Dava konusu iki taşınmaz üzerinde toplam 900.000,00 TL'lik Türkiye İş Bankası AŞ ve Finansbank AŞ lehine ipotek olduğu, intifa hakkı değerinin ise toplam 320.000,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece dava konusu taşınmazlar üzerinindeki banka ipoteklerinin ödenip ödenmediği, ödenmiş ise intifa hakkının satış işlemlerinin tamamlanması beklenerek davacının alacağının tamamen ödenip ödenmediği, borcun tamamen ödenmemesi halinde ise 8.9.2008 tarihli haciz tutanağının İİK 105.madde anlamında geçici aciz belgesi olarak kabulü ile davanın esasının incelenmesi ve dava konusu tasarrufların İİK 277,278,279,280 maddeler kapsamında iptale tabi olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediğinden Dairemizin 25.2.2014 gün, 2013/1341 Esas ve 2014/2512 sayılı bozma ilamına 2. bent olarak bu hususun eklenmesi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ......
Bu aşamada öncelikle kurucu intifa senetlerinin niteliğinin değerlendirilmesi gerekir. Kurucu intifa senetleri, intifa senetlerinin özel bir türünü oluşturur. İntifa senetleri sahibine sadece malvarlıksal haklar sağlayan, pay senetlerinin aksine şirkette herhangi bir payı temsil etmeyen, pay sahipliği hakkı sağlamayan senetlerdir. Bu bakımdan senet sahibine malvarlığı, yönetim, denetleme ve bilgi hakları vermez. Fakat, kara veya tasfiye bakiyesine katılma hakkı sağlar. Kurucu intifa senedi sahipleri ile anonim ortaklık arasındaki ilişki ortaksal değil, sözleşmesel nitelikte bir ilişkidir. Diğer bir deyişle, anonim ortaklıkta kurucu intifa senedi sahipliği ile pay sahipliği sıfatları tamamen farklı iki kurumdur....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, 4721 sayılı Kanun'un 240 ıncı maddesi uyarınca katılma alacağına mahsuben, olmadığı taktirde bedel eklemek suretiyle mülkiyete; bu talep kabul edilmediği taktirde ise intifa ya da oturma hakkı tesisi istemine ilişkin olduğu, somut olayda, davacı kadın ile miras bırakan ...'nin 04.06.1999 tarihinde evlendiği, taraflar arasındaki mal rejiminin eşlerden ...'...
. - K A R A R - Davacı vekili, davalı şirketin üzerinde müvekkil lehine intifa tesis edilmiş olan taşınmazın intifa tesis tarihindeki maliki ve bayi olduğunu, intifa bedelinin peşin ödendiğini, Rekabet Kurulu kararları kapsamında intifa hakkının müvekkili tarafından tek taraflı terkin edildiğini belirterek bakiye intifa süresine isabet eden 20.013,67 TL ödenen 92.695,77 TL intifa hakkı terkin harcı ve işlem masrafı, inşaat giderlerinden geçersiz kalan bakiye süreye isabet eden 34.320,91 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dosyada; akaryakıt istasyonuna yapılan sabit yatırım bedelinin geçersiz kalan bakiye süreye isabet eden 11.265,96 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen diğer dosyada ise; 20.013,67 TL bakiye süreye isabet eden intifa bedeli, bu bedelin dava tarihine kadar davalıda bulunması nedeniyle elde ettiği semerelerin karşılığı olarak 59.436,72 TL'nin 34.320,91 TL sabit yatırımların geçersiz kalan bakiye...
Manavgat Tapu Müdürlüğü' nden gelen yazı cevabı incelendiğinde dava konusu Antalya ili Manavgat ilçesi Sorgun Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak davaya konu intifa hakkının 09/08/2024 tarihi itibari ile tapuya şerh olunduğu anlaşılmıştır....
-KARAR- Davacı vekili, taraflar arasında 25.04.2007 tarihinde bayilik protokolü imzalandığını, sözkonusu protokol uyarınca... lehine 17 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, kararlaştırılan yükümlülükler kapsamında davacı şirketin, davalılar ve taşınmaz lehine olmak üzere toplam 499.813 USD tutarında yatırım gerçekleştirildiğini, bayilik ilişkisinin yaklaşık 5 yıl 3 ay süreyle devam ettiğini, daha sonra başka bir dağıtım firması ile anlaşması sonucu sözleşmenin öngörülen süreden önce sona erdiğini, sözleşmenin intifa hakkı müddetince yani 17 yıl süreceği inancıyla müvekkili tarafından yatırımlar yapıldığını, bayilik hizmet bedelinin sözleşmenin geçersiz olan kısmına tekabül eden miktarının müvekkiline iadesi gerektiğini iddia ederek 395.400,00 TL bayilik hizmet bedelinin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir....
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : DAVALI İDARENİN İDDİALARI: Söz konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis edilen irtifak hakkının intifa hakkı niteliğinde olduğu, bu nedenle arsa vergisinden intifa hakkı sahibi davacının sorumlu bulunduğu, davacı tarafından verilen beyannamede muaf olunan miktar boş bırakılmak suretiyle zımnen herhangi bir muafiyetin bulunmadığının kabul edildiği, 1991 yılında inşaatı biten otel için muafiyet uygulanmaması gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenmiştir. DAVACININ İDDİALARI: Emlak vergisi değerine arsa payının ilave edilmesinin hukuka aykırı olduğu, Hazine'ye ait arsa üzerinde intifa hakkı bulunmayıp üst hakkının bulunduğu ve üst hakkı sahibinin arsa yönünden emlak vergisi mükellefi olarak düşünülemeyeceği, her sene Hazine'ye ait arsa için kira ve kar payı ödemesinde bulunulduğundan ayrıca emlak vergisi tahakkuk ettirilmemesi gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir....
Hukuk Dairesinin 2007/5876 - 6451 sayılı 15.11.2007 günlü kararında özetle: “Davalı ...San.Tic.Ltd.Şti.vekili 04.02.2005 havale tarihli dilekçesinde; “Maden Ocağının işletilmesi için ... sınırları içinde bulunan 16.617 m2 yüzölçümlü taşınmaz için 11.04.2003 günlü taahhütname ile vekil edeni şirket yararına geçici intifa hakkı kurulduğunu, anılan orman işletme şefliğince taşınmazın vekil edenine teslim edildiğini" açıklamış geçici intifa hakkına ilişkin taahhütname, sözleşme, yer teslimine ilişkin tutanak, harita ve diğer belgeler dilekçe ekinde sunulmuştur. Mahkemece, intifa hakkı kurulduğuna ilişkin tüm belgeler ile haritalar yapılan keşifte uygulanmamış ve bu yön üzerinde durulmamıştır. Taşınmaz davacıya ait olmayıp, orman idaresi veya üçüncü kişilere ait ise, ancak bu halde zilyetliğin korunması davası söz konusu olur. Somut olayda, bu konuda duraksama söz konusudur....
Kurulu'nun 12.03.2009 tarihinde yayınlanan 05.03.2009 tarihli kararı ile dikey anlaşmalarda yer alan ... yasağına ilişkin sürelerin 5 yıl ile sınırlandırıldığı, taşınmaz üzerinde kalan intifa hakkı süresinin geçersiz sayıldığı, kalan süre bakımından davalıların sebepsiz zenginleştiğini iddia etmiş ise de; akdedilen ... Bayilik Sözleşmesi'nin ... Kurulu'nun kararıyla nedeniyle sona erdiği, davacı ile davalı ... ... arasında düzenlenen 13.02.2004 tarihli fesih anlaşması ile 01.11.2001 tarihli bayilik sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiği, aynı tarihte davacı ve dava dışı ... arasında yeni bir bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye istinaden ... adına kayıtlı dava konusu taşınmaz üzerine dava dışı şirket lehine yeniden 12 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, intifa hakkının davacının istemi üzerine 26.10.2010 tarihi itibariyle terkin edildiği, ... .... Şti. İle akdedilen sözleşmede davacı şirketin imzasının bulunmadığı, taraflar arasında sona ... ... ......
-KARAR- Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan protokol kapsamında 22.06.2015 tarihinde sona ereceği düşüncesiyle imzalanan intifa hakkı sözleşmesi hükümleri uyarınca yapılan kalıcı yatırımların Rekabet kurulu'nun 12.03.2009 tarihli internet sayfasındaki duyurusu doğrultusunda 18.09.2010 tarihinden sonra geçersiz kalan süreye tekabül eden kısmı açısından davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek müvekkili lehine 22.06.2015 tarihine kadar geçerli olacağı inancıyla tesis edilen intifa hakkının 18.09.2010 ila 22.06.2015 tarihleri arası dönem için kalıcı teknik yatırımlar olarak ödenen bedelin 12.03.2009 tarihine kadar güncellenmiş değeri olan 36.475,00 TL.nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 12.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


