(CMK'nın 195.) maddesi gereğince düzenlenecek uyarılı davetiyenin; öncelikle bilinen son adresine (sanığın Mahkemeye bildirdiği veya daha önce kendisine geçerli bir tebligat yapılmış olan ya da Tebligat Kanunu'nun 35/son maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara sanık tarafından bildirilmiş bulunan adrese) gönderilmesi; tebligat memurunca, sanığın adresini değiştirmesi ve yeni adresinin belirlenememesi nedeniyle davetiyenin tebliğ edilemeyerek iade edilmesi durumunda, bu kez Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden; yerel mahkeme tarafından muhatap bankanın bildirdiği adrese, doğrudan sözü edilen 35. maddeye göre yapılan usulsüz tebligata dayanılarak ve bu nedenle sanığın savunma hakkı kısıtlanarak yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-3167 sayılı Kanun'un 16/1. maddesinde düzenlenen karşılıksız çek keşide etme suçunda şikayet hakkı, Türk Ticaret Kanunu'nun 702. maddesinde açıklandığı üzere, çeki muhatap bankaya ibraz eden yetkili ve yasal hamil ile bunun...
Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayet eden-borçlu vekili süresinden sonra sunulan 13.04.2022 günlü istinafa ek beyan dilekçesini tekrarla, bilirkişi ücretinin yatırılması gerektiğini belirtilen ve ihtaratı yapılan duruşma zaptının müvekkiline tebliğ edilmediğini, duruşma zaptının müvekkilinin 18 yaşından küçük reşit olmayan 02.09.2006 doğum tarihli kızı Nazlı Can FIRAT'a tebliğ edildiğini, Tebligat Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, usulsüz tebligata dayanarak yerel mahkemece bilirkişi delillinden vazgeçilmesi ve buna dayanarak davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca müvekkilinin duruşmalara katılamadığından ve okuma yazması olmadığından ihtarattan haberdar olamadığından kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1....
Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.Öte yandan, İİK'nun 134/7. maddesinde, satış ilanının tebliğ edilmemesi halinde şikayet süresinin öğrenme tarihinden başlayacağı düzenlenmiştir.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir....
Nilüfer/Bursa” adresinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, tebligat zarflarında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu ve bu adrese Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına ilişkin meşruhat bulunmadığı ve yapılan bu tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. İİK'nun 127. maddesi uyarınca borçluya satış ilanı tebliği zorunlu olup, tebliğ edilmemesi ya da tebliğ işleminin usulsüz olması başlı başına ihalenin feshi nedenidir. O halde, mahkemece, açıklanan nedenlerle istemin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir…” gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir....
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyada davacı -----olup icra müdürlüğü dosyası borçlusu da------- olduğunu, görüldüğü üzere icra dosyası borçlusunun soyadı davacı şirketin unvanı olup bu şirket borçlu ------------ ve kardeşi tarafından yönetilmekte, taraflarından şirkete ve dosya borçlusu ------- haciz ve yakalama işlemi uygulandığı bildirilmesine rağmen davacı şirket kötü niyetli olarak ödeme yapmadığı gibi araçlarının yakalanmasından sonra hem icra hukuk mahkemesinde şikayet yoluna gitmiş ve ayrıca mahkemenizdeki derdest davayı ikame etmiş olduğunu, davacının iddialarının icra dosyasından gönderilen usulsüz tebligata ilişkin olduğu göz önüne alındığında cebri icra işlemlerinin usulune ilişkin hususlarda icra hukuk mahkemelerinin görevli olduğu, bu tür uyuşmazlıkları bu mercinin çözeceği ve verilecek kararın o icra dosyası kapsamındaki tüm tarafları bağlayacağı çok açık olduğunu, davacının usulsüz tebligata ilişkin iddiaları dışında korunacak başka bir menfaati veya uğrayacabileceği...
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı C.1.Gerekçe ve Sonuç Somut olayda; davacı borçlu ...’e yapılan ödeme emri tebliğine ilişkin tebligat parçasının incelenmesinde; tebligatın "Adresin geçici kapalı olması nedeniyle Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereğince ... Mah. Muhtarına tebliğ edildi. Adresin kapısına 2 nolu Örnek yapıştırıldı....
Takip dosyasının incelenmesinde; icra müdürlüğünce yapılan 19.6.2014 tarihli tahliye kararının infazına ilişkin işlem sırasında tutulan tutanakta, borçlu ...'nin hazır olduğu yazılmış olup, adı geçenin imzadan imtina etmesi nedeniyle imzasının alınamadığı da icra müdür yardımcısınca tutanağa şerh edilmiştir. İİK'nun 8/4. maddesi gereğince; icra ve iflas dairesinin tutanakları, hilafı sabit oluncaya kadar muteberdir. Bu durumda, her ne kadar adı geçen borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işlemi usulsüz ise de, TK'nun 32. maddesi gereğince 19.6.2014 tarihli tahliye işlemi sırasında hazır olmakla, borçlunun takipten en geç bu tarihte haberdar olduğunun kabulü gerekir. Bununla birlikte, borçlunun ödeme emri tebliğ işlemi hakkındaki şikayet başvurusunu, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapması gereklidir (HGK'nun 05/06/1991 tarih ve 91/12-258 E., 91/344 K. sayılı kararı)....
Temyiz Sebepleri Mahkemece davanın süresinde açılmadığı ve usulsüz tebligat şikayetinde bulunulmadığına karar vermiş ise de; dava dilekçesinde icra emri tebligatının usulsüz olduğunu, takipten 27.10.2020 tarihinde haberdar olduklarını açıkça belirttiklerini, ancak usulsüz tebligata ilişkin şikayetlerinin yok sayıldığını, davanın esasına girilmeden ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte takibin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 352, 355 ve 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, İİK'nın 150/ı maddesi, Dairemizin 13.01.2021 T. ve 2020/8945 E., 2021/235 K. sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konu takip dosyasında icra emrinin davalı vekiline tebliğ edildiği, icra emrinin davada davalıyı temsil eden vekile tebliğinin usulsüz görülmediği, iş bu dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen icra dosyasında yapılan tebligata karşı şikayet yoluna gidilmediği, ilama dayalı alacak için usulüne uygun şekilde takip yapıldığı, davanın alacak veya tazminat davası olmadığı, bu nedenle zorunlu arabuluculuk dava şartının söz konusu olmadığı, İİK’nın 177/4 maddesi uyarınca şirket yetkilisinin dinlenmesi için duruşmaya davet edilmesine rağmen gelmediği, ilama dayalı bir borcun ödenmediği gerekçesiyle, davalının iflasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesi kararına karşı yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B....
Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesine göre ise; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.'' Aynı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince de; ''Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.'' Tebligat Kanunu'nun 23. maddesinin 1. fıkrasının 8. bendi uyarınca ise; ''Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı...İhtiva etmesi lazımdır.''...


