"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu icra mahkemesine başvurarak, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile hakkında başlatılan takibin kesinleşmesinden sonraki devrede oluşan zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep etmiş, mahkemece; koşullar oluşmadığından bahisle zamanaşımı şikayeti reddedilmiştir....
Bu durumda icranın geri bırakılması yoluna hiç başvurmamış olan davacı (borçlu), ilamlı icrada, borcunu icra dairesine ödemeden önce ilam tarihinden sonraki döneme ait nafaka ile ilgili borçlu olmadığını ileri sürerek davalı (alacaklı)ya karşı menfi tespit davası açabilir. Mahkemece; 11.05.2005 tarihinde kesinleşen boşanma ve nafaka ilamına dayanılarak 11.06.2005-11.03.2008 dönemine ait nafaka borcuna ilişkin menfi tespit davasının esası hakkında araştırma yapılarak, bu konuda taraflardan delilleri sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki şikayet hukukuna ilişkin davada Geyve İcra Hukuk ve Sakarya 3.İcra Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, taşınmaz üzerine haciz konulmamasıyla ilgili icra işlemini şikayete ilişkindir. Sakarya 3. İcra Hukuk Mahkemesince, İİK'nın 360 maddesi gereğince istinabe olunan icra dairesinin tabi olduğu icra mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Geyve İcra Hukuk Mahkemesi ise; davacının talebinin İİK'nın 149/a maddesi uyarınca icranın geri bırakılması olduğu, haczin Sakarya İcra müdürlüğünce konulduğundan bahisle yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur....
İcra Mahkemesi'nin 02.02.2006 tarih ve 2005/1089- 2006/193 sayılı kararının hüküm bölümünün 1 numaralı bendinde yer alan (takibin zamanaşımı nedeniyle iptaline) sözcüklerinin karar metninden çıkarılmasına yerine (takip nedeniyle icranın geri bırakılmasına) sözcüklerinin yazılmasına, mahkeme kararının düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366 ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına mahal olmadığına, 31.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 2 ve 5 yıllık hakdüşürücü süre geçirilerek açıldığını, aciz belgesi sunulmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, dava konusu takiple ilgili icranın geri bırakılması kararı verildiğinden iptal koşullarının oluşmadığını, satış işleminin muvazaalı olmadığını, müvekkili ...’un davalı 4. kişi olduğunu, ...’un tüm mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının ıslah talebindeki istemlerinin de zamanaşımı ve hakdüşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, ilave taleplerin ıslah yolu ile istenemeyeceğini belirterek davanın ve ıslah talebinin reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A....
Somut olayda davacı, 28.04.2005 vadeli 14.000 TL bedelli bono için 10.05.2005 tarihinde icra takibi başlatmış, icra hukuk mahkemesince icranın geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra 08.05.2015 tarihinde iş bu temel ilişkiye dayalı alacak davasını açmıştır. 10.05.2005 tarihinde başlatılan icra takibi ile 6098 sayılı TBK'nın 154/2 (818 sayılı BK'nın 133/2.) maddesi uyarınca zamanaşımı kesilerek takip tarihi itibariyle yeniden işlemeye başladığından 08.05.2015 tarihinde temel ilişkiye dayalı açılan alacak davasında 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu durumda mahkemece işin esasına girilip ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir....
İcra Müdürlüğü’nün 2011/984 esas sayılı takip dosyası için 05/11/2014 tarihinde zamanaşımı itirazında bukunulup takibin iptali talep edildiği, ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 28/05/2015 Tarih, 2014/1119 Esas, 2015/527 Karar sayılı ilamıyla şikayetin kabulüne ve icranın geri bırakılmasına karar verildiği, ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/30110 esas sayılı takibe, ödeme emrinin borçlu şirkete 07/01/2011 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra 12/01/2011 tarihinde zamanaşımı, asıl alacak, faiz ve tüm fer’iler bakımından itiraz edilmesi üzerine, ... 2....
Alacaklı sözü edilen koşulu yerine getirmemiş olup, en son haczin talep edildiği 11.03.2014 tarihi ile 30.09.2014 tarihli haciz talebi arasında zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadığından, çeklerin ibraz sürelerinin bitim tarihleri itibariyle geçerli olan 6 aylık zamanaşımı süreleri dolmuştur.O halde, 11.03.2014 ile 30.09.2014 tarihleri arasında zamanaşımını kesen bir işlem yapılmadığından, mahkemece, borçlunun zamanaşımı şikayetinin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Alacaklı sözü edilen koşulu yerine getirmemiş olup, en son haczin talep edildiği 11.03.2014 tarihi ile 30.09.2014 tarihli haciz talebi arasında zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadığından, çeklerin ibraz sürelerinin bitim tarihleri itibariyle geçerli olan 6 aylık zamanaşımı süreleri dolmuştur.O halde, 11.03.2014 ile 30.09.2014 tarihleri arasında zamanaşımını kesen bir işlem yapılmadığından, mahkemece, borçlunun zamanaşımı şikayetinin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklının, borçlu hakkında 20.06.2011 keşide tarihli çeke dayalı olarak genel haciz yolu ile başlattığı icra takibinde, takibin kesinleşmesinden sonra oluşan zamanaşımı nedeniyle, borçlu vekili tarafından icranın geri bırakılması istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu görülmektedir. Çekin zamanaşımına uğramış olması, onun kambiyo vasfını ortadan kaldırmaz....


