Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 22/02/2018 tarih, ......ayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde, borçlu vekilinin ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, borçlunun mernis adresinin tebligat yapılan adresten farklı olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin 24.02.2016 olarak düzeltilmesi ile icra dosyasında yapılan işlemler arasında bir yıllık sürelerin dolduğunu ve dosya takipsiz kalmış olmasına rağmen dosyanın düşürülmediğini, derdest gibi icra işlemlerine devam edildiğini ileri sürerek dosyanın düştüğünün tespitine karar verilmesi talepleriyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; usulsüz...
Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti ve haczedilmezlik şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; usulsüz tebligat iddiası yönünden şikayetin kabulü ile, şikayetçi borçlu muris ...'e yapılan 26.11.2020 tarihli tebliğ işleminin usulsüz olduğunun tespitine, tebliğ tarihinin 23.12.2020 tarihi olduğunun kabul ve tespitine, haczedilmezlik iddiası yönünden şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayet eden-borçlu mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, kamu görevini usulsüz üstlenme HÜKÜM : Asıl karar: Dolandırıcılık suçundan TCK.nın 157/1, 52/2, 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet Kamu görevini usulsüz üstlenme suçundan TCK.nın 262/1, 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet EK KARAR : Temyiz isteminin reddi Dolandırıcılık ve kamu görevini usulsüz üstlenme suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler ile temyiz isteminin reddine dair ek karar, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca “tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen” bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya...
ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; bila tebliğ iade edilen ödeme emri tebligatının, borçlu şirketin adresten taşındığı tespiti yönünden usulsüz olduğunu, zira şirket sahiplerinin tebliğ tarihinde yurtdışında olup şirketin adresten taşınmadığını, ayrıca tebligat mazbatasında şirketin nereye taşındığına ilişkin bir tespitin de yer almadığını, mazbatada yazılı komşunun kim olduğunun anlaşılamadığını, bila tebliğ iade edilen tebligat üzerine TK'nın 35. maddesi gereğince yapılan tebligatın da, tebliğin bu madde gereğince yapılacağına ilişkin meşruhatı içermemesi ve mavi renkli zarf ile gönderilmemesi nedenleri ile usulsüz olduğunu ileri sürerek ödeme emri tebligatının iptali ile tebligatı öğrenme tarihinin 29.01.2020 olarak kabulünü talep etmiştir. II....
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki adresine, buna ilişkin şerh verilerek 21/2. madde uyarınca tebligat çıkartılmalıdır. Ayrıca Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır, ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir" hükmü yer almaktadır....
Mahallesi 2413 Sk, No: 36 ....“ adresine çıkarıldığı ancak şüphelinin tanınmadığından bahisle bila tebliğ iade edildiği, bu kez aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat çıkarılıp davetine uymadığından bahisle dava açıldığı, dosya kapsamıyla anılan adrese daha önce yapılmış geçerli bir tebligat bulunmadığı dolayısıyla TK 35'e göre tebligat çıkarılmasının usulsüz olduğu, usulsüz işleme dayalı olarak şüphelinin denetime ısrarla uymadığından bahsedilemeyeceğinden hatalı tebligata dayalı olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılıp dava açılamayacağından iddianamenin iadesine karar verildiği, d) Cumhuriyet savcısının 09/12/2015 tarihli dilekçesiyle bu karara itiraz etmesi üzerine Ağır Ceza Mahkemesi'nce, 17/06/2015 tarihinde 2015/450 değişik iş sayı ile "itiraz dilekçesindeki gerekçe yerinde olduğu " gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verildiği, Anlaşılmıştır....
Usulsüz tebliğe ilişkin şikayetin, İİK.nun 16/1. maddesi uyarınca, tebligatın usulsüzlüğünden haberdar olunduğu tarihten itibaren yedi günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapılması gerekir. Somut olayda, İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün 2015/4708 Esas sayılı takip dosyasına sunulan 13.02.2015 tarihli itiraz dilekçesinde borçlunun hakkındaki takipten 12.02.2015 tarihinde haberdar olduğu belirtilmektedir. Borca itiraza ilişkin olarak sunulan dilekçede muttali olma tarihi 12.02.2015 olarak beyan edildiğine göre, 20.02.2015 tarihinde yapılan başvuru yukarıda açıklanan yasa hükmünde öngörülen yedi günlük şikayet süresinden sonradır. Bu durumda mahkemece, ödeme emrine ilişkin usulsüz tebligat şikayetinin süre yönünden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'...
Temyiz Sebepleri Borçlu, şikayet ve itiraz dilekçesi içeriğini aynen tekrarlamış, bundan başka şikayet dilekçesinde tanık deliline dayanıldığını, tanıkların bildirilmesi için süre verilmediğini, gerekli araştırmanın yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna ilişkin şikayet ile borca, faize, ferilere ve zaman aşımı itirazına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 16, 169, Tebligat Kanununun 16. maddeleri. 3....
iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının "..." adresine gönderildiği ve tebligatın sanığın tanınmadığından bahisle mercine iade edildiği, söz konusu kararın sanığın bilinen son adresi olan “...” yerine aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince tebliğ edildiği dolayısıyla sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı hükmedilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar tebliğinin usulsüz olduğu anlaşıldığından kararın kesinleşmediği, buna bağlı olarak Mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı ve "yok" hükmünde olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz dilekçesinin 13/11/2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın...
Merkez/ Balıkesir olduğu halde bu adresden farklı ... mah...... adresine gerekçeli kararın tebliğe çıkartıldığı, tanınmadığından bahisle iade geldiği, bunun üzerine sanığın bildirdiği adrese aynı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapıldığı, bu tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın bilinen en son adresine gerekçeli kararın tebliğe çıkarılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde ise sanığın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi (mernis adresi) belirlenerek gerekçeli kararın bu adrese tebliği ile buna ilişkin tebliğ evrakı ile birlikte, verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenerek, dosyanın incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 10/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


