için açılan asıl davada, tescil talepnamesi ve davalı şirket ana sözleşmesindeki imzaların davacıya ait olduğunu onaylayan noter aleyhine dava açılması için verilen ara karar uyarınca açılmış tespit davasıdır. Davalı şirketin ----------- cevabı yazısı doğrultusunda davaya konu davalı ---- imza beyanname asılları ve -----cevabı yazısı doğrultusunda davaya konu davalı ----taahhütname aslı celbedilmiştir....


