CEVAP 1.Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ihalenin hazırlık aşamasında, yapılan tebligatlarda ve ihale aşamasında herhangi bir usulsüz olmadığını belirterek davanın reddine, davacının ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde; tebligatın usulüne uygun yapıldığını, davacının iddiaları tebligatın usulsüz olduğunu doğurmayacağını, buna ilişkin Yargıtay içtihatlarının mevcut olduğunu, taşınmazın gerçek bedele yakın satıldığını, satış ilanının gazetede verilip verilmeyeceği, icra dosyası müdürünün takdirinde olduğunu, kıymet takdiri tebligatı yapıldıktan sonra itiraz süresinin yedi ... olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddine davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III....
CEVAP : Davalı vekili cevabında özetle; itirazın iptaline ilişkin açılan bu davada vekil kaydımız yapıldığı halde ve arabuluculuk müzakerelerine de taraflarınca iştirak edildiği halde dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edildiğini, vekil varken asile tebligat yapılmasının usulsüz olduğunu, Yargıtay ......
Yerel Mahkeme, muhatabın bilinen adresine tebligat yapılamaması ya da bilinen adresinin olmaması halinde tebligat çıkarılan adresin muhatabın adrese dayalı kayıt sistemindeki adresi olması durumunda bu şerhin verilmek suretiyle tebligatın çıkarılması gerektiği, somut olayda icra takip dosyasında şikayetçinin bilinen adresinin olmadığı, bu nedenle borçlunun adrese dayalı kayıt sistemindeki adresi bilinen en son adres kabul edileceğinden bu adrese, adresin muhatabın adrese dayalı kayıt sistemindeki adresi olduğu yazılmak suretiyle tebligat çıkarılmasında ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21.maddesinin 2.fıkrasına göre tebligat yapılmasında yasaya aykırılık olmadığından tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu gerekçesi ile davacının usulsüz tebligata ilişkin şikayetinin reddine, esasa ilişkin sair itiraz ve şikayetlerin yasal 5 günlük süreden sonra yapıldığından reddine ilişkin önceki kararda direnmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra emrinin davacı borçluya 23.10.2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun bu tebligata ilişkin usulsüz tebligat şikayetinde bulunmadığı, usulsüz tebligat şikayetinde bulunanın takibin diğer borçlusu şirket olduğu, borçluya icra emrinin 23.10.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı alacaklı tarafından 21.06.2021 tarihinde satış talebinde bulunulduğu ve 29.06.2021 tarihinde satış avansı açıklaması ile masraf yatırıldığı, her ne kadar davalı alacaklı vekili tarafından 16.12.2020 tarihinde satış talebinde bulunulduğu ve avans yatırıldığı iddia olunmuş ise de 16.12.2020 tarihinin dahi icra emrinin davacı borçluya 23.10.2019 tarihinde tebliğinden itibaren bir sene sonra olduğu, buna göre İİK'nın 150/e maddesinde öngörülen süre içerisinde usulüne uygun olarak yapılmış bir satış talebinin bulunmadığı, bu sebeple takibin düştüğü, düşen takipte yapılan ihalenin feshi gerektiği, bu sebeple feshine...
Aksi takdirde usulsüz tebligat söz konusudur. Tüzel kişiliği olmayan, ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi anlamında işveren olan kamu kurum ve kuruluşları adına çıkarılan tebligatın kurumun yetkili temsilcisine tebliği gerekir (Dairemizin 03.11.2008 gün ve 2008/4948 Esas, 2008/29807 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, yukarıda açıklanan hususlar gereği gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebligatın 7201 sayılı Kanun maddelerine aykırı yapıldığı anlaşılmakla tebligat usulsüz olduğundan mahkemece 26.08.2014 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlenerek kararın 18.08.2014 tarihinde kesinleştirilmesi hüküm ifade etmemektedir. Bu itibarla davalı ......
CEVAP Davalı alacaklı banka vekili cevap dilekçesinde; davacı borçlu şirketin şikayet ve itiraz sebeplerine karşı davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, davanın reddine karar verilerek davacının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. III....
Davalının temyiz itirazlarına itibar edilerek yapılan adres araştırmalarının yetersiz ve bu nedenle tebligatların usulsüz olduğu düşünülse dahi dosya içeriğinden davacı yanın Bakırköy Asliye 3. Hukuk Mahkemesinin,17/12/2010 tarih, 2007/321 Esas, 2010/418 sayılı, temyiz edilmediğinden, 21/06/2011 tarihinde kesinleşen ilamın infazı için Bakırköy 12. İcra Müdürlüğüne yaptığı başvuru üzerine başlatılan 2011/10715 Esas sayılı icra takip dosyasında " ödeme emri ve ekindeki mahkeme ilamının 29/09/2011 tarihinde " AT00025024500 barkot numarası ile davalı ...'a bizzat tebliğ edildiği, ilamlı icra emrinin tebliği üzerine "icra tabinin dayanağı olan ilamın taşınmazın aynına ilişkin olup kesinleşmeden infazının mümkün olmadığı" gerekçesiyle Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesinde bir kısım davalıların vekili olan Av. ... aracılığıyla 04/10/2011 tarihinde yaptığı şikayet yoluyla takibin iptalinin istendiği talebin 17/10/2011 tarihinde reddedildiği anlaşılmaktadır....
Ancak davalı davaya dayanak icra dosyasına sunduğu 03.08.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, usulsüz tebligata dayalı ödeme emrinin 28.07.2015 tarihinde öğrenildiğini, ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin ... ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/582 Esas sayılı dosyasında şikayette bulunduğunu belirtmiş, icra dosyası içerisinde bulunan ... ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 10.08.2015 tarih ve 2015/582 Esas 2015/636 Karar sayılı kararı ile şikayetin kabulüne ve ödeme emri tebliğ tarihinin 28.07.2015 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği, bu kararın tarafların temyiz etmemesi üzerine 11.04.2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacı tahliye istemli olarak davayı 20.05.2015 tarihinde açmıştır....
Köyü 2 Parsel, 3 Parsel, 6 Parsel 1, 2, 3 ve 5 nolu bağımsız bölümler ile 12 Parsel, 23 Parsel ve 24 Parsel sayılı taşınmazlar yönünden ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, tebligatı alan kişinin borçlunun oğlu olması ve oğlunun posta memuruna borçlu ile aynı konutta oturduklarını beyan etmesi nedeniyle tebligata ilişkin iddianın borcun ödenmesini geciktirme amacına matuf olduğu gerekçesiyle şikayetin reddi ile birlikte şikayete konu tüm taşınmazların ihale bedelleri toplamı üzerinden % 10 oranında para cezasına karar verildiği anlaşılmıştır. 1)6 Parsel 3 numaralı bağımsız bölüm ile 12 Parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır....
DAVA Alacaklı vekili şikayet dilekçesinde; İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2020/19053 Esas sayılı dosyasından gönderilen muhtıranın usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra müdürlüğünün İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin kararını gerekçe göstererek kendilerine reddiyatı yapılan tutarın iadesini ihtar ettiğini, bu işlemin yasaya aykırı olduğunu, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/928 Esas sayılı dosyasında sadece usulsüz tebligata ilişkin karar verdiğini, ayrıca paranın iadesi kararı ve karşı vekalet ücretinin iadesi kararı olmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı olarak icra müdürlüğünce düzenlenen muhtıranın iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; takipten haricen haberdar olduklarını, müvekkiline tebligatın elektronik ortamda yapılması gerektiğini, İstanbul 6....


