İcra Müdürlüğü'nün 2013/8266 Esas sayılı dosyasındaki icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, borçluların alacaklı olduğu ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/9488 Esas sayılı dosya için icranın geri bırakılması kararı verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile mahkeme kararının bu nedenle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 13.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/560 E. 2014/37 K. sayılı ilamı ile ''davacı borçlunun itirazının kabulü ile İİK'nun 33/2. maddesine göre icranın geri bırakılmasına, karar kesinleştiğinde hacizlerin kaldırılmasına'' karar verildiği, borçlunun bu ilam ve yargılama sırasında verilen tedbir kararına dayalı olarak icra müdürlüğüne başvurusu üzerine alacaklıya muhtıra gönderildiği, alacaklı tarafından muhtıranın iptali talebiyle icra mahkemesine başvurulduğu, Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda 06/06/2014 tarihli muhtıranın 111.982,20-TL.lik kısmının iptaline karar verildiği görülmüştür. Somut olayda; şikayete konu takiple ilgili olarak, borçlunun icranın geri bırakılması amacıyla Bursa 3....
İcra Mahkemesi'nce zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, genel mahkemede herhangi bir dava da açılmadığından bu kararın İİK'nın 71/son, 33/a-2 maddeleri gereğince kesin hüküm teşkil ettiği; ek sıra cetveli düzenlenmeden önce alacağın zamanaşımına uğradığı ve bu tarihte 2004/6047 sayılı dosyada talep edilebilir bir alacağın bulunmadığı ve geçerli bir haczin de söz konusu olmadığı; bu durumda sıra cetvelinin 2004/6047 sayılı dosyadan sonra geçerli ilk haczin bulunduğu dosyadan yapılması gerekeceği, ancak Ankara 11. İcra Mahkemesi'nin ek sıra cetvelinin Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2004/6047 sayılı dosyasından yapılması gerektiğine dair 2012/563-764 sayılı kararının hem icra dairesini bağlayacağı ve hem de mahkeme açısından kesin hüküm teşkil edeceği; icra müdürlüğünün düzenleyeceği yeni sıra cetvelinde zamanaşımına uğrayan Ankara 12....
in şikayet dilekçesinde sanığın şikayete konu senetleri 2008 Ocak ayında kendisine verdiğini belirttiği buna göre suç tarihinin Ocak/2008 olduğu belirlenip, 5271 sayılı CMK'nin 231/8-son cümlesi uyarınca, suç tarihinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 26/04/2012 tarihine kadar bazı kesintilerle dava zamanaşımı süresinin işlediği, bu tarihten sonra denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 21/02/2015 tarihinde kesinleşen mahkûmiyet hükmü nedeniyle ihbar üzerine dosyanın yeniden ele alındığı, böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 26/04/2012 tarihinden itibaren, deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun suç tarihi olan 15/07/2012 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçunun Kanun'daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili tarafından, İzmir 11.Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.05.2007 tarih ve 2007/366-639 sayılı ilamına dayalı olarak ilamlı icra takibi yapıldığı, borçlu ... ...örnek 4-5 nolu icra emrinin 22.06.2007 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen vekilinin ise 30.06.2008 tarihinde icra mahkemesine başvurarak, ilamın gereğinin yerine getirildiği nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Başvuru bu hali ile İİK. nun 33/2.maddesine dayalı olarak yapılmış itfa itirazı niteliğindedir....
Başvuru, bu hali ile İİK'nun 170/b maddesinin göndermesi ile aynı Kanunun 71/2 ve 33/a maddelerine dayalı olarak takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle icranın geri bırakılması talebine ilişkindir. Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde çek olduğundan, çekin ibraz süresinin dolduğu tarih dikkate alındığında, olaya 6762 Sayılı TTK'nun 726. maddesi ve 730. maddesinin göndermesi ile de 662 ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir....
İcra Müdürlüğü'nün 20.4.2015 tarihli kararının iptaline, icranın geri bırakılmasına karar verilmiş, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK'nun 33/2. maddesinde "icra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş, itfa, imhal ve zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa ve imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe resen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir" hükmü düzenlenmiştir. Borçlu vekilinin, başvurusunda, ... tarihli protokolün karşılıklı edim içeren belge olduğunu ileri sürdüğü görülmektedir. Anılan protokol, bu niteliği ile yukarıda açıklanan İİK'nun 33/2. maddesi kapsamında borcun imhaline imkan kılacak nitelikte bir belge değildir. Bu durumda, takibin devamında bir usulsüzlük bulunmamaktadır....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarih ve 2021/289 E. 2022/266 K. sayılı kararı ile şikayetin kabulüne, zaman aşımı nedeniyle davacı hakkındaki icranın geri bırakılmasına karar verildiği, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 06/06/2024 tarih ve 2022/2566 E. 2024/1291 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz talebinin de reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazı nedeniyle icranın geri bırakılması ve takibin iptali talebine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu değerin, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, İİK'nun 364/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin son kararının onanması gerekmiştir....
Borçlunun başvurusu bu hali ile icra takibinin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin zamanaşımı itirazı olup, İİK'nun 169/a maddesine dayalıdır. Anılan maddenin 5. fıkrası uyarınca; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur.” Mahkemece borçlunun zamanaşımı itirazı kabul edildiğine göre, İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, icranın geri bırakılmasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile .......
geri bırakılması talebinin süreden reddine karar verilmiştir....


