Bu durumda, mahkemece alacaklı tarafından açılan davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddine hükmedilmesi yerine davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 2-Kabule göre ise, davacı alacaklının davasının kabulü halinde lehine tazminat takdir edilmesi için İİK'nin 97/13 maddesi gereğince teminat karşılığı takibin taliki kararının verilmesi gerekir. Somut olayda bu koşul gerçekleşmediği halde alacaklı lehine tazminata hükmedilmeside isabetsizdir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 11.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir....
tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu müvekkil banka tarafından haciz sırasında istihkak iddiasına itiraz edildiğini, bunun üzerine müdürlükçe dosyanın takibin taliki veya devamı konusunda karar verilmesi için icra mahkemesine gönderilmesi gerekirken haczin İİK.nin 99.maddesine göre yapılarak kendilerine dava açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek bu yöndeki 13.1.2012 günlü memur işleminin iptali ile İİK.nin 97/1 maddesi uyarınca takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece dosya üzerinde yapılan incelem sonunda haczin ihtiyati haciz kararında ve takip talebinde belirtilen adreste yapılmadığı ödeme emrinin de başka bir adreste tebliğ edildiği, haczin İİK.nin 99.maddesine göre yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle şikayet reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir....
İİK'nun 363/1 fıkrasının (7) nolu bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer verilen özel düzenlemeye göre İcra Mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır. Somut olayda, temyiz konusu mahcuzların değeri 4.870-TL'nin altındadır. Bu durumda, hükmün kabule ilişkin kısmı kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin reddi gerekir....
Davacı üçüncü kişi İcra Müdürlüğüne verdiği 15.12.2014 tarihli dilekçesi ile istihkak iddiasında bulunmuştur. İcra Müdürlüğünün takibin devamı veya taliki için karar verilmek üzere dosyanın gönderilmesi üzerine, Elmadağ İcra Hukuk Mahkemesinin 16.02.2015 tarihli kararı ile takibin devamı ile üçüncü kişi ...’e dava açmak üzere yedi günlük süre verilmiş, ancak anılan kararın taraflara tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Hak düşürücü dava açma süresinin başlaması için İİK'nin 97/1. maddesine göre İcra Müdürlüğünce prosedürün uygulanması, İcra Mahkemesince verilen, takibin ertelenmesi ya da devamına ilişkin kararın üçüncü kişiye tebliği gerekmekte olup, anılan kararın tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, istihkak davasının yasal süresi içerisinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek, bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde süre aşımından davanın reddi hatalı olmuştur....
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; istihkak talebiyle ilgili davada asıl icra takibini başlatan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olması nedeniyle mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın talep halinde yetkili ve görevli Konya İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, yargılama harç ve masraflarının nihai kararla birlikte değerlendirilmesine karar verilmiş, hüküm davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3. kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir....
Hüseyin Ergene aralarındaki İstihkak davası hakkında Adana 3. İcra Mahkemesinden verilen 16.02.2006 gün ve 40-25 sayılı hükmün davacı (3.Kişi) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: K A R A R Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin iş bölümü alanı, özel yasalarda başkaca hüküm bulunmadığı taktirde, "Yargıtay Kanunu" nun 14. maddesiyle sınırlıdır. Anılan madde hükmünde ise, Dairemizin hasren 506 ve 1479 sayılı yasalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin olarak iş mahkemelerinden verilen hüküm ve kararları inceleyeceği öngörülmüştür. İnceleme konusu karar, İ.İ.K.’nun 97/I. maddesi gereğince icra memurunun, takibin devamı veya taliki konusunda karar verilmesi istemine ilişkin olup belirgin şekilde 14. maddenin kapsamı dışında bulunmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin işbölümü alanı içine girmektedir....
İnanoğlu aralarındaki İstihkak davası hakkında Adana 3. İcra Mahkemesinden verilen 16.02.2006 gün ve 38-36 sayılı hükmün davacı (3.Kişi) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: K A R A R Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin iş bölümü alanı, özel yasalarda başkaca hüküm bulunmadığı taktirde, "Yargıtay Kanunu" nun 14. maddesiyle sınırlıdır. Anılan madde hükmünde ise, Dairemizin hasren 506 ve 1479 sayılı yasalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin olarak iş mahkemelerinden verilen hüküm ve kararları inceleyeceği öngörülmüştür. İnceleme konusu karar, İ.İ.K.’nun 97/I. maddesi gereğince icra memurunun, takibin devamı veya taliki konusunda karar verilmesi istemine ilişkin olup belirgin şekilde 14. maddenin kapsamı dışında bulunmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin işbölümü alanı içine girmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dava dosyasının Yargıtay 12....
Av. ....., 2- ... aralarındaki İstihkak davası hakkında Adana 3.İcra Mahkemesinden verilen 16.02.2006 gün ve 37-34 sayılı hükmün davacı (3.Kişi) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: K A R A R Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin iş bölümü alanı, özel yasalarda başkaca hüküm bulunmadığı taktirde, "Yargıtay Kanunu" nun 14. maddesiyle sınırlıdır. Anılan madde hükmünde ise, Dairemizin hasren 506 ve 1479 sayılı yasalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin olarak iş mahkemelerinden verilen hüküm ve kararları inceleyeceği öngörülmüştür. İnceleme konusu karar, İ.İ.K.’nun 97/I. maddesi gereğince icra memurunun, takibin devamı veya taliki konusunda karar verilmesi istemine ilişkin olup belirgin şekilde 14. maddenin kapsamı dışında bulunmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin işbölümü alanı içine girmektedir....
O halde İİK. 97/13 maddesi uyarınca davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi için gerekli usule uygun verilmiş bir takibin durması veya taliki kararı bulunmadığından; davacı (3.Kişi)'nin bu yönleri amaçlayan karar düzeltim talebi kabul edilmeli Dairemizin 27.10.2005 tarihli ilamındaki tazminata ilişkin 2 nolu bendi kaldırılmalıdır. SONUÇ: Davacı (3.Kişi)'nin karar düzeltim isteminin kabulü ile Dairemizin 27.10.2005 günlü 2005/3591 Esas, 2005/10410 Karar nolu ilamının 2.nolu bendinin kaldırılmasına, 30.12.2004 tarihli mahkeme kararının ONANMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 26.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İnceleme konusu karar, 3. kişinin İİK'nun 96 vd. maddeleri gereğince ileri sürdüğü istihkak iddiası ile ilgili İİK'nun 97/1. maddesi uyarınca takibin devamı ya da taliki yönünde karar verilmesi talebine ilişkin olup, yukarıda sözü edilen Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin görevi içine girmektedir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 6723 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60. maddesi gereğince dosyanın görevli Yargıtay 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 02/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....


