Somut olayda borçlunun şikayeti tebligat usulsüzlüğüne ilişkin olup, borçlu dilekçesinde öğrendiği tarihi belirtmemiş ise de; dava tarihi itibariyle usulsüz tebliğden haberdar olduğunun kabulü gerekir. Aksi alacaklı tarafından iddia edilmediğinden ve dosyada daha evvel haberdar olduğuna dair bir delil de bulunmadığından istemin süresinde olduğu kabul edilerek işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek şikayetin yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de; mahkemece tebligat usulsüzlüğüne ilişkin şikayet reddedilerek icra inkar tazminatına hükmedilmişse de, tebligat usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin reddi halinde icra inkar tazminatı verileceğine ilişkin yasal düzenleme olmadığından tazminata ilişkin verilen karar da doğru değildir....
Somut olayda, borçlunun meskeniyet şikayetinde bulunduğu taşınmazına 11.08.2014 tarihinde tapuda haciz şerhi işlendiği, İİK'nun 103. maddesine ilişkin davetiyenin borçluya 27.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun şikayet dilekçesinde 103 davetiyesi tebliğ işlemine yönelik bir tebligat usulsüzlüğü iddiasının bulunmadığı, icra mahkemesine yapılan meskeniyet şikayeti başvurusunun ise 24.08.2015'te olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; şikayete konu taşınmazın haczedildiğine ilişkin olarak borçluya tebliğ edilen 103 davetiyesi tebligatının usulsüz olduğuna ilişkin bir iddia bulunmadığından bu tebliğ işleminin usulsüz olduğu mahkemece resen gözetilemeyeceği gibi, borçlunun şikayet dilekçesinde ileri sürmediği 103 davetiyesi tebliğ işlemine ilişkin usulsüzlük iddiasını temyiz aşamasında ileri sürmüş olması da, şikayet konusu yapılmayan hususların temyiz aşamasında değerlendirilemeyeceği tabi olduğundan sonuca etkili olmayacaktır....
Bu açıklamalar ışığında;yokluklarında verilen karara ilişkin 1- Mağdur sanık ...’in duruşmada bildirdiği en son adresinden farklı olan MERNİS adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu, 2- Sanık ...’in en son bildirdiği adrese mernis şerhi ile tebliğe çıkarılarak muhtarın imzasına tebliğ işleminin yapıldığı bu suretle tebligatın usulsüz olduğu, Anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın, mağdur sanık ... ve sanık ...’e tebliğ işlemi gerçekleştirildikten sonra tebliğ edildiğine dair evrak, verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenmek ve ek tebliğname düzenlendikten sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 19/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi: Borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması İİK. nun 16.maddesine dayalı "şikayet" olup, aynı maddenin 1.fıkrası gereğince şikayetin, usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük sürede yapılması gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı (mağdur ...’e karşı), cinsel taciz (mağdure ...’a karşı), aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali (mağdure ...’ya karşı) HÜKÜM : Sanığın çocuğun cinsel istismarı ve aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçlarından mahkumiyeti ile cinsel taciz suçundan açılan kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşmesine dair Ankara 8....
tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 22/05/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan kaynaklı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 06/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.Tebligat Kanunu'nun 10. Maddesine, 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı yasa ile eklenen 2. fıkraya göre; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen sıra cetveline şikayetin sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 27.05.2015 gün ve 2014/4374 Esas, 2015/3943 Karar sayılı ilamını şikayetçiye 08.07.2015 tarihinde usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşılmış, şikayetçinin 20.07.2015 tarihli karar düzeltme talebi süresinde kabul edilerek, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Şikayetçi vekili, şikayet olunanlarca şikayet dışı borçlu aleyhine başlatılan takipler sonucu açılan tasarrufun iptali davası ile müvekkilinin borçludan satın aldığı taşınmaz için tasarrufun iptaline karar verildiğini, taşınmazın satışı sonrası düzenlenen sıra cetvelinde, uygulanan kamu hacizlerinin dikkate alınmaması nedeniyle sıra cetvelinin usulsüz olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....
Sıra cetvelinin iptaline ilişkin şikayette sıra cetvelindeki diğer alacaklıların takip dosyalarında borçluya yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürme hakları olup, mahkemece gerekçede borçlunun bu husuta şikayet hakkı olmadığının belirtilmesi doğru görülmemiş ise de karar gerekçesinin belirtilen husus haricinde kalan bölümü ve karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca hükmün, yukarı da yazılı gerekçesi çıkarılması sureti ile onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, sonucu itibariyle doğru olan hükmün, gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Uyuşmazlık ve hüküm icra müdürlüğünce usulsüz tebligata ve cebri icra yolu ile satılan gayrimenkulle ilgili şikayete ilişkin olup, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 12.05.2011 tarihli 2011/1 sayılı kararı gereğince inceleme görevi Yargıtay 12. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 18.07.2011 (Pzt.)...
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayet, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük sürede icra mahkemesine yapılmalıdır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğinden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Borçlu icra mahkemesine başvurusunda, diğer şikayet ve itirazlarının yanında ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu da ileri sürdüğü halde, mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı, olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediği görülmektedir. Mahkemece; öncelikle tebligatın usulsüz olduğuna ilişkin şikayetin incelenerek tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varılması halinde, tebligat tarihinin TK.'...


