Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından 29/10/2011 tanzim, 01/01/2012 vade tarihli bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçlunun, takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince; istemin kabulü ile borçlu yönünden icranın geri bırakılmasına karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye karşılık mevcut 10/09/2009 tarihli çekin alındığını, çek bedelinin ödenmediğini, icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleşmesine karşın zamanaşımı itirazına uğradığını ve 20/05/2013 tarihinde icranın geri bırakılması kararı verildiğini, davalı şirketin çekin bedelini ödememekle kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin borcunu ödemeyerek sebepsiz yere zenginleştiğini ileri sürerek borcun ödenmesine yönelik karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkiline yönelik alacak davası açmasının mümkün olmadığını, ... Ltd Şti'ye bu davanın açılması gerektiğini, husumet hususunda mahkemenin red kararı vermesi gerektiğini, müvekkilin çeki düzenleyip teslim ettiğini, borçlu firma ......
Mahkemece, borçlunun asker olması nedeniyle söz konusu dönemde nafaka borcunu ödeyemediğini kabul ettiği ancak bu durumun icranın geri bırakılması ya da iptali nedeni olmayacağı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda, borçlu vekili şikayet dilekçesinde, vekiledeninin askere gitmeden önce nafaka borcunu eksiksiz olarak ödediğini iddia ettiği ve bu iddiasını desteklemek için İş Bankası .. Şubesi .. nolu hesap ekstresi ile .. PTT kayıt ve dekontlarına dayandığı halde Mahkeme’ce askerlik öncesi alacak talebi yönünden ödemeye ilişkin borçlu iddiası araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca kısmen BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
Somut olayda; şikayetçinin, icra müdürlüğüne yapmış olduğu 30/12/2020 tarihli başvurusunda yer verdiği “1) Takip dayanağı alacak zamanşamına uğradığından açıkça zamanaşımı itirazında bulunuyoruz. Bu sebeple zamanaşımı sebebiyle icra işlemlerinin durdurulmasına, 2) Zamanaşımı itirazımıza ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, borçlu şirket yetkilisi vefat ettiğinden ve halihazırda şirketin temsilcisi bulunmadığından, borçlu şirkete resen veya alacaklı vekiline şirkete kayyum ataması için süre verilmesine,...” şeklindeki talebi üzerine icra müdürlüğünün almış olduğu 06/01/2021 tarihli kararını şikayet konusu ettiği, ilk derece mahkemesince aynı konuda derdest şikayet ve verilmiş bir karar bulunduğu gerekçesine dayanılmış ise de, derdest olduğu kabul edilen yine aynı Mahkemenin 2021/3 Esas sayılı dosyasında; takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazı nedeniyle icranın geri bırakılmasının talep edildiği anlaşılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet, İtiraz Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili, takibe konu borcun ödendiğini, ayrıca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 28. maddesi gereğince ödeme için idareye başvurulmadan takip başlatıldığını bu nedenle takibin iptalini istemiş, İcra Mahkemesi'nce idareye başvurulmuş olmasına rağmen 30 günlük süre beklenmeden takip başlatıldığından bahisle icranın geri bırakılmasına karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir....
Mahkemece işin esası incelenerek icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplerde, ipotek limitinin aşılması nedeniyle yapılan başvurular dışında kalan itirazlar İİK.nun 149/a maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 33/1. maddesine göre 7 günlük süreye tabidir. Somut olayda, tebligatın usulsüzlüğü de şikayet konusu yapılmadığına göre, Mahkemece yukarıda yazılı yasal düzenleme gereğince, istemin süre aşımından reddi yerine işin esası incelenerek icranın geri bırakılmasına karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 364 ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK. m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Borçlu vekilinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 28. maddesi kapsamında idareye başvurulmadan icra takibi yapılamayacağına yönelik şikayeti anılan yasa koşullarında bir takip bulunmaması nedeniyle kabul edildiği halde takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, icranın geri bırakılmasına karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına taraflarca, İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 17.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet, İtiraz Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili, takibe konu borcun ödendiğini, ayrıca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 28. maddesi gereğince ödeme için idareye başvurulmadan takip başlatıldığını bu nedenle takibin iptalini istemiş, İcra Mahkemesi'nce, idareye başvurulmuş olmasına rağmen 30 günlük süre beklenmeden takip başlatıldığından bahisle, icranın geri bırakılmasına karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir....
Borçlu vekilinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 28. maddesi kapsamında idareye başvurulmadan icra takibi yapılamayacağına yönelik şikayeti anılan yasa koşullarında bir takip bulunmaması nedeniyle kabul edildiği halde takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, icranın geri bırakılmasına karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK.nun 366/.... maddesi gereğince ... Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı ... gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,... TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, ........2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Borçlu vekilinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 28. maddesi kapsamında idareye başvurulmadan icra takibi yapılamayacağına yönelik şikayeti anılan yasa koşullarında bir takip bulunmaması nedeniyle kabul edildiği halde takibin iptaline karar verilmesi gerekirken icranın geri bırakılmasına karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yazılı nedenlerle İİK.366.nun ve HUMK.nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına taraflarca İİK.nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


