CEVAP Şikayet edilen davalı ... cevap dilekçesinde özetle, ihaleye ilişkin tüm tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığı, kıymet takdirinin borçluya gerekli şekilde tebliğ edildiği, borçlunun itiraz etmemesi sebebiyle, kıymet takdiri kesinleştikten sonra ihalenin yapıldığı, borçlunun iddialarının mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğu iddiaları ile davanın reddine ile ihalenin %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı/şikayet olunanlara dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir açıklamalı davetiyelerin tebliğine rağmen, davaya cevap vermedikleri görülmüştür. III....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2021 NUMARASI: 2018/1242 Esas, 2021/440 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 05/05/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirket aleyhine 19/02/2018 tarihinde başlatılan icra takibine ilişkin ödeme emrinin, şirketin İTO’daki kayıtlı adresine posta memurunun blok ve dükkan numarası belirtilmediği gerekçesiyle 23/09/2018’de tebliğ edilmeden iade edildiğini, bu adresin müvekkilin yerleşik adresi olduğunu ve alacaklının bu durumu bilerek usulsüz ve kötü niyetli şekilde Tebligat Kanunu 35/1 maddesine dayanarak tebligat çıkarttığını, ayrıca posta memurunun tebligata ilişkin herhangi bir bildirim kağıdı bırakmadığını, müvekkilin menkul ve gayrimenkulleri üzerine hukuka aykırı...
BİRLEŞEN DAVADA TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının alacaklı olduğundan bahisle müvekili davacıya ------ dosyası ile icra takibi başlatmış olduğunu bu takipte tebligatın müvekkiline ulaşmayarak tebligat yasasına aykırı biçimde usulsüz tebligata istinaden takibin kesinleştiğini, müvekkili davacı şirketin iş bu takipten ---- yaptığı üçüncü kişilere 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesi üzerine haberdar olduğunu, usulsüz tebligata ilişkin yapmış oldukları şikayetin ----- kararı ile dosya üzerinden reddedildiğini, red kararının taraflarınca temyiz edildiğini, işbu davayı açma nedenlerinin usulsüz tebligata ilişkin yaptıkları şikayetin reddedilmiş olması olduğunu, zira müvekkilinin yapılan takipten haberdar olması durumunda dosya borcuna itiraz edecek olduğunu, çünkü müvekkilinin alacaklının iddia ettiği gibi ;bir borcu olmadığını, zira taraflar arasında herhangi bir borcun bulunmadığım, müvekkilinin alataklı şirketin ortağı iken ------ ortaklıktan...
Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte asıl dava dosyasında icra emrinin usulsüz tebliği ve takip dosyasında birden fazla icra emri olup, bu belgeler arasında içerik ve miktar yönünden farklılık bulunduğu ve takibe dayanak belgelerin icra emrine eklenmediğine yönelik şikayet sebebiyle yapılan yargılama ve birleşen dava dosyasında icra emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayeti, icra dairesinin yetkisine itiraz, takip dosyasında iki farklı icra emri bulunduğu itirazı ve borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz sebebiyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava dosyası yönünden; davacıların usulsüz tebliğ şikayetlerinin kabulü ile Ankara 9....
Borçlunun şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü husus; bilinen adresi olan ev adresine tebligat yapılmadığı iddiasına ilişkin olup, bilinen adresin birden fazla olması halinde, alacaklı yanca ikamet adresine tebligat çıkarma zorunluluğu olmayıp, somut olayda alacaklı yanca bilinen iş yeri adresine tebligat çıkarıldığı, bilinen adres kavramının dar yorumlanamayacağı buranın iş yeri adresi olmadığının borçlu tarafından iddia edilmediği, ancak dosyayla irtibat kurulamayan, ilgisiz bir adres tebligat çıkarılması durumunda bu hususun gündeme getirilebileceği, dolayısıyla şeklen de usulüne uygun olan tebligata yönelik şikayetin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve bölge adliye mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir....
Buna göre de; alacaklı tarafından takip dosyasına sunulan 13.5.2022 tarihli protokolde şirket adına imzası bulunan Mustafa Akdemir’in, protokolün işbu icra takibine ilişkin olması nedeniyle, protokolün düzenlendiği tarih olan 13.5.2022’de takibe muttali olduğunun ve Avukatlık Kanunu’nda yazılı olan yargısal işler dışında avukatla temsil zorunlu olmadığından, söz konusu usulsüz tebliğ işleminin öğrenilmesi yönünden ticari mümessil olması nedeniyle bu öğrenmenin borçlu şirketi de bağlayacağının kabulü gerekir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Şikayet edilen alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19....
Şikayet dilekçesinde usulsüz tebliğden haberdar olunduğu tarihe ilişkin bir beyanı bulunmadığından ve aksinin yazılı delille kanıtlanamadığına göre, dava tarihinin öğrenme tarihi olarak kabulü ile mahkemece ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine ve tespit edilen tebliğ tarihine göre maaş,taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılması talepleri hakkında karar verilmesi gerekir iken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, şikayet konusu taşınmazın birinci artırmada ihale edildiği anlaşılmakla birlikte, ihale tutanağında satış tarihi ve saatinin yazılmadığı görülmektedir. O halde mahkemece, satış ilanı tebligatının usulsüz olması ve ihale tutanağında ihale tarihi ve saatinin yazılı olmaması hususları gözönünde tutularak ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...
Somut olayda borçlu ...’ya, 30.11.2015 tarihinde, yapılan satış ilanı tebliğine ilişkin tebliğ belgesinin incelenmesinde; "Muhatabın geçici olarak çarşıya gittiği komşusu... tarafından belirtilip muhtar...’a teslim olup, 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırılıp komşusuna haber verildi. Komşu imzadan imtina etmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. Tebligatta haber verilen komşunun ismi alınmadan tebliğ işlemi yapıldığından, yukarıdaki yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerekir. Bunun yanında 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesinde ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir'' hükmü yer almaktadır....
CEVAP : Davalılara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, İİK 89/1 kapsamında üçüncü şahıs tarafından açılacak menfi tespit davasının 15 günlük sürede açılması gerekirken, huzurdaki davanın bu süre geçtikten sonra açıldığını, hak düşürücü sürede açılmayan işbu davanın esasa dahi girmeden usulden reddi gerektiğini, davacıya yapılan tebligatların usulüne uygun olup, usulsuz tebligat konusunda yapılan şikayetin de ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasının ... karar numaralı 18/06/2021 tarihli kararı ile reddedildiğini, davacı tarafın en geç 19.01.2021 tarihinde haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihinden haberdar olduğunu, usulsüz tebliğ şikayetlerini öğrenme tarihinden itibaren en geç 7 gün içinde süre içinde usulsüz tebliğ şikayeti yapması gerektiğini, ancak 7 günlük şikayet süresi dolduktan sonra 15/06/2021 tarihinde şikayet yoluna başvurduğunu, zaten usulsüz tebligata ilişkin şikayetin de bu sebeple reddedildiğini, davacının...


