Takip dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine konu edilen 18.03.2010 tarihli 5050 yevmiye nolu ipotek akit tablosunda taşınmazın, Safir Gıda San Ve Tic Ltd Şti 'inin HSBC Bank A .Ş 'den kullandığı ve kullanacağı krediler ile her ne sebepten olursa olsun bankaya karşı doğmuş doğacak, her türlü borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 1.derecede fekki alacaklı banka tarafından bildirilinceye kadar süresiz olarak (200.000 YTL) ikiyüz bin TL bedelle ipotek edildiği görülmektedir. Bu hali ile ipoteğin doğmuş doğacak borçların teminatını teşkil etmek üzere alınan üst sınır (limit) ipoteği olduğu tartışmasızdır. Bu durumda mahkemece ipoteğin limit ipoteği olması nedeniyle asıl borçlu yönünde de limit miktarı 200.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğu gözardı edilip, bu miktar üzerindeki asıl alacak ve faizleri yönünden takibin devamına karar verilmesi doğru değildir....
Dava aile konutu hukuki sebebine dayalı olarak ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Mahkemece, İzmir 5. Aile Mahkemesinde görülen davada ipoteğe konu taşınmazın aile konutu olduğu gerekçesiyle ipoteğin kaldırılmasına ve aile konutu şerhi konulmasına dair hüküm tesis edildiği, anılı mahkeme ilamının infaz edildiği, davanın açıldığı tarihte davalının haksız olduğu gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş, kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.05.2021 tarihli, 2020/3899 E. 2021/4383 K. sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Somut olayda davacı bizzat ipoteği tesis ettiren olup ipoteğin tesis tarihinde tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığı açıktır....
Takip dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine konu edilen 18.03.2010 tarihli 5050 yevmiye nolu ipotek akit tablosunda taşınmazın, Safir Gıda San Ve Tic Ltd Şti 'inin HSBC Bank A .Ş 'den kullandığı ve kullanacağı krediler ile her ne sebepten olursa olsun bankaya karşı doğmuş doğacak, her türlü borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 1.derecede fekki alacaklı banka tarafından bildirilinceye kadar süresiz olarak (200.000 YTL) ikiyüz bin TL bedelle ipotek edildiği görülmektedir. Bu hali ile ipoteğin doğmuş doğacak borçların teminatını teşkil etmek üzere alınan üst sınır (limit) ipoteği olduğu tartışmasızdır. Bu durumda mahkemece ipoteğin limit ipoteği olması nedeniyle asıl borçlu yönünde de limit miktarı 200.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olduğu gözardı edilip, bu miktar üzerindeki asıl alacak ve faizleri yönünden takibin devamına karar verilmesi doğru değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Tapu Sicil Müdürlüğünün 11.08.2017 tarih ve .. yevmiye numaralı ipotek akit tablosunun incelenmesinde, borçlunun alacaklı lehine 400.000,00 TL bedel için, 1. derecede, % 15 faizle ve fekki bildirilinceye kadar müddetle adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis ettiği, ipoteğin, mevcut olan bir borç için tesis edildiği ve kesin borç ipoteği (karz ipoteği) olup, ilam niteliğini taşıdığı anlaşılmaktadır. İpotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içerse de, alacaklı tarafından borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapılmasında ve borçluya 9 örnek ödeme emri gönderilmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır....
Somut olayın incelenmesinde; takip dayanağı ipotek kesin borç ipoteği (karz ipoteği) olup HGK.nun 27.03.1971 tarih 1969/İc-İf esas, 542 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere ilam niteliğindedir. Bu takibe ilişkin itiraz ve şikayetler hakkında ilamlı takibe ilişkin hükümler uygulanır. Borçlunun şikayeti takipte istenen faiz ve oranının fahiş talep edildiğine ilişkindir. Borçlunun bu şikayeti ilama aykırılık nedenine dayalı olduğundan HGK.nun 21.06.2000 tarih ve 2000/12-102 sayılı kararında da belirtildiği üzere süreye tabi değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.01.2011 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. Davalı, davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, davacı tarafından güncelleştirilmiş ipotek bedeli olan 58.210.22 TL davalıya ödenmek üzere depo edilmediğinden bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır....
Davalı vekili, aynı iddialar ile icra hukuk mahkemesinde dava açılmış olduğundan derdestlik itirazında bulunulduktan sonra davacı borçlunun borçlu olmadığı yönündeki iddiasının asılsız olduğunu bu nedenle ipoteğin fekki talebinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir....
Gerçekten, Türk Medeni Kanununun 875. maddesine göre kesin borç (karz) ipoteği, anapara yanında, gecikme faizini ve icra takibi yapılmışsa takip masraflarını da güvence altına alır. Alacaklı, ipoteğin fekki için anaparanın dışında takip masraflarını ve geçen günlerin faizlerini de isteyebileceğinden, ipoteğin kaldırılmasına ancak anaparanın, gecikme faizinin, icra takibi yapılmışsa takip giderlerinin ödenmesi halinde karar verilebilir. Taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur. Ancak, borçlu anapara ipotek miktarından bir kısmını ödemiş veya depo etmişse yine de davanın reddi gerekir ise de, “çoğun içinde az da vardır” kuralı uyarınca Tapu Sicil Tüzüğünün 31/son maddesi hükmüne göre ipotek bedelinden ödenen bölümün kütüğün düşünceler sütununda gösterilmesi gerekir....
Davacı, davaya konu .... parsel sayılı taşınmazı satın aldığı tarihte üzerinde teminat ipoteği olduğunu, ipoteği veren kişi ile herhangi bir ticari ilişkileri olmadığını ileri sürerek, ipoteğin fekki ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacının davaya konu taşınmazı devralırken taşınmaz üzerinde kendisi lehine ipoteğin mevcut olduğunu bilerek aldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacı vekili tarafından taşınmazın Ziraat Bankası tarafından satın alındığının bildirildiği, davaya konu alacağın davalı tarafça ödendiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermesi nedeni ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın "Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi" başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere; "Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir....


