WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Köyü 324 parselde kayıtlı gayrimenkulde 17.04.2003 tarihli protokol kapsamında müvekkiline 05.07.2015 tarihine kadar intifa hakkı verildiğini, Rekabet Kurumu’nun 12.03.2009 tarihli duyurusuyla 18.09.2005’ten önce akdedilmiş olan intifa vb. sözleşmeleri de kapsayan benzeri etkiye sahip tüm hukuksal tasarruflara ilişkin hakların terkin edilip yeniden 5 yılı aşmayacak şekilde tesis edilmemesi veya kısaltılmaması halinde 18.09.2010’dan sonra 2002/2 sayılı tebliğ kapsamındaki grup muafiyetinden yararlanamayacağını ilan ettiğini, müvekkilinin de intifa hakkı tesis edilen taşınmazda kalıcı yatırımlar tesis ettiğini, ancak intifa hakkının Rekabet Kurumu’nun düzenlemeleri çerçevesinde 18.09.201O'da sona erdiğini, bu açıdan davalının 18.09.2010 ile 05.07.2015 dönemi için sebepsiz zenginleştiğini, kalıcı teknik yatırımlar için ödenen bedelin 12.03.2009 tarihine kadar güncellenmiş değerinin 61.790 TL olduğunu belirterek bu tutarın 12.03.2009’dan itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan...

Dolayısıyla başvuru konusu olayda mülkiyet hakkı bağlamında ayrımcılık yasağının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak Anayasa'nın 10. maddesinde güvence alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Bu durumda, süregelen uygulamanın aksine işlem tesis edilmesini gerektirecek somut bir gerekçe gösterilmeksizin davacı adına vergi tarh edilmesi ve vergi ziyaı cezası kesilmesi mülkiyet hakkı bağlamında ayrımcılık yasağı ilkesine uygun düşmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılması yolundaki ısrar kararına yöneltilen temyiz isteminin bu nedenle reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum....

Öte yandan; davalı ... tarafından açılan 2011/324 Esas sayılı birleştirilen davada ileri sürülen intifa hakkının iptali isteği yönünden ise gösterilen tanıkların bu konuda da beyanlarının alınması, intifa hakkının bedel karşılığı tesis ettirildiği dikkate alınarak keşif yapılmak suretiyle akit tarihi itibariyle intifa hakkının değerinin tespit ettirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip vekil ...'in vekalet yetkisini kötüye kullanıp kullanmadığının ve intifa hakkı lehdarı ... ile işbirliği içerisinde hareket edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilmiştir. Hâl böyle olunca; gerek asıl ve gerekse birleştirilen davalarla ilgili olarak yukarıda işaret edilen esas ve usule yönelik eksikliklerin giderilmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.'' gerekçeleri ile bozulmuştur. B....

-KARAR- Davacı vekili, müvekkili şirkete 22.07.2002 tarihli protokol kapsamında 15.09.2012 tarihine kadar intifa hakkı verildiğini, Rekabet Kurumu'nun düzenlemeleri çerçevesinde intifa hakkının 18.09.2010 tarihi itibariyle sona erdiğini, davalı tarafın sözleşmenin geçersiz kılındığı süre olan 18.09.2010 ile 15.09.2012 tarihleri arası dönem için sebepsiz zenginleştiğini, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca kalıcı teknik yatırım olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılıp iadeye karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, 52.750,00 TL'nin 12.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, iddianın dayanağı 22.07.2002 tarihli protokolün taraflarının davacı ile dava dışı .... Turz....

Davacının ipoteğin fekkine ilişkin talebinin ise yukarıda açıklandığı üzere ipotek hakkının davalı şirkete sözleşme gereğince zararlara karşılık olarak tesis edildiği, dava tarihi itibariyle mahkememizin de kabulünde olan davalı - karşı davacı ... AŞ'nin bakiye alacağı bulunduğundan ipoteğin kaldırılması şartları oluşmadığından dolayı bu talebinin de reddine karar verilmiştir. Davalı - Karşı Davacı intifa hakkı tesisinden sonra sözleşmenin 4/son maddesi gereğince sabit yatırımların yapıldığını ve bunların sökülüp götürülecek nitelikte olmadığından dolayı taşınmazın tahliye edildiği tarihteki değerinin iadesini talep etmiş ise de, dosya kapsamında taşınmaz üzerine yapılan bina, kanopi, saha betonu gibi yapıların davalı - karşı davacı tarafından inşa edildiği ispat edilemediğinden davanın bu yönden reddine karar verilmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili Nisan 2018 ile Ocak 2021 tarihleri arasında kur farkından kaynaklı 141.097,19.-USD'nin şimdilik 100.000,00....

Davacı yan, intifa hakkı sahibi oldukları taşınmazda bu hakka dayanarak elatmanın önlenmesi isteğinde bulunduğunu ileri sürmekte ise de dayanılan vakıalar doğrultusunda uyuşmazlığın temelini intifa hakkını davacı adına kullanan bayi ve bu bayi ile diğer davalı ...Ş’nin yaptığı otogaz satış sözleşmesi ve bu sözleşmeye onay veren çerçeve sözleşmede tanınan sürenin sona erdiği iddiası oluşturmaktadır. Dosya içeriğine göre, davacı ...nin 2551 parsel sayılı taşınmazda intifa hakkı sahibi olduğu ve bu yerde davalı Orhangazi Petrol Ürünleri Ltd. Şti.ne bayilik verdiği anlaşılmaktadır. Davacı şirket, Orhangazi Petrol Ürünleri Ltd. Şti.nin de içinde bulunduğu çok sayıda bayisine bu tip tesislerde belli bir süre için otogaz satışı izni vermiştir. Bu arada davacı, davalılardan ... A.Ş. ile otogaz tesisi kurulması ve satış yapılmasına onay verme anlamında bir çerçeve sözleşme imzalamıştır....

Davacının sübjektif ve aşırı duyarlılığı ile değil, objektif her normal insanın duyarlılığına göre elatmaya katlanıp katlanamayacağı araştırılmalı; sonuçta katlanılabilir, hoşgörü sınırlarını aşan bir zarar veya elatmanın varlığı tespit edildiği takdirde mülkiyet hakkının taşkın olarak kullanıldığı sonucuna varılmalıdır. Taşkın kullanma belirlendiği takdirde elatmanın tamamen ortadan kaldırılması veya tahammül sınırları içerisine çekilebilmesi için ne gibi önlemelerin alınması gerektiği bilirkişiler aracılığı ile tespit edilerek, tarafların yarar ve çıkar dengeleri gözetilerek bunların en uygununa karar verilmelidir. Tüm bu açıklamalara göre somut olaya gelince; davacının intifa hakkı bulunduğu 23 parsel sayılı taşınmaza komşu 3 parsel sayılı taşınmazın bahçesine sonradan içinde tuvalet bulunan bina inşa edildiği sabittir....

Hüküm altına alınan diğer hususlarda temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi nedeniyle tesis edilen intifa hakkı için ödenen bedelden, intifa hakkının kullanıldığı süre düşüldükten sonra 08/10/2010 tarihinden davacının kullanma hakkına sahip olduğu ancak kullanma imkanına sahip olmadığı bakiye süreye ilişkin iadesi gereken tutar olarak belirlenen 40.692,80-TL intifa bedeli ve bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda belirlenen davacının davalı nam ve hesabına ödediği 3.579,67-TL terkin harcı ve masrafı olmak üzere toplam 44.272,47-TL alacağın davalıdan tahsiline ve intifa bedeline ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar vermek gerekmiştir....

Bölge İkitelli, Kartaltepe Mevkii adresinde kain ve tapu sicilinde, 366 Ada da kayıtlı bulunan gayrimenkul üzerinde müvekkil şirket lehine 17.09.1998 tarihinden geçerli olmak üzere 20 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, intifa bedelinin tamamı müvekkil şirket tarafından peşin olarak ödenmiştir. Yukarıda bahsi geçen intifa hakkı nedeniyle müvekkil şirketin kullanım hakkına sahip olduğu gayrimenkul üzerinde kurulu akaryakıt istasyonunun işleticiliği/ bayiliği, ... marka ve logosu altında faaliyette bulunmak üzere akdedilen Bayilik Anlaşması ve ekleri gereğince davalı ... ... Tic. Ltd. Şti....

- K A R A R - Davacı vekili, davalı ile imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkili lehine tesis edilen 15 yıl süreli intifa hakkının Rekabet Kurulu'nun kararları doğrultusunda 18.09.2010 tarihi itibariyle geçersiz kaldığını ileri sürerek bakiye intifa süresine, kıstelyevm usulü hesaplama sonucunda isabet eden 119.902,11-TL nin KDV si ile birlikte iktisap ettiği tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDV sinin, anaparanın dava tarihine kadar davalılar yedinde kaldığı sürede, bu iktisap sayesinde davalının elde ettiği tüm semerelerin karşılığı olarak da 286.809,18-TL nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDV si ile birlikte, davalının maliki olduğu taşınmaz üzerindeki intifa hakkı, terkin harcı ve sair işlem masrafının davalı malik nam ve hesabına müvekkilince ödenmek suretiyle terkin edilen toplam 39.754,83-TL tutarındaki terkin harcının sarf tarihinden itibaren avans faizi ve faizin KDV si ile birlikte, taraflar arasında dikey...

UYAP Entegrasyonu