WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, borçlunun aracına haciz koyulduğunu, icra müdürlüğü tarafından sıra cetveli düzenlenerek davalıya ait icra dosyasının sıra cetvelinin 1.sırasında yer aldığını ancak davalıya ait icra dosyasından gönderilen ödeme emrine ilişkin tebligatın usulsüz olduğundan bahisle haczin geçersiz olduğunu öne sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, tebligatın usulüne uygun öne sürerek şikayetin reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sıra cetvelinin hukuka uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir....

Diğer taraftan, şikayete konu menkul ihalesinin yapılmasıyla hacizli mal satılıp paraya çevirme aşamasına geçildiğinden, artık ortada haciz bulunmadığının kabulü ile bu bağlamda şikayetçi üçüncü kişinin haczin kaldırılması yönündeki talebinin de reddi gerekir. O halde, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda şikayetçi üçüncü kişinin ihalenin feshine dair istemi hakkında davanın açılmamış sayılmasına, haczin kaldırılması şikayetinin ise reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre şikayetçi üçüncü kişinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İcra mahkemesince, şikâyetçinin haciz tarihinin 12.01.2010 olup, şikayet olunanın haczinden önce olduğu gerekçesiyle, şikayetin kabulüne dair verilen karar, şikayet olunan vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 12.06.2013 tarih ve 3187 E., 4000 K. sayılı ilamıyla, sıra cetvelinin şikayetçi vekiline 11.01.2013 tarihinde tebliğ edildiği, şikayet başvurusunun ise yasal 7 günlük süre geçtikten sonra 21.01.2013 tarihinde yapıldığı ve şikayetin yasal süre içerisinde olmadığı gerekçesiyle, bozulmuştur. Bu kez, şikayetçi vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1)Şikayet, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir....

Karargahın malları ve parası hakkında haciz uygulanamayacağına ilişkin olduğunu ve haciz işlemi uygulanmadığını, dilekçenin itiraz iradesi taşımadığını, dosya üzerinden karar verilmesinin de usulsüz olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız takipte icra memur muamelesini şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 16, 17, 60, 61, 62 ve 66. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat 3....

Mahkeme kararının Dairemiz tarafından onanmasına ilişkin ilâmın, borçlu vekili yerine asile 11.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 30.07.2015 tarihli dilekçesinde vekil olarak kendisine tebligat yapılmadığını, onama kararını 27.07.2015 tarihinde müvekkilinden öğrendiğini beyan ettiği, bu hali ile onama ilamına ilişkin 11.07.2015 tarihli tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18.maddeleri uyarınca usulsüz olduğu görülmekle, borçlu vekilinin karar düzeltme talebinin süresinde olduğu anlaşılmaktadır....

Dairemizin 27.11.2019 tarihli ve 2016/16972 Esas, 2019/10648 Karar sayılı ilamı ile davacı üçüncü kişinin şikayet talebi yanında, haczedilen biçerdöverin kendisine ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması ve istihkak istemli dava ikame ettiği anlaşılması karşısında İcra Mahkemesince talep şikayet başvurusu olarak nitelendirilerek ve bu nitelendirmeye uygun gerekçe oluşturularak, sadece şikayet istemi hakkında karar verilmiş olup, davacı üçüncü kişinin istihkak istemi hakkında herhangi bir karar verilmediği gerekçesiyle istihkak talebi hakkında hüküm kurulması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir....

Borçlu, 23.08.2007 tarihli hacizle takipten haberdar olduğuna göre 29.08.2007 tarihinde harçlandınlan dilekçesiyle mahkemeye yaptığı başvurusu yasal (7) günlük sürededir. 7201 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarihten itibaren takibin şekline göre İcra Dairesine İtiraz etmemiş olması, tebligatın usulsüzlüğünün tespiti halinde mal beyanında bulunma tarihi ve takip kesinleşmeden haciz konulamayacağı cihetle; varsa, hacizlerin kaldırılması sonucunu doğuracağından, borçlunun hukuki yararının da bulunması nedeniyle, mahkemece şikayetin incelenmesine engel teşkil etmez (HGK 27.06.2001 tarih ve 2001/12-543 E., 560 K.). O halde, şikayet kabul edilerek 7201 sayılı Kanun'un 32. maddesi de gözetilip ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

, mahkemece; şikayetin kabulü ile, hacizlerin kaldırılması talebi doğrultusunda ve tahakkuk ettirilecek harç için de harç tahsil müzekkeresi yazılarak işlem yapılmak üzere 22.10.2015 tarihli icra müdürlüğü kararının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır....

Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nun 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için icra müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir. Konuya ilişkin tasarruf yetkisi kısıtlamalarının tapu kütüğüne şerh verilebileceğini hükme bağlayan TMK’nun 1010. maddesi emredici nitelikte olmayıp, aynı maddenin son fıkrası uyarınca haciz şerhi verilmekle, taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir. Tapuya işlenmesi, haczin kurucu unsuru olmayıp bildirici nitelik taşır....

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; alacaklı tarafından aleyhine kambiyo yoluyla takip başlatıldığını, ödeme emrinin Tebligat Kanununun 35. maddesine göre 10.10.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, adresinin belli olduğunu, tebliğden 13.10.2020 tarihinde haberdar olduğunu, ödeme emrinin ekinde takibe konu senet suretinin borçluya tebliğ edilmediğini belirterek tebligatın usulsüz olduğunun tespiti, İİK'nın 167 ve devamı maddelerine aykırı olarak gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini, talep etmiştir. II....

UYAP Entegrasyonu