Az yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca konulan bu ipotek ana para ipoteği olup, ipotek bedelinin ödenmesi halinde ipoteğin fekki gerekir. Davacı yan sunduğu belgelerle ipotek bedelinin tamamının ödendiğini ileri sürmektedir. Davalı ise, bu ödemeleri ipotek bedeline mahsuben değil, ... Daşdan ile aralarındaki bir başka borç ilişkisinden kaynaklandığını savunmaktadır. Bu savunması ile ödemeyi ikrar etmektedir. Bu ikrarı vasıflı ikrar niteliğindedir. Karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vaakanın varlığı kabul edilmekle birlikte onun hukuki niteliğinin(vasfının) ileri sürülenden başka olduğunu bildirilmesi halinde vasıflı ikrardan söz edilir. Gerekçeli inkar olarak da adlandırılan vasıflı ikrar bölünemeyeceğinden ispat yükü gerekçeli olarak vaakayı inkar eden kişide değil karşı taraftadır....
-K:... sayılı kararı ile onandığı, bunun üzerine taşınmaz ipoteği nedeniyle alacaklı bankaya ödenen tutar üzerinden ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden dava konusu kurumlar vergisinin tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır. Temyize konu Bölge idare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan Vergi Mahkemesi kararında, ipotek ile teminat altına alınan borcun yargı kararı gereğince ödendiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesinin 3. bendi uyarınca, "İşle ilgili olmak şartiyle, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar; ziyan ve tazminatlar" kapsamına girdiği, dava konusu tahakkuk işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış olsa da, söz konusu ödemenin ipoteğin kaldırılmasını temin etmek amacıyla lehine ipotek verilen şirketin borcunun ödenmesinden ibaret olduğu, yargı kararının ise ipoteğin fekki talebinin reddedilmesine ilişkin olup, borcun ödenmesi gerektiğine dair olmadığı görülmektedir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ipoteğin fekki- menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Mahkemece, davalı ipotek alacaklısının alacağı sona ermediğinden ipoteğin kaldırılması için kanunun aradığı şartların oluşmadığı, dava dışı kısıtlının yaptığı kazandırıcı işlemlerin ehliyetsiz olması nedeni ile geçerli olmadığının ileri sürülemeyeceği, davacı yeni malikin serbest iradesiyle ipoteği bilerek taşınmazı satın aldığı, bu nedenle ipoteğin geçersiz olduğunu ileri sürerek terkinini isteme hakkının bulunmadığı, ipoteğin kaldırılması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 02.05.2012 gün ve 2012/4829-6164 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, maliki olduğu 731 ve 732 parsel sayılı taşınmazların davalı lehine mevcut olan ipotek şerhinin ipotek bedelinin depo edilmesi karşılığında kaldırılmasını istemiştir Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiş, karar dairemizin 02.05.2012 tarihli ilamıyla ve ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur....
a olan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere birinci derecede 400.000,00TL bedelle 03.01.2001 tarihine kadar ... lehine ipotek tesis edilmiştir." cümlelerinin yer aldığı ve niteliği itibarı ile karz ipoteği olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Başlangıç kısmında yeralan Kanun uygulama alanı bölümünde, IV. Ticari davalar, altı bent halinde sayılmış, nitelik itibari ile karz ipoteğinin fekki sayılmamıştır. Bu nedenle genel mahkemelerde görülmesi gereken bu davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması nedeniyle ve görev kamu düzeninde olduğundan işin esasına girilmeden görev yönünden bozulması düşüncesi ile sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum....
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması (fekki) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. A.. H.. gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının verdiği ipoteğin davacının oğlu ... ...’nın davalı bankadan aldığı ve alacağı her türlü borçlarının teminatı olarak verildiği, finansal kiralama sözleşmesinin teminatı olarak verildiğine dair finansal kiralama sözleşmesinde veya ipotek resmi senedinde bir düzenleme olmadığı, MK’nun 881.maddesi gereğince verilen ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu ve ileride doğabilecek borçlar içinde tesis edilebileceği, dava tarihi itibariyle dava dışı ... ...’nın davalı bankadan kullanıp ödenmeyen kredi borçlarının olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
K A R A R Davacı, davalı bankadan 25.000,00 TL konut kredisi kullandığını, 2.350,00 TL dosya masrafı alındığını ve krediyi kapatma sırasında ipoteği kaldırmak amacıyla 400 TL ipoteğin fekki masrafı tahsil edildiğini ileri sürerek ödemiş bulunduğu toplam 2.750,00 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle kendisine iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.12.2014 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, imar uygulaması sonucu konulan ipoteğin kaldırılması isteğine ilişkindir. Davacı, dava konusu 30846 ada 9 parsel sayılı taşınmazın belediye başkanlığınca imar uygulamasına tabi tutularak taşınmaz üzerinde 30.01.1986 tarihinde davalıların murisi ... lehine 2.100,00 ETL ile imar ipoteği tesis edildiğini, müvekkilinin sonraki malik olduğunu ileri sürerek bu bedel üzerinden taşınmazdaki ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir....


