ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/270 Esas KARAR NO: 2022/886 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/04/2021 KARAR TARİHİ: 15/11/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili----------- faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın mevcut olan -------- elektrik bedeline ilişkin düzenlenen faturaların gününde ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, borçlunun süresi içerisinde borca itiraz ettiğini, yapılan bu itirazın haksız ve hukuki mesnetten uzak iddialar olduğunu, müvekkili şirket tarafından borçluya düzenlenen ---- faturaların ödenmemiş olması sebebi ile------- sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiğini, bu faturaların son ödeme tarihlerinin ekte sunulan fatura örneklerinde göründüğünü belirterek, fazlaya ilşkin dava ve şikayet hakları saklı kalmak üzere borçlu şirketin icra takibine yaptığı...
İcra Müdürlüğü dosyasından 25.11.2010 tarihinde davadışı başka bir gayrimenkulün teslimi işlemi sırasında davalı tarafından haksız olarak el konularak davacılara ait genel ev olarak işletilen yapının da tahliye işlemine konu edildiğini, yapılan şikayet üzerine Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/36 Esas ve 2011/210 Karar sayılı kararıyla usulsüz icra işleminin iptal edildiğini, davalı tarafın ise o dava sırasında taşınmaza el koyduğunu kabul ettiğini ancak, bugüne kadar taşınmazı müvekkillerine teslim etmediğini, Ankara .........
DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından banka kayıtları, ödemelere ilişkin slip fotokopileri, chargeback işlemine ilişkin evrak ve belgeler, Teftiş Kurulu Başkanlığının ... tarihli raporu, üye iş yeri sözleşmesi örnekleri dosyaya ibraz edilmiş, tarafların banka kayıtları celp edilmiş, ...C.Başsavcılığı ...soruşturma sayılı hazırlık evrakı getirtilmiş, davalıların kredi kartlarının olay tarihi itibariyle limitleri sorulmuş, tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra talimat mahkemesi aracılığıyla rapor aldırılmıştır. Yargılama sırasında davacı vekili davalı ... hakkındaki davayı atiye bırakmış, davalıya meşruhatlı tebligat yapılmış, davalı usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya gelerek atiye bırakmaya ilişkin beyanda bulunmadığından davaya Keziban yönünden de devam olunmuştur. ... C.Başsavcılığının ... soruşturma sayılı hazırlık evrakının incelenmesinden; davacı tarafça yapılan şikayet nedeniyle başlatılan soruşturmanın derdest olduğu anlaşılmıştır....
Haciz ihbarnamelerinin usulü dairesinde tebliğ edildiğini, yapılan takibe, davacı tarafça süresi içerisinde itiraz edilmediğini, davacı tarafın yapılan tebligatların usulsüz yapıldığını iddia ettiğini ancak icra dosyasının incelendiğinde davacı vekili tarafından 03.10.2023 tarihinde icra dosyasına vekaletnamesinin sunulduğunu, usulsüz tebligata dayanan davacının 7 gün içerisinde usulsüz tebligat nedeniyle İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet yoluna gitmesinin gerektiğini ancak 10.10.2023 tarihine kadar herhangi bir dava açılmadığını, işbu davanın 11.10.2023 tarihinde açıldığını, bu nedenle tebligatın usulsüz olduğunun, davacı tarafın haciz ihbarnamesinden haberdar olmadığını iddia ettiğini ancak davacı tarafça vekili Av. ... tarafından 10.01.2017 tarihinde icra dosyasına itiraz sunulduğunu, 16.06.2020 tarihinde maaşı üzerine haciz konulduğunu ve 25.07.2023 tarihinden itibaren de kesintiler icra dosyasına aktarılmaya başlandığını, belirtilen nedenlerle davanın reddi ile davacı aleyhine %20 icra...
O halde, mahkemece, borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Sayılı dosyası ile; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 25.03.2018 tanzim tarihli, 25.06.2018 tarihli vade tarihli 185.000,00 TL bedelli bono ile icra takibi başlatıldığı, öncelikle takibin kesinleştiği ve haciz müzekkerelerinin yazıldığı, sonrasında davacının usulsüz tebligat nedeni ile şikayette bulunduğu ve şikayetin kabulüne karar verildiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... E. Sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinden; davacının ikamet etmediği bir adrese davalı tarafça takip esnasında ödeme emri gönderdiği ve takibin bu şekilde kesinleştirilmek istendiği, yapılan araştırmada davacının tebligat gönderilen adreste hiçbir zaman bulunmadığı anlaşıldığından şikayetin kabulü ile ödeme emrine ilişkin tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmiştir. ... İcra Hukuk Mahkemesi' nin 2019/......
Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalı tarafın icra dosyasına itiraz dilekçesi sunarak borca ve icra müdürlüğünün yetkisine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bunun sonucunda takibin durduğunu ve müvekkili şirketin mağduriyetine sebep olunduğunu, davalının itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilemediğini, icra dairesine yapılan kontrol esnasında görüldüğünü, davalı tarafın usulsüz tebligata ilişkin olarak .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden şikayet yoluna başvurduğunu, Mahkemenin 17.07.2020 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ......
tebligata ilişkin şikayet yoluna başvurulduğunu, Mahkemece,------ sayılı kararı ile tebligatın usulsüzlüğüne ve öğrenme tarihinin 21.12.2016 tarihi olduğunun tespitine karar verildiğini, ------ tarafından yapılan itirazın süresinde olduğundan bahisle, ------- sayılı dosyası ile başlatılan takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin alacağına kavuşamadığını, bu hususun 678 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 33.maddesinde belirtildiğini beyan ederek, davanın kabulü ile, itirazının iptali ve takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada yetkili mahkemenin ------ olduğunu, müvekkili şirketin ------ kadar ------ terör örgütü tarafından teröre finansman sağlamak amacı ile kullanıldığını, müvekkili şirket...
Bu duruma ilişkin örnekler vermek gerekirse; a) Yasama dokunulmazlığı, Cumhuriyet savcılıklarının bazı suçlar hakkında ceza davası açabilmesini sınırlayan sürenin geçmiş olması, izin, şikayet, yeni delil bulunması, açık dava bulunmaması, suçun işlenmesinden sonra ortaya çıkan akıl hastalığı, ön ödemenin yerine getirilmemesi, uzlaşmanın bulunmaması gibi durumlar soruşturma ve kovuşturma şartı olarak gösterilebilir. Yine şikayete bağlı bir suçta şikayetten vazgeçilmesi ya da şikayet süresinin kaçırılmış olması, soruşturma izni alınmadan memur hakkında işlem yapılamayacağı durumunda, soruşturma izni verilmemesi, düşme kararı verilmesini gerektirir. Halbuki bu suçla ilgili olarak beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenme süresi, şüphelinin 5 yıllık süre içinde yükümlülüklere uyması halinde dava açılmasının önlenmesi için verilen bir imkandır. Şüpheliyi, sanık olup cezalandırılmasından koruyan bir hükümdür. Buradaki 5 yıllık süre KOVUŞTURMAMA ŞARTIDIR....
Ceza Dairesinin 08.10.2018 tarihli ve 2017/2707 Esas, 2018/9972 Karar sayılı kararı ile "...1) 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen "bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmüne aykırı şekilde, sanığın savunmasının tespitine yönelik yazılan talimat üzere, talimat mahkemesince şikayet dilekçesinde bildirilen ve sanığın eski mernis adresi olan adrese öncelikle Tebligat Kanunu'nun 10. ve 21/1. maddelerine uygun şekilde tebligat yapılması gerekirken doğrudan "Mernis" ibareli çıkartılan ve Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu gibi, talimatın bila ikmal dönmesi üzerine sanık müdafiinin 20.01.2016 tarihli dilekçesi ile sanığın son adresini bildirip bu adres itibariyle talimat yazılmasını talep...


