İcra Müdürlüğünün 2014/10381 dosya nolu icra takibi başlatmış olduğunu, 30.10.2014 tarihinde başlatılan takip 11.10.2021 tarihinde 2021/9273 Esas nolu dosya numarasıyla yenilenmiş olduğunu, bu yenileme ve haciz işlemleri üzerine davalı zamanaşımı nedeniyle Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi"nin 2021/987 Esas ve 2021/1023 Karar nolu dosyasıyla icranın geri bırakılması kararı almış olduğunu, mahkemece icranın durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, bu nedenlerle bu davayı açma zorunluluğu doğmuş olduğunu,davanın kabulüne karar verilerek, alacağın zamanaşımına uğramadığının tespitiyle, İİK.m.33/a uyarınca, Bursa 3.İcra Hukuk Mah.'nin 2021/987 Esas ve 2021/1023 Karar sayılı icranın geri bırakılması kararının kaldırılmasıyla, Bursa 15.İcra Müd.'nün 2021 / 9273 E.Nolu dosya üzerinden yürütülen icra takibin kaldığı yerden devamına karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir....
O halde, mahkemece; borçlunun İİK’nun 71 ve 33/a maddelerine göre icranın geri bırakılması istemi ile 22.10.2014 tarihinde yaptığı başvurusunun bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle sonuca gidilmesi ve icranın geri bırakılmasına karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ayrıca, İİK.nun 71. ve 33/a-l. maddelerine göre de, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleştiği tespit edildiği taktirde icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekir. Somut olayda, iki adet çeke dayalı olarak başlatılan takipte, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde, 16.12.2009 ile 07.10.2010 tarihleri arasında alacaklı tarafından takibin sürdürülmesi iradesini gösteren herhangi bir takip işlemi yapılmadığından, takip işlemsiz bırakıldığından, yukarıda açıklanan kurallar gereğince zamanaşımı gerçekleşmiştir. Mahkemece icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın konusuz kaldığından bahisle şikayetin reddine dair karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 30/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğü’nün 2012/2844 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak zamanaşımı şikayetinde bulunduğu, mahkemece üç yıllık zamanaşımının dolmadığı gerekçesi ile istemin reddine dair verilen kararın Dairemizce, takip konusu çekte zamanaşımının altı ay olarak uygulanması gerektiği dikkate alınarak bozulduğu görülmektedir. Somut olayda icra mahkemesinden zamanaşımı nedeni ile icranın geri bırakılması talebinde bulunan kişi, ... .... İcra Müdürlüğü’nün .....Esas sayılı takip dosyasının borçlusu olan .... .... olmayıp, .......... İcra Müdürlüğü’nün 2012/1393 Esas sayılı dosyasından İİK’nun 120. maddesi uyarınca yetki alan takip alacaklısı Bora Plastik.. Ltd.Şti.’dir. Söz konusu yetki belgesi incelendiğinde ise, 31.03.2014 tarihinde, borçlu ... hakkında .......... İcra Müdürlüğü’nün 2012/1393 Esas sayılı dosyasında alacaklı olan .... ......Şti. vekilinin talebi üzerine, borçlunun ... .... İş Mahkemesi’nin 2010/1001 Esas-2014/......
Davalı (üçüncü kişi) vekili, üçüncü kişinin alacaklıdan mal kaçırmak için kurulmadığını, eski bir şirket olduğunu, borçlu ile organik bağ içinde olmadığını, icranın geri bırakılması kararından sonra yapılan dava konusu haczin geçersiz olduğunu, haciz adresinin 01.11.2009’da boş olarak kiralandığını ve mahcuzların da davacı şirkete ait faturalı eşyalar olduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı (borçlu) vekili, dava konusu haczin icranın geri bırakılması kararının verilmesinden sonra yapıldığını, borçlu ve üçüncü kişi şirketler arasında bağ bulunmadığını, alacaklı tarafça genel mahkemede açılan alacak davasının İİK’nun 33/a-2. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur....
icranın geri bırakılması talepli olarak davalar ikame ettiğini, ------ ----- ikame edilen davaların bir kısmında dosyaların bir kısmına bakan -----taleplerinin kabul edildiğini, diğerlerine bakan ------ tarafından taleplerinin reddedildiğini, yapılan istinaf incelemesi neticesinde ise zaman aşımı def'ini ileri sürme hakkının asıl borçluya ait olması ve muris ----------- icra dosyalarında asıl borçlu olmadığından bu hakkı kullanamayacağı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, söz konusu kararların --- onanarak kesinleştiğini, bu durumda mahkeme kararlarından yola çıkarak icranın geri bırakılmasını isteme yetkisi münhasıran asıl borçlu ---- şirketine ait olduğunu, şirket müdürü ve %99 hisseye sahip----- vefatı ve diğer mirasçıların da -----mirasını reddetmiş olması dolayısıyla temsil organı bulunmayan ------- temsil kayyımı atanarak kayyım tarafından şirketin borçlu olduğu; ---------dosyalarından zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talepli dava açması gerektiğini, aksi halde...
Ş. adına tescil edilmesi veya edilememesi hallerinde yapılacak işlemlerin neler olduğunun belirlenmesi olmasına, ihalenin feshi nedeniyle, taşınmazın ... Yönetim A. Ş. adına tescil edilememesi halinde, icra dosyası alacağının davacı bankaya devredilmesi olduğunun açık bulunmasına, İcra Hukuk Mahkemesi kararlarının, ihalenin feshi, zamanaşımı nedeniyle icranın geriye bırakılması ve istihkak davaları dışında maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesine, bu anlamda Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2023 tarih ve 2022/7860 E., 2023/470 K. Sayılı ilamı ile onanmasına karar verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 08/04/2022 tarih ve 2021/2906 E., 2022/605 K....
Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 1-Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oybirliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: 2-Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde borçlunun icra mahkemesine başvurarak takip sonrası dosyanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasını talep ettiği, mahkemece davanın kabulü ile İİK'nin 33/a maddesi gereğince davacı hakkındaki icranın geri bırakılmasına karar...
Devletin cebri icra gücü vasıtasıyla, devlet güvencesinde yapılan ihalede mahcuzu satın alan üçüncü kişinin, takibin iptali, icranın geri bırakılması veya ihaleden sonra borcun ödenmesi nedeniyle doğrudan hiçbir ilişkisi olamaz. Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte borçluların yasal süresinde ... 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/27 Esas sayılı dosyası üzerinden icra emrinin ve takibin iptalini istediği dosyanın karar tarihi itibariyle derdest olduğu, mahkemece tedbir kararı verilmediği, anlaşılmıştır. İİK nun 149/a-1 maddesinin göndermesi ile olayda uygulanması gereken aynı kanunun 33.maddesine göre icra mahkemesine yapılan itiraz icrayı ve satışı durdurmaz. İİK nun 149/a-2 maddesine göre ise, İcra mahkemesinin geri bırakılma isteminin reddine ilişkin kararına karşı istinaf yoluna başvuran borçlu veya üçüncü şahıs, takip konusu alacağın yüzde onbeşi nispetinde teminat yatırmadığı takdirde satış durmaz....
Şti. keşideci olup, TTK'nın 661/1. maddesi hükmü uyarınca keşideci hakkında bonoda, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımı gerçekleşir. Somut olayda, takip dayanağı bono 05.08.2003 vadeli olup, üç yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 26.05.2005 tarihinde takip yapıldığına göre, adı geçen borçlu yönünden zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu borçlu hakkında da icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Temyiz Eden: Davalı vekili Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, borca ve takibe itiraz istemine ilişkindir....


