Davalı alacaklı vekili, İİK 97. maddesine göre istihkak davasında davacının lehine istihkak iddiasında bulunan 3. kişiler olması gerektiğini belirterek husumet yokluğundan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacı tarafından icra dosyası muhteviyatından başkaca delil ibraz edilmediği, icra dosyasında mevcut faturaların ise mahcuzların 3.kişilere ait olduğu hususunda ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davacı borçlunun istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı......... takip borçlusudur. Hacizli malların mülkiyetinin kendisine ait olmadığını, 3.kişilere ait olduğunu belirterek haczin kaldırılmasını istemiştir. İİK.'nun 96 ve onu izleyen maddelerinde istihkak davasının 3.kişi ve alacaklı tarafından açılabileceği öngörülmüş, borçluya istihkak davası açma hakkı tanınmamıştır....
ın huzurunda yapılmış, borçlunun babası ..... davalı 3. kişi ..... lehine istihkak iddiasında bulunmuş haciz İİK 99. madde gereğince yapılmıştır. ..... davalı 3. kişi ....'un yetkilisi olmadığı gibi borçlu da olmadığından 3. kişi .... lehine istihkak iddiasında bulunma hak ve yetkisine sahip olmadığından geçerli bir istihkak iddiasının varlığından söz etmek mümkün değildir. Davalı 3. kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiasıda bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece alacaklı tarafından açılan istihkak davasının, süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiası olmadığından, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Kadıköy 8.İcra Müdürlüğünün 2009/9393 sayılı takip dosyasında, haczedilen menkullerin borçlu şirkete ait olmadığını haciz mahallinde daha önce borçlu şirketin faaliyette bulunurken temerrüt nedeniyle mahkeme kararıyla tahliye edildiğini, mahcuz makinaların 15.6.2009 tarihli kira sözleşmesi ile dava dışı ... Metal San ve Tic. Ltd. Şti'nden kiralandığını ileri sürerek haczin kaldırılması ile tazminat talep etmiştir....
Somut olayda, şikayete konu 28.02.2020 tarihli haciz esnasında, çalışan olduğunu beyan ederek 3. kişi Arf … A.Ş. yararına istihkak iddiasında bulunan ...’un, dosyada mübrez ticaret sicil kayıtlarına göre, adı geçen şirketin temsilcisi olmadığı anlaşıldığından, üçüncü kişi şirket yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Mevcut dosya kapsamında, 3. kişi şirket yetkilisi yada vekili tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış geçerli bir istihkak iddiasına da rastlanmamıştır. Hal böyle olunca; dosyada mevcut ve geçerli herhangi bir istihkak iddiası bulunmadığından, HMK'nun 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, şikayetin hukuki yarar bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20....
İİK’nun 97.maddesinin 10,11,12 ve 16.fıkra hükümleri sadece 3.kişi tarafından açılacak istihkak davalarında değil alacaklının İİK’nun 99. Maddesine göre açtığı istihkak davalarına da uygulanır. Alacaklı yararına %40 tazminatı düzenleyen İİK’nun 97/13 maddesi hükmü de bu nitelikte olup anılan madde koşulları mevcut ise tazminata hükmedilmelidir. Somut olayda, İİK’nun 97/13 maddesinde öngörüldüğü şekilde bu dava nedeniyle takibin ertelenmesine veya ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulduğuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Bu durumda bu dava nedeniyle 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemeyeceğinden davacı alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
İnş şirketi adına istihkak iddiasında bulunulmadığı, davacı ... şirketinin kendi adına istihkak iddiasında bulunduğu, borçlunun 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunma imkanı mevcut ise de 3. kişi adına istihkak davası açmasının mümkün olmadığı,mahcuz malların ... inş şirketine ait olduğunun ispatlanamamış olması nedeniyle reddine, 18/03/2010 tarihindeki haciz işlemi yönünden ise istihkak prosedürünün işletilmediği, haciz işleminin yapıldığı tarihten itibaren 7 gün geçtikten sonra 07/04/2010 tarihinde istihkak davasının açıldığı anlaşılmakla 18/03/2010 tarihli mahcuzlar yönünden açılan davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişiler ve davalı borçlu tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 21.06.2022 tarih, 2022/3122 Esas, 2022/7494 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, karara karşı davalı borçlu karar düzeltme isteğinde bulunması üzerine dosya yeniden incelenmiştir....
Davalı vekili cevabında, davacının istihkak iddiasıyla açtığı davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle iş bu davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece iddia savunma ve toplanan delillere göre davacının işyerinde davalı tarafından alacağı nedeniyle başlatılan ve kesinleşen takip sonucu haciz yapıldığı, davacının istihkak iddiasında bulunduğu ve ... İcra Hukuk Mahkemesinde istihkak davası açtığı, mahkemece davanın reddine karar verildiği, miktarı itibariyle verilen kararın kesin olduğu, kural olarak İcra Hukuk Mahkemesinin verdiği kararların kesin hüküm teşkil etmediği ancak bunun istisnasının istihkak davası ile ihalenin feshi davaları olduğu iş bu davanın da kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Davacı, dava dışı borçlu hakkında başlattığı icra takip dosyasında, borçlunun hayvanları üzerine haciz konulduğunu, icra memurunun hatalı işleminden dolayı hayvanların istihkak iddia eden üçüncü kişiye teslim edildiğini, sonrasında bu kişinin istihkak davasının reddedildiğini, hayvanların istihkak iddiasında bulunan 3.kişiye teslimine dair memur işleminin ise... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/253 esas ve 2011/241 karar sayılı dosyasında iptaline karar verildiğini, fakat daha sonra haczedilen hayvanların bulunamaması nedeniyle yeniden haciz uygulanamadığını belirterek icra memurunun kusurlu eylemi nedeniyle uğradığı zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu benimsenerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden; davacı alacaklı tarafından ...3....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, Kozan İcra Müdürlüğü’nün 2007/2522 takip, Kadirli İcra Müdürlüğünün 2008/597 talimat sayılı dosyasından borçlu ...'ün borcu nedeniyle 27.10.2008 tarihinde yapılan haciz sırasında babası davalı ...'ün istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek İİK'nun 99.madde gereğince davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddine, haczedilen ürünlerin borçluya ait olduğunun tesbitine, %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
Dava, 3. kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 1-Dava konusu taşınır mallar, 5.11.2012 tarihinde haczedilmiş ve haciz sırasında 3. kişi şirket müdürü istihkak iddiasında bulunmuş, davalı alacaklı vekili istihkak iddiasına itiraz etmiştir. İstihkak iddiası ile Yasa'da öngörülen hak düşürücü dava süresi kesilmiştir. İstihkak iddiası üzerine İcra Müdürlüğü'nce İİK'nun 97/1. maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Prosedür işletilmemişse, dava açma süresi henüz başlamış olamayacağından 3. kişi davasını hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödeninceye kadar açabilir. Prosedür işletilmişse, İcra Mahkemesi'nce verilecek kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davasını açabilir....


