Şikayet olunan ..., borçlu aleyhine başlattığı 2012/10186 Esas sayılı ... takibinde, ödeme emri tebligat üzerine yanlışlıkla kendi adı yazılmış ise de, tebligatın borçlunun yakını tarafından tebliğ alındığını, bu tebliğ tarihinin borçlu tarafından kabul edildiğine dair mal beyanı dilekçesi sunulduğunu, tebligatın Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine uygun olduğunu, kaldı ki üçüncü şahıs konumundaki şikayetçinin tebligatın usulsüzlüğü itirazında bulunamayacağını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamı ve toplanan delillere göre; şikayet olunan ...'...
Mahkemece, İcra Müdürlüğü'nün 08.12.2014 tarihli kararında dosyanın infaz edildiği ve dosyadaki hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, bu durumda şikayete konu haczin kaldırılması isteminin konusunun kalmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Şikayete konu icra takip dosyasında, .... Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğü'ne gönderilen 16.05.2014 tarihli haciz yazısı ile .... Büyükşehir Belediyesi hudutları ve mücavir alan içerisinde bulunan ve Hazine'ye ait taşınmazların satışından 4706 sayılı Kanun uyarınca borçlu Belediyeye düşen paylar üzerine haciz konulduğu, .... Defterdarlığı ... Mal Müdürlüğü'nce dosyaya para gönderildiği, alacaklılara ödeme yapıldığı ve alacaklı vekilinin hacizlerin kaldırılması talebi üzerine İcra Müdürlüğü'nce haczin kaldırılmasına dair yazıların yazıldığı anlaşılmaktadır. Hacizli hesaptan gelen paranın ödenmesi haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : İİK'nun 82/1-12 maddesinde düzenlenen meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayeti İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tabidir. Haciz borçluya tebliğ edilmemiş ise şikayet süresi borçlunun haczi öğrendiği tarihten itibaren başlar. Somut olayda borçlu taşınmaza 26.3.2015 tarihinde konulan haczin kaldırılmasını şikayet etmiş olup, mahkemece yanılgıya dayalı olarak taşınmaza bu tarihten daha önceki tarihlerde konulan hacizlere ilişkin 31.12.2010 ve 17.5.2013 tarihli tebligatları esas alarak şikayetin süreden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....
Somut olayda, borçlu icra mahkemesine yaptığı başvuruda; kayden maliki olduğu 2505 ada 2 sayılı parseldeki 10 numaralı bağımsız bölümün haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Ancak, icra müdürlüğünün 13.10.2022 tarihli karar ile dosyanın haricen tahsil nedeniyle kapatılması ile hacizlerin fekkine karar verdiği bu kararı takiben 14.10.2022 tarihinde Tapu ve Kadastro Müdürlüğü’ne gönderilen haciz terkini yazısı üzerine Salihli Tapu Müdürlüğü’nce şikayete konu taşınmazdaki haczin kaldırıldığı görülmektedir. Dolayısıyla, haczin kaldırılması ile meskeniyet şikayeti ile elde edilmek istenen gaye fiilen gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece, şikayet tarihinden sonra davaya konu haczin kaldırıldığı nazara alınarak "şikayet konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir....
Komşusuna haber verildi” şerhi ile 3.4.2014 tarihinde, şikayet konusu 2014/3159 E. sayılı icra dosyasında “Belirtilen adrese gidildi. Muhatap evrakı kabul etmediğinden evrak mahalle muhtarına tebliğ edildi. 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırıldı” şerhi ile 3.4.2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince; kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru; tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir....
Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği'nin 57. maddesi gereğince ticaret siciline bildirilen adrese TK' nun 35. madde gereğince tebligat yapılabilmesi için söz konusu adrese öncelikle normal usullere göre tebligat çıkartılıp bilâ tebliğ dönmesi halinde 35. maddedeki tebliğ prosedürünün işletilmesi gerekir. Somut olayda, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı “... Sitesi ... Sk. A Blok No: 18 ...” adresine çıkarılan satış ilanı tebligatının, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince 07.9.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ancak borçlu şirkete bu tebligattan önce çıkartılmış ve iade edilmiş bir tebligat bulunmadığı anlaşıldığından TK'nun 35/4. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerekir. Bununla birlikte, borçlu şirkete 02.9.2015 tarihinde de, "Şirket yetkilisi ... imzasına tebliğ" şerhi ile satış ilanı tebliğ edilmiş ise de; borçlunun şikayet dilekçesinde, bu tebligattaki yetkili imzasına itiraz ettiği anlaşılmıştır....
Bir başka anlatımla, icra takibinin diğer borçlusuna satış ilanının tebliğ edilmemiş olması, kendisine usulüne uygun tebligat yapılan borçluya değil, tebligat yapılmayan ilgilisine şikayet hakkı verir. Bu nedenle, mahkemece icra takibinin diğer borçlusu ya satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Haczin kaldırılması istenen şikayet konusu taşınmazın tüm tedavüllerini ve üzerindeki tüm şerh ve takyidatları gösterir şekilde ayrıntılı tapu kaydı ile birlikte gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 26/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
No: 8 iç Kapı No: 4 adresine tebligatın çıkarıldığı, tebligat yapılan adresin eşinin yaşadığı adres olduğunu, ihbarnamelerden haberdar olunca aynı gün itiraz ettiğini, itirazlarının usulsüz tebligat nedeniyle süresi içinde olduğu, dosya borçlusu olarak eklendiği ve alacaklının talebi ile banka hesaplarına ve araçlarına haciz konulduğunu belirterek takip işlemlerinin durdurulmasını ve hacizlerin kaldırılmasını, yargılama harç ve masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; şikayet dilekçesinde 1.haciz ihbarnamesinin 15.10.2021 tarihinde öğrenildiğinin belirtildiğini, bu tarihe göre şikayetin süresinde yapılmadığını, ayrıca tebligatların da usulüne uygun olduğunu belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, miras hissesi üzerindeki haczin kaldırılması talebinin reddine dair icra memur muamelesini şikayet ve haczin kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk HMK'nın 114/1 maddesi, TMK'nın 611. maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....


