WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Dava 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Mahkemece teminat karşılığında takibin talikine karar verildiğine göre, İ.İ.K.nun 97/13. maddesinde açıklandığı şekilde, bu dava nedeniyle davacı 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden davanın reddi nedeniyle alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi gerekirken öncelikle davanın İİK’nun 96.maddesine dayalı olarak açılmış olduğu göz ardı edilerek İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açılmış gibi değerlendirilmesi ve kabule göre ise İİK’nun 99.maddesine göre açılan davalarda yasada tazminat konusunda bir düzenleme yapılmamış olmasına karşın İİK’nun 97/13 maddesindeki hükmünün kıyasen uygulanacağı dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerinden olduğu halde bu olguları dikkate alınmadan tazminat isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7....

Dava 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Mahkemece teminat karşılığında takibin talikine karar verildiğine göre, İ.İ.K.nun 97/13. maddesinde açıklandığı şekilde, bu dava nedeniyle davacı 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden davanın reddi nedeniyle alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi gerekirken öncelikle davanın İİK’nun 96.maddesine dayalı olarak açılmış olduğu göz ardı edilerek İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açılmış gibi değerlendirilmesi ve kabule göre ise İİK’nun 99.maddesine göre açılan davalarda yasada tazminat konusunda bir düzenleme yapılmamış olmasına karşın İİK’nun 97/13 maddesindeki hükmünün kıyasen uygulanacağı dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerinden olduğu halde bu olguları dikkate alınmadan tazminat isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7....

reddi gerekmiştir. 2- Davalı üçüncü kişi vekilinin tazminat yönünden temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. maddesi uyarınca “istihkak iddiasının reddi” davası olarak açılmıştır....

İİK'nun 97/13.maddesi gereğince takibin talikine karar verilmiş ve istihkak davası reddedilmişse üçüncü kişinin alacaklıya tazminat ödemesine karar verilir. Somut olayda üçüncü kişinin istihkak iddiası reddedilmiş ise de dosya kapsamı itibari ile takibin talikine karar verilmediği alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların gerçekleşmediği dikkate alınmadan yazılı biçimde alacaklı lehine tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür....

Dava, alacaklı tarafından İİK'nın 99. maddesi uyarınca "istihkak iddiasının reddi" davası olarak açılmıştır. İstihkak davaları İİK'nın 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dahilinde basit yargılama usulüne tabidir. Bu nedenle dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ünün başlangıçta alınması gerekir. Ayrıca hacizde dava konusu soğuk hava deposunun değeri tespit edilmediğine göre; mahkemece re'sen belirlenmesi, bundan sonra hacizli malın değeri ile alacak miktarından hangisi az ise dava değerinin ona göre tayini gerekecektir. Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan maktu harç ile yetinilerek yargılamaya devam edilmesi hatalı olmuştur. Diğer yandan borçlu şirketin haciz adresinde 01.07.2005'ten itibaren faaliyet gösterdiği, 02.02.2009'da re'sen terk işleminin yapıldığı Vergi Dairesi'nin yazı cevabından anlaşılmaktadır....

İİK.nun 97/17.maddesinde, istihkak davasına karşı, haciz yaptıran alacaklının İİK.nun 11.babı hükümlerine dayanarak, geçici veya kesin aciz belgesi olmadan, karşı dava olarak iptal davası açılabileceği, asıl ve karşılık davada tarafların gösterecekleri bütün delillerin mahkemece serbestçe değerlendirileceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davacı 3.kişi tarafından açılan istihkak davası üzerine, davalı alacaklı cevap dilekçesi ile karşılık dava açmış ise de mahkemece karşılık dava (tasarrufun iptali) yönünden görevsizlik kararı verilmiştir. İİK.nun 97/17.maddesinin açık hükmü karşısında, davalı alacaklı tarafından açılan karşılık tasarrufun iptali davasının esasına girilerek taraf delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, karşılık dava yönünden görevsizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir....

ın istihkak davası bulunmadığından tasarrufun iptali davasının bu davalılar yönünden reddine, davalı alacaklı ...’ün davacı üçüncü kişi ... Oto. San. Tic. Ltd. Şti.’ne karşı açtığı tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmiş, karar davacı karşı davalı üçüncü kişi ... Oto. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının karşılık dava olarak İİK’nun 97/17 ve 277, 280. maddeleri gereğince açtığı tasarrufun iptali istemlerine ilişkindir. 1-)Davacı karşı davalı üçüncü kişi ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin İstihkak davası yönünden temyiz incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı karşı davalı üçüncü kişi ... Oto. San. Tic. Ltd....

Kendi adına, üçüncü kişi ya da onun adına vekili, yetkilisi ya da 3. kişi lehine borçlu tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak geçerli istihkak iddiasında bulunulabilir. Somut olayda, şikayet konusu 16.05.2014 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. kişi yararına çalışanı... istihkak iddiasında bulunmuştur. Anılan şahsın, 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunma yetkisi ya da borçlu temsilcisi olmadığı sabit olup haciz esnasında geçerli bir istihkak iddiasında bulunulduğundan sözedilemez. Buna bağlı olarak İcra Mahkemesi'nce verilen takibin devamı kararında 3. kişi olarak hacizde hazır bulunan çalışan ...'...

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre;hacizdeki istihkak davalarının, İİK 97 ve 99 .maddesinin uygulanmasına ilişkin şikayetlerin İİK 79 madde kapsamında değerlendirilemeyeceği, asıl takibin yapıldığı yer icra tetkik merciinde incelenmesi gerektiği, Antalya 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/146 Esas -2011/145 Karar sayılı ilamı ile davacının istihkak iddiasının İİK 97 maddesine göre kesin olarak reddine, dava açmak üzere 7 günlük süre verilmesine karar verildiği, buna göre davacının davasını Antalya İcra Hukuk mahkemesinde açması gerekirken görevli ve yetkili olmayan mahkemede dava açması nedeniyle mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde iki hafta içinde dosyanın görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir....

Talep, alacaklı tarafından yapılan İİK’nun 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayete ilişkindir. İİK'nun 96/3. maddesi uyarınca, malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü şahsın öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunması gerekir, aksi halde bu kişiler aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybederler. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz. Geçerli istihkak iddiasının varlığının, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir....

UYAP Entegrasyonu