Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 29.12.2015 tarih ve 2015/724-2015/894 sayılı kararının temyiz incelemesine geçildi: Şikayetçi tarafından, İİK'nun 134. maddesinde belirtilen nedenlere dayalı olarak 08.10.2015 tarihinde yapılan taşınmaz ihalesinin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece, satış bedelinin yatırılmadığı gerekçesi ile 08.12.2015 tarihinde icra müdürlüğünce İİK'nun 133. maddesi uyarınca satışın düşürülmesine karar verildiği, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK'nun 133 ve 134. maddelerinin sebep ve sonuçları ile karar mercileri tamamen farklı olup, satış bedelinin yatırılmadığı gerekçesi ile İİK'nun 133. maddesi uyarınca icra müdürlüğünce satışın düşürülmesi, aynı Kanunun 134. maddesine dayalı olarak yapılan ihalenin feshi istemine ilişkin şikayetin esasının incelenmesine engel teşkil etmez....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki şikayet sonucu mahkemece verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, yukarıda tarih ve numarası yazılı direnme kararına ilişkin mahkeme dosyası, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa'nın 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'na eklenen geçici 4/1. madde uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi üçüncü kişilerin, satışı yapılan taşınmazda hissedar olduklarını ve satış ilanının kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurdukları; mahkemece, iflas ile ilgili artırma suretiyle satışa ilişkin İİK'nun 244. maddesinde, ilgililere tebliği düzenleyen İİK'nun 127. maddesine yapılmış bir atıf olmadığından satış ilanının şikayetçilere tebliğinin gerekmediği, buna göre de şikayetin yedi günlük sürede...
Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan 133,00 TL yürütmenin durdurulması harcının ve artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi....
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının, istemi halinde davacıya iadesine, Kesin olarak, 04/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
./... pay sahibi olduğu taşınmazın ortaklığının giderilmesi davası açılabilmesi için şikayet olunana yetki verilmesine rağmen dava açılmadığını ve işlem yapılmadığından şikayet olunanın haczinin düştüğünü, müvekkilince açılan izale-i şuyu davası sonucu taşınmazın satışına karar verildiğini, satışın 06.09.2011 tarihinde yapıldığını, tüm haciz, izale-i şuyu davası ve taşınmaza ilişkin bilirkişi ücretleri ilan ve diğer tüm satış giderlerinin müvekkilince yapılmış olmasına rağmen İİK'nun 138/... maddesine aykırı olarak bu miktarların müvekkilinin takip dosyalarına ödenmesine karar verilmediğini ileri sürerek, ... .... ... Müdürlüğü'nün 2006/2405 sayılı dosyasında düzenlenen 08.02.2012 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, ... .... ......
Öte yandan, borçlu şirket temsilcisi tarafından satış ilanı tebligatının yapılmadığı iddia edilmekte olup; bu halde, yukarıda değinildiği üzere şikayet süresinin öğrenme tarihinden başlayacağı açıktır. Diğer taraftan, dosya kapsamında yer alan Kayseri Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 03.03.2015 tarihli cevabi yazısından M.. G.. ve B.. G...'in münferiden borçlu şirketi temsile yetkili oldukları anlaşılmakta olup; B.. G.....
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.İİK’nun 97/13. maddesi kapsamında, alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için teminat karşılığında takibin durdurulması kararının verilmesi gerekir. Somut olayda, tensip tutanağı ile satışın durdurulması yönünde verilen tedbir kararı teminat karşılığı verilmemiştir. Bu nedenlerle yasal şartları oluşmayan tazminat talebinin reddi yerine yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür....
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ......
DAVA Şikayetçi 3. kişi dava dilekçesinde; Müvekkilinin takip borçlusunun eşi olduğunu, haciz konulan taşınmazın kaydında aile konutu şerhi bulunduğunu, aile konutunun haczedilemeyeceğini, müvekkili icra takibinin tarafı olmasa da meskeniyet iddiasına dayalı şikayet hakkı olduğunu ve aile konutunun haczedilmesine karşı yargı yoluna gitmesinde hukuki yararı bulunduğunu iddia ederek satışın durdurulması ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; Müvekkilinin alacağı Final Varlık Yönetim A.Ş.’ye 29.04.2016 tarihinde temlik ettiğini beyan ederek müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
İcra Müdürlüğünün 2017/6188 Esas sayılı dosyasında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine karşı borçluların icra mahkemesine yaptıkları başvuruda; İİK'nın 150/e maddesi uyarınca yasal sürede satış istenmediğinden bahisle takibin düştüğünü ve bu suretle satışın da durdurulması gerektiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince şikayetin esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçiler tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, borçluların istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, şikayete konu icra takibinin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 01.02.2023 tarih ve 2022/4183 E. - 2023/187 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle, işbu şikayetin konusuz kaldığı belirtilerek, şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür....


