WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki haczin kaldırılması talepli şikayet nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi üçüncü kişi vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi üçüncü kişi vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi üçüncü kişi vekili şikayet dilekçesinde; ... ili ... İlçesi Yeniköy Mah. Aliyenderesi Mevkii 1122 Ada1 Parsel E Blok 2 nolu bağımsız bölüm için açılan tapu iptali ve tescil davasında, ... ve muris ...'...

Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki haczin kaldırılması talepli şikayet nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi üçüncü kişi vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi üçüncü kişi vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi üçüncü kişi vekili şikayet dilekçesinde; ... ili ... İlçesi ...Ada1 Parsel E Blok 2 nolu bağımsız bölüm için açılan tapu iptali ve tescil davasında, ... ve muris....'...

Şubesi'nde bulunan hesabına haciz konulması üzerine, şikayetçi 3. kişi ... tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda, şikayetçinin takip borçlusu kooperatifin tarımsal danışmanlık hizmetini yürüttüğü ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın ilgili tebliği gereğince danışmanlık hizmetinden doğan ücretin bakanlıkça ilgili koperatifin banka hesabına yatırılarak ödendiği, bu suretle haczedilen banka hesabındaki paranın borçluya değil şikayetçiye ait olduğu ileri sürülerek hesaptaki blokenin kaldırılması ile paranın şikayetçinin hesabına aktarılması istenmiş, mahkemece dosya üzerinden verilen kararla şikayetin kabulü ile hesaptaki haczin kaldırılması yönünde hüküm tesis edilmiştir. Şikayetçi, icra takibinin tarafı olmayıp 3. kişidir. İcra mahkemesine yaptığı başvurusunda haczedilen banka hesabındaki paranın borçlunun tasarrufunda olmayıp kendisine ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir....

Haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının kabul edilip kesinleşmesi dahi, haciz tarihindeki mülkiyet durumunu etkilemez. Tescil kararı hacizden sonra verildiğinden ve tapudaki hacizlerin kaldırılması yönünde bir hüküm de taşımadığından haczin kaldırılması istemi ancak 3. kişinin genel mahkemede açacağı davada tartışılabilir. Somut olayda, taşınmaz üzerine haciz konulması için 04.11.2013 tarihinde haciz müzekkeresi yazıldığı, taşınmaza konan haczin 06.11.2013 tarihli olduğu, Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi’nin tapu kaydının iptali ve tescil kararının ise 22.02.2011 tarihli olup kararın 15.06.2012 de kesinleştiği, mahkeme kararının 30.12.2013 tarihinde tapuda tescil edildiği görülmektedir. Dairemizin 18.11.2014 tarihli, 2014/28478E-27459K sayılı ilamı maddi hataya dayalı olup, şikayet konusu 06.11.2013 tarihli haczin dairemizin anılan kararında gösterilmemesi usuli kazanılmış hak oluşturmaz....

Mahkemece, taşınmazların haczedildiğine dair 103 davetiyesinin borçluya 16/07/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen şikayetin İİK'nın 16. maddesi gereğince yasal 7 günlük şikayet süresi geçtikten sonra 18/12/2014 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle şikayetin süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm borçlu tarafından temyiz edilmiştir. İİK'nun 82/1-12. maddesi gereğince, haczedilmezlik şikayeti, aynı Kanun'un 16/1. maddesine göre 7 günlük süreye tabidir. Şikayet süresi haczin öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Somut olayda; 103 davetiyesinin borçlu asile " muhatabın işte olduğunu beyan eden, muhatapla birlikte sakin ehil ve reşit kardeşi...'e tebliğ edilmiştir" şerhi ile 16.07.2014 tarihinde, kıymet takdir raporunun ise 03.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır....

Alacaklı tarafından dava dışı borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde; 3. kişi şikayetçi, kendisine 89/1, 2 ve 3. haciz ihbarnamesi gönderildiğini, söz konusu işlemlerden ve tebligatlardan haberdar olmadığını ileri sürerek, usulsüz tüm tebligat işlemlerinin ve hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece şikayetin kabulüne, tebligatların usulsüz olduklarının tespiti ile tebligatların ve tebligatlardan sonra yapılan işlemlerin iptaline karar verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili, 4. İcra Müdürlüğü'nün 2012/8667 sayılı dosyasında Belediye'nin, Belediye Kanunu 15. maddesi, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun uyarınca haczedilemeyen hesaplarına haciz konulduğundan bahisle haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı vekili; derdestlik itirazında bulunmuş, 15....

Ayrıca, şikayet dilekçesinde meskeniyet şikayet ile birlikte faize itirazlarını da bildirmiştir. Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan TMK'nın 2. maddesinden bahisle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Temyiz Eden: Davacı vekili Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, ödeme emri ve kıymet takdir rapor tebligatlarının usulsüz olduğu ve meskeniyet iddiasına dayalı şikayet ve faize itiraza ilişkindir....

e ait 813 parselin 4/60 hissesini 17.7.2009 tarih ve 19243 yevmiye nosu ile tapuda yapılan alım-satım akdi ile satın aldığını, ancak tescili unutulan devrin tapu kütüğüne tapu memuru tarafından "tescil edilmeyen devir işlemlerinin yeniden tescili" açıklaması ile 5.12.2012 tarih ve 19196 yevmiye sayısı ile işlendiğini, tapuya tescilden önce eski malik olan takip borçlusunun borcu nedeniyle 12.7.2012 tarihinde haciz konulduğunu ileri sürerek, malik olduktan sonra tapu siciline konulan haczin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece, şikayetçinin üçüncü kişi olduğu ve dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. Şikayetçi üçüncü kişi şikayet tarihinde taşınmazın maliki olduğundan, taşınmazı üzerindeki haczin kaldırılmasını isteyebilir. Bu nedenle şikayetçinin aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekir....

Alacaklı tarafından tahsil edilen paranın iadesi ancak İİK’nin 40. ve 361. maddelerine göre mümkündür. İİK'nun 361. maddesi gereğince; icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa, verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır. Ancak, İİK'nun 361. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için icra dairesince borçludan fazla para tahsil edilmiş olması ya da yanlışlıkla ödeme yapılmış olması gerekmektedir. Haczin sonradan kaldırılmış olması önceden yapılan kesintileri hükümsüz kılmaz. Borçlunun usulsüz tebligat şikayeti üzerine takibin durdurulması ve hacizlerin bu karar üzerine kaldırılması, İİK'nun 361. maddesi koşullarının oluştuğunun kabulü için yeterli değildir. Bu nedenle borçlu ancak genel mahkemede açacağı istirdat davası sonucuna göre ödediği parayı geri alabilir. Öte yandan, usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının ......

UYAP Entegrasyonu