Her ne kadar dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, şikayet olunanın ihtiyati haciz kararı bulunduğu belirtilmiş ise de, incelenen icra dosyasında herhangi bir ihtiyati haciz kararına ve bu kararın uygulandığına ilişkin haciz müzekkeresine ya da ihbarnamesine rastlanmamıştır. Bu itibarla, sıra cetvelinde belirtilenin aksine, şikayet olunanın 31.12.2013 tarihli bir ihtiyati haczi bulunmamaktadır. Şikayetçinin alacaklı bulunduğu icra dosyasında üçüncü kişiye 02.01.2014 tarihine tebliğ edilen haciz ihbarnamesi, ödeme emrinin 02.01.2014 tarihinde tebliği üzerine yasal on günlük ödeme süresinin sona erdiği 13.01.2014 tarihi itibariyle kesin hacze dönüşmüş olup şikayet olunanın kesin haczi (21.01.2014 tarihli) bu tarihten sonra olduğundan ve ilk kesin hacze iştirak koşullarını da taşımadığından, şikayete konu sıra cetvelinde, şikayet olunana garameten pay ayrılması isabetsiz olmuştur....
Müdürlüğü'nün 1999/25622 E. sayılı dosyasından düzenlenen ....03.2009 tarihli sıra cetvelinde, şikayet olunana ilk sırada pay ayrılıp müvekkiline pay ayrılmamasının usulsüz olduğunu, müvekkilinin haczinin ilk haciz olmakla sıra cetvelinin müvekkilinin alacaklı olduğu dosyadan düzenlenmesi ve müvekkiline ilk sırada pay ayrılması gerektiğini ileri sürerek, anılan sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; şikayetçinin taşınmazlar üzerinde bulunan ....06.1999 tarihli haczinin iki yıllık süresi içerisinde satış talep edilmediğinden düştüğünü, 02.09.1999 tarihli haczinin ise şikayet olunanın ....08.1999 tarihli haczinden sonra olmakla sıra cetvelinin ilk kesin haciz olan şikayet olunanın dosyasından düzenlenmesinde ve şikayet olunana ilk sırada pay ayrılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir....
-K A R A R- Şikayetçi vekili, borçluya ait aracın satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde rehin alacağı ödendikten sonra kalan paranın 1. sırada yer verilen müvekkili ile 2. sıradaki şikayet olunan dosyası arasında garame yapıldığını, şikayet olunanın haczinin İİK 100. maddedeki iştirak koşullarını sağlamadığından garameye giremeyeceğini ileri sürerek 01.07.2015 tarihinde hazırlanan sıra cetvelinin iptali ile rehinden sonra kalan paranın müvekkili dosyasına ödenmesini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, müvekkilinin ilamsız takibine itiraz edildiğini, açılan itirazın iptali davasının ve ihtiyati haczin şikayetçinin takibinden ve haczinden önce olduğunu, itirazın iptali davasının kabulü ile ihtiyati haczin kesinleştiğini sıra cetvelinin doğru olduğunu savunarak şikayetin reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : Ticareti usulüne aykiri terk etmek Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. 1-Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde; UYAP aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 05.02.2017 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun mahkemesince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2-Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde; 23.01.2015 tarihli haciz tutanağı içeriğine göre şikayetçi tarafın ticareti terk eylemini haciz tarihi olan 23.01.2015 tarihinde öğrendiği, şikayet tarihi olan 11.11.2015 tarihi itibari ile 3 aylık şikayet süresini geçtiğinin anlaşılması karşısında, İİK 347. maddesi uyarınca şikayet...
Mahkemesi'nce, birinci sıradaki alacaklı haczinin ....09.2008, ikinci sıradaki alacaklı haczinin ....01.2009, üçüncü sıradaki alacaklı haczinin ise ....04.2010 tarihli olduğu, haciz tarihleri nazara alındığında sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle şikayetlerin reddine dair verilen karar, Dairemizin 2012/4004 Esas 2012/6560 Karar sayılı ilamıyla , üçüncü kişi nezdinde doğacak (beklenen) alacakların tezkere yazılması suretiyle haczinin mümkün olmadığı, İİK 89. madde gereği uygulama yapılması gerektiği, üçüncü kişi nezdinde doğmuş alacak için haciz talebi halinde ise haciz tarihinin, haciz yazısının yazıldığı tarih değil, üçüncü kişiye ulaşıp, kayda işlendiği tarih olduğu, somut olayda borçlu ...’in ....04.2009 tarihi itibariyle emekliye sevk edildiği, şikayet olunan ... vekilinin başlattığı ... takibi dosyasında ......
Ç'da adı geçen takip dosyalarında aynı borçludan haciz alacaklısı ise de, haciz sırasına ilişkin İcra Müdürü kararlarının verildiği ve şikayet olunan Ankara 6.İcra Müdürlüğü 2004/2728 sayılı takip dosyasının tarafı değildir. 3.kişi durumunda bulunan şikayetçinin bu dosyada yapılan işlemler hakkında şikayet hakkı bulunmamaktadır. Ancak, ileride, derece kararına itiraz hakkı doğacaktır. Mahkemece, somut olayda şikayet hakkının olmaması nedeniyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek, "imtiyazlı alacak" hususu mevcut yasa hükümleri de tartışılmak suretiyle değerlendirilerek sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 25.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...
- K A R A R - Şikayet eden tarafından satışa konu gayrimenkul 09.11.2004 tarihinde haczedilmiş, şikayet edenin satış talebi 17.07.2006 tarihinde alıcı çıkmaması nedeniyle düşmüş, 02/02/2007 tarihinde ise gayrimenkul başka bir dosyadan satılmıştır. İcra ve İflas Kanunu’nun 110. maddesine göre bir malın satılması kanuni süre içerisinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Dolayısıyla satış talep edildiğinde İİK.’nun 106. maddesindeki sürenin durduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle haciz tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde gayrimenkulun satılması gerektiği şeklindeki mahkemenin gerekçesi kanuna uygun değildir. Somut olayda, şikayet edenin haciz tarihinden, usulüne uygun satış talep ettiği tarihe kadar geçen süre ile satışın düştüğü tarihten gayrimenkulun başka bir dosyadan satışına kadar geçen sürenin toplamının 2 yılı geçmesi halinde haczin düştüğünün kabulü gerekir....
İcra Müdürlüğünün 2005/6721 Esas sayılı takip dosyasından düzenlenen 31.05.2017 tarihli sıra cetvelinde şikayetçiye son sıra yer verilmesinin hatalı olduğunu, paylaşımda iştirak hükümlerinin uygulanması gerektiğini, temlik alacaklılarının alacaklarına dayanak temliknamelerin geçersiz olduğunu, şikayet olunanların haciz tarihleri itibariyle üçüncü kişi nezdinde alacak bulunmadığını ileri sürerek, 31.05.2017 tarihli sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Birleşen dosyada şikayetçi vekili, cetvelde 2. sırada yer alan şikayetçiye işlemiş faiz alacağı hesaba katılmadan temlik tutarında pay ayrılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, 31.05.2017 tarihli sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir....
Şikayet olunan vekili, tescile tabi taşınmazlarda haczin kütüğe işlenmek suretiyle yapıldığını, şikayetçinin tapu kütüğüne işlenmiş haczinin 28.07.2009, müvekkilinin haczinin 08.06.2009 tarihli olduğunu, bu nedenle dosyalarındaki haczin ilk sırada olmasına dair sıra cetvelinin doğru olduğunu, garemeten bölüştürme talebinin yasal dayanağının bulunmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, derece kararlarının haciz tarihine göre yapılması gerektiği, bu haciz tarihlerinin de tapu kaydındaki bilgilere göre yapıldığı, sıra cetvelinde herhangi bir hata olmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle şikayetçinin İİK.'nun 100. maddesinde yazılı bir belgeye dayanmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
Aksi halde haciz düşer. (Satış talebi, para hacizlerinde dosya celbinin istenmesi suretiyle yapılır.) Borçlunun üçüncü kişi ile arasındaki bir hukuki ilişkiye dayanan henüz doğmamış olmakla beraber doğması muhtemel alacakları için İİK'nın 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilebilir. Üçüncü kişilerde hak ve alacakların ne şekilde haczedilebileceği İcra ve İflâs Kanunu'nun (İİK) 89. maddesinde gösterilmiştir. Bu yola tevessül etmeden, sadece haciz tezkeresi ile konulan haciz aynı Yasa'nın 88. maddesi kapsamında menkul haczi olarak nitelendirilebilir ve ancak mevcut bir hak ve alacak üzerine konulabilir; bir diğer ifade ile üçüncü kişi nezdinde doğacak (beklenen) alacakların tezkere yazılması suretiyle haczi mümkün değildir. Üçüncü kişi nezdinde bulunan alacak için haciz talebi halinde, haciz tarihi belirlenirken gözetilecek tarih, haciz yazısının yazıldığı tarih değil, üçüncü kişiye ulaşıp, kayda işlendiği tarihtir....


