yetiştirilebilen ürün de dikkate alınarak, borçlunun, İİK.'...
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şikayet olunan şirket için bedeli paylaşıma konu dava dışı asıl borçlunun 3.şahıstan olan hak ve alacakları üzerine taraflarca ihtiyati haciz konulmuş olup, konulan ihtiyati hacizlerden ilk önce şikayetçi haczinin kesinleşmesine, şikayet olunan alacağının İİK 100. maddede sayılan belgelere dayanmadığı için ilk kesinleşen hacze iştirak edemeyecek olması ayrıca temlik alacaklısı ...'ın borçlu şirket aleyhine yaptığı takibin bulunmadığı, temlik sözleşmesinin munhasıran hacze iştirake imkan vermemesi nedeniyle ilk hacze iştirak edemeyeceği gerekçesiyle, icra müdürlüğünce düzenlenen derece kararının iptaline gerekçesiyle, şikayetin kabulüne karar verilmiş, şikayet olunan şirket vekilinin istinaf başvurusu Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince esastan rededilmiştir. İstinaf kararını, şikayet olunanlar vekilleri temyiz etmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün.... sayılı dosyasında borçlu hakkında takip başlatıldığını, borçluya ait taşınmazlar üzerine .... tarihinde haciz konulduğunu, borçlu şirketle ilgili olarak Asliye Ticaret Mahkemesinden iflas erteleme kararı alındığını ve kararın Yargıtayca onandığını, .... tarihinde satış avansı yatırıldığını, ilk haczin müvekkilinin haczi olduğunu,...... Müdürlüğü'nün ..... sayılı dosyasından sıra cetveli yapılma yetkisi bulunmadığını, yapılan sıra cetvelinin hatalı olduğunu belirterek sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan Vergi Dairesi vekili; 6183 sayılı yasanın 21. maddesi gereğince üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden önce o mal üzerine amme alacağı içinde haciz konulursa bu alacak da hacze iştirak ettiği ve aralarında satış bedeli garameten taksim olunacağının düzenlendiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan .Şti vekili, ........
Karşı Oy Yazısı: Haciz cebri icra organı tarafından yapılan devlete ait egemenlik tasarrufu olup icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için bu yolda istemde bulunan alacaklı lehine söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra memuru tarafından hukuken el konulmasıdır. İİK'nun 79. maddesinin birinci fıkrasına göre icra dairesinin haciz talebinden itibaren en geç 3 gün içinde haczi yapması gerekir İİK'nun 85. maddesinin birinci fıkrasında “Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır malları ile taşınmazlarından ve alacak ve haklarından ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklara yetecek miktarı haczolunur” hükmünü düzenlemiştir. İİK'nun 85 ve 79. maddelerinden çıkan ortak sonuç icra müdürüne haczin uygulanması konusunda takdir yetkisi tanınmadığıdır. İİK'nun 85. maddesi sadece “alacaklara yetecek miktarı” saptanması konusunda takdir hakkı tanımaktadır....
in Karşı Oy Yazısı: Haciz cebri icra organı tarafından yapılan devlete ait egemenlik tasarrufu olup icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için bu yolda istemde bulunan alacaklı lehine söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra memuru tarafından hukuken el konulmasıdır. İİK'nun 79. maddesinin birinci fıkrasına göre icra dairesinin haciz talebinden itibaren en geç 3 gün içinde haczi yapması gerekir İİK'nun 85. maddesinin birinci fıkrasında “Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır malları ile taşınmazlarından ve alacak ve haklarından ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklara yetecek miktarı haczolunur” hükmünü düzenlemiştir. İİK'nun 85 ve 79. maddelerinden çıkan ortak sonuç icra müdürüne haczin uygulanması konusunda takdir yetkisi tanınmadığıdır. İİK'nun 85. maddesi sadece “alacaklara yetecek miktarı” saptanması konusunda takdir hakkı tanımaktadır....
Haciz cebri icra organı tarafından yapılan devlete ait egemenlik tasarrufu olup icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için bu yolda istemde bulunan alacaklı lehine söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra memuru tarafından hukuken el konulmasıdır. İİK'nun 179. maddesinin birinci fıkrasına göre icra dairesinin haciz talebinden itibaren en geç 3 gün içinde haczi yapması gerekir İİK'nun 85. maddesinin birinci fıkrasında “Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır malları ile taşınmazlarından ve alacak ve haklarından ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklara yetecek miktarı haczolunur” hükmünü düzenlemiştir. İİK'nun 85 ve 79. maddelerinden çıkan ortak sonuç icra müdürüne haczin uygulanması konusunda takdir yetkisi tanınmadığıdır. İİK'nun 85. maddesi sadece “alacaklara yetecek miktarı” saptanması konusunda takdir hakkı tanımaktadır....
Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. 1- Sıra cetvelinin şikayetçi tarafa 28.03.2011 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetin İİK' nun 142/1. maddesindeki 7 günlük süre içinde yapıldığı anlaşılmakla, şikayet olunan vekilinin, şikayetin süresinde yapılmadığı yönündeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- İ.İ.K’nun 100. maddesinin ikinci bendine göre, takip tarihinden önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama dayanan haciz sahibi alacaklı, ilk hacze iştirak hakkını haizdir. Somut olayda, şikayetçinin ilama esas davasının açılış tarihi 07.09.2004 olup, şikayet olunanın takip tarihi ise 08.11.2001' dir. Bu durumda, şikayetçinin alacağının İİK'nun 100/2. maddesinde düzenlenen koşulları taşımadığı anlaşılmakla, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması doğru değildir....
İcra Müdürlüğü'ne gönderilen 16.12.2013 tarihli haciz talimatının iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, takipte taraf olmayan 3. kişinin, taraf sıfatını taşımadığı icra takip dosyasında yazılan haciz talimatının iptalini isteme hakkı bulunmamaktadır. Somut olayda, şikayetçi ...., icra takibinde taraf sıfatı bulunmayan 3. kişi konumunda olup, bu durumda, yukarıda açıklandığı üzere, haciz talimatının iptaline yönelik şikayette bulunamayacağı açıktır. Öte yandan, 3. kişinin, talimatta yazılı adresin ve haciz işlemi yapılan yerin kendisine ait olduğu yönündeki iddiasını, ancak İİK.'nun 96. ve bunu izleyen maddelerde düzenlenen istihkak prosedürü kapsamında ileri sürmesi mümkün olup, İİK.'nun 16.maddesi uyarınca şikayet yoluyla haciz talimatı ve haciz tutanağının iptalini isteyemez....
Bu durumda İcra Mahkemesince ilk kesin haciz ya da ilk kesinleşen ihtiyati haciz ile (eğer varsa) buna iştirak edebilecek hacizler belirlenmeli, sıra cetveli bu hacizlerin tarihleri ve oluşan usulî müktesep haklar da dikkate alınarak düzenlenmelidir. Somut olayda, şikayet olunan tarafından kambiyo senedine dayalı olarak 15.04.2015 tarihinde bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin borçluya 14.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. İİK'nın 168. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine özgü takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün, ödeme süresi 10 gün olup, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/1) konulamayacağından, henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır....
nın, 89/1 haciz ihbarnamelerine itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek davalıların, 33.557,50 TL tutarında tazminata mahkum edilmesini talep ettiği, mahkemece; müşteki tarafça 3 aylık yasal süre içerisinde şikayet hakkı kullanılmadığından bahisle şikayet hakkının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. İİK.'nun 89/4. maddesinde; "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder" düzenlemesi yer almaktadır. Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir....


