Müh.adına usulsüz tebligat şikayetinin süreden reddine karar verildiğini ancak dava dilekçelerinde de belirtildiği üzere usulsüz değil ortada bir tebligatın olmadığını, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmaması sebebiyle icra takiplerinde de taraf ehliyetinin olmadığını, kanuni bir değeri olmayan tebligata dayalı yapılan takibin süreye bağlı olmadan iptali gerekirken mahkemece süre değerlendirmesi yapılması ve dosyanın özüne girilmemesinin alenen hak kaybına yol açtığını, müvekkilinin adi ortaklığın yönetici ortağı olarak ......
nin İİK 89 uyarınca üçüncü kişilerdeki hak ve alacağının bildirilmesi ve haczi için müvekkiline haciz ihbarnameleri gönderilmiş olup Üçüncü Haciz İhbarnamesine karşı bu davanın açıldığını, müvekkilinin borçlu ile herhangi bir alacak - borç ilişkisinde olmaması ve kendisinin 82 yaşında olup herhangi bir ticari faaliyet yürütmediğinden ve kendisine ait olmayan bir borç için cebri icra tehdidi altında kaldığını, müvekkiline dava konusu icra dosyasından 20.593,05 TL tutarlı haciz ihbarnameleri gönderildiğini, müvekkilinin haciz ihbarnamelerinden 18/11/2021 tarihinde haberdar olduğunu ve tebligatların usulsüz olduğunu, usulsüz tebligata ilişkin İstanbul 16....
a tebliğe çıkartıldığı, ancak mazbatada muhatabın çarşıya gitmiş olması nedeniyle adreste bulunamadığının yazılı olduğu, bu bilginin kim tarafından verildiğinin yazılmadığı, keza tebligatın TK 21/2. maddesi gereği mahalle muhtarına tebliğ edildiği anlaşılmakla usulsüz olarak yapıldığı görülmektedir....
Tebligat üzerinde blok ve dükkan no belirtilmemiş adres yetersiz çıkış merciine iade" açıklamalarıyla 23/09/2018 tarihinde tebliğ edilmeksizin mercii iade edildiğinin görülmüş olduğunu, Ticaret odasında da kayıtlı bu adresin müvekkili şirketin bulunduğu adres olup, alacaklı tarafından daha önce taraflanna yapılan ihtarın tebliğ edildiği adres olduğunu, alacaklının tebligatının yapıldığı adresin müvekkilinin yerleşik adresi olduğunu biliyor olmasına rağmen usulsüz ve kötü niyetli TK 35/1 .maddesine göre tebligat çıkanlması talebinde bulunduğunu Tebligat Kanunu 35.maddesi 2.fıkrasına göre ‘‘ adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” Bu hüküm doğrultusunda posta memurunun yapılan tebligata ilişkin herhangi bir nüsha veya bildirim kağıdı bırakmadığını....
Şikayet eden borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olup borçlu ...'nin şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, belirtilen nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Borçlu ...'nin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 31.05.2018 tarih ve 2018/816 E. - 2018/1119 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 18/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sistemine ilişkin olarak anılan şerh verilmeden tebliğ memuru tarafından 2l/2.maddeye göre tebliğ işlemi yapılamaz. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak tebligat gönderilmeli, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine buna ilişkin şerh verilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat çıkartılmalıdır. Somut olayda; muris ...’den borçlu ...e intikal eden ve meskeniyet şikayetine konu ... ili,... ilçesi, ......
Taraflar arasındaki "usulsüz tebliğ şikâyeti" isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, Konya 2. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen şikâyetin reddine ilişkin karar borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına direnilmiştir. 2. Direnme kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. İNCELEME SÜRECİ Borçlu İstemi: 4. Borçlu vekili şikâyet dilekçesinde; alacaklı tarafından Konya 8....
Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine 19.01.2011 tarihli ve 6099 sayılı Kanun ile eklenen 2. fıkrası “…Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır…” şeklindedir. 15. Yönetmeliğin 16. maddesinin 2. fıkrası "…Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır, ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz....
Şikayet eden borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olup borçlunun şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, belirtilen nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca,... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 08.12.2016 tarih ve 2016/166 E. - 2016/137 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA) ve... 15. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 29.09.2016 tarih ve 2016/704 E.-2016/649 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 08/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Eldeki davanın davalısı tarafından usulsüz tebligata ilişkin şikayet yolun başvurulması ile ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 20/12/2018 tarih ve E.2018/... , K.2018/... sayılı kararı ile 15/05/2018 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesine karar verilmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından ... İcra Dairesi’nin 2018/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemi ile dava açıldığı ve yargılama sonucunda verilen 06/12/2018 tarih ve 2019/... sayılı karar ile "...davalı borçlu tarafından itirazın süresinde yapılmadığı, bu nedenle davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı açık olup..." gerekçeleri ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından bu defa eldeki dava ile alacak davası açılmıştır. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... Talimat sayılı dosyasından alınan bilirkişi ön raporu özetle; Davalı ...'...


