WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Bu kısıtlama ikinci kâr payı dağıtımı için söz konusu olur çünkü intifa senedi sahiplerinin, sermayede payları olmadığı için ödenmiş sermayenin %5'i oranında pay sahiplerine ödenecek birinci kâr payı üzerinde hakları yoktur. Bu nedenle esas sözleşmede veya intifa senedi çıkarılmasına ilişkin genel kurul kararında intifa senedi sahiplerinin ikinci dağıtımda hangi oranı alacakları belirlenmelidir. İntifa senedi sahipleri ile anonim ortaklık arasındaki sözleşmede bunların kârdan yararlanma oranı serbestçe kararlaştırılabilir. İntifa senetleri; pay senetlerinden farklı olarak sahiplerine pay sahipliği hakları vermeyen, sadece net kara, tasfiye sonucunda kalan tutara katılma veya yeni çıkarılacak payları alma hakkı tanıyan menkul kıymetlerdir. İntifa senedi sahipleri, sadece bu senetlere sahip olmaları nedeniyle ortaklık sıfatı kazanamaz ve intifa senedinin kendilerine tanıdığı haklar dışındaki pay sahipliği haklarından yararlanamazlar....

Davalı-karşı davacı vekili; davacı yanın taleplerinin yasal dayanağının olmadığını, zira protokolde yer alan cezai şart hükmünün 10/12/2004 tarihinde düzenlenen zeyilname ile sona erdiğini, bu nedenle davacının cezai şart talep edemeyeceğini, kaldı ki müvekkilinin taahhütlerini yerine getirdiğini, davacı şirketin müvekkiline LPG temininde pasif davranarak ihtiyaçlarını karşılayamadığını, taraflar arasında yapılan toplantıda 3. bir şirketten LPG gazı satın alınması ve satılması konusunda davacıya görüş bildirildiğini, davacı şirketin bu teklife muhalefet etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, aynı dilekçeye bağlı karşı dava dilekçesinde ise; müvekkiline ait taşınmazda kurulan intifa hakkı ve ipotek hakkının fekkine, hukuksal dayanağı olmamasına rağmen intifa hakkının terk edilmemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek şimdilik 2.000,00 TL'nin tahsiline, müvekkilinin 1988 yılı kasım ayından 2001 yılı şubat ayına kadar makul gerekçe olmadan LPG...

TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacı vekili, davalının müvekkili lehine intifa hakkı tesis edilmiş olan taşınmazdaki akaryakıt istasyonunda müvekkilinin bayii olarak faaliyet gösterdiğini, taraflar arasındaki dikey anlaşmanın intifa süresi sonuna kadar devam edeceğine inanılarak davalı şirkete inkişaf bedeli ödendiğini, ancak Rekabet Kurulunun düzenlemeleri ile intifa süresinin bir bölümünün geçersiz kaldığını, gerçekleşmeyen anlaşma süresine ilişkin olmak üzere peşinen sağlanan kazanımın sebepsiz zenginleşme hükümlerince göre istenebileceğini ileri sürerek 270.416,16 TL'nin iktisap tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ve KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

-KARAR- Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 10.08.2006 tarihli beş yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, ayrıca 02.05.2006 tarihli protokol uyarınca taşınmaz üzerinde 05.05.2006 tarihinde müvekkili lehine onbeş yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, ayrıca davalılar ... ve ...'...

Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarına göre, istasyonun kurulu olduğu taşınmaz üzerinde davacı yararına 20 yıl süre ile intifa hakkının kurulduğu ve davalıya intifa ve inkişaf bedelinin bu 20 yıllık sürenin nazara alınarak ödendiği ancak ......

Yukarıda belirtildiği üzere davacı tarafça, bayilik sözleşmesinin süresinden önce sonlandırılması nedeniyle intifa hakkı kapsamında ödendiği ileri sürülen gayri maddi hak ve kalıcı yatırım bedellerinin işlememiş süreye isabet eden kısmının davalılardan tahsili talep edilmiş olup; davacının intifa hakkının işlememiş süreye isabet eden kısmının değerinin davalılardan tahsiline yönelik bir talebi bulunmamasına rağmen, mahkemece işlememiş süre yönünden intifa hakkı bedelinin tahsiline karar verilmiş, davacının ikinci talebi olan kalıcı yatırım bedelinin tahsili yönünden ise gerekçesi de açıklanarak bir hüküm kurulmamıştır. Hükümde fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği belirtilmiş ise de, davacının kalıcı yatırım bedeli talebinin red edildiği açık olarak anlaşılamadığı gibi, neden red edildiğine dair de herhangi bir gerekçe bulunmamaktadır....

A.Ş.ile akdettiği 29.04.2004 tarihli sözleşme sonucunda, müvekkil şirket ile davacı taraf arasında bayilik ilişkisi kalmadığını, 1 yıllık zamanaşımının geçtiğini, müvekkiline dava yönünden husumet yöneltilemeyeceğini, talebin intifa hakkının terkinine dayansa da 08.10.2001 tarihli Protokol’ün 7. maddesinde açıkça, müvekkiline ödenen paranın ''peşin kira bedeli'' olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin yalnızca intifa hakkının sağlanacağına dair taahhütte bulunduğunu, taahhüdünü de yerine getirdiğini, müvekkilinin vekaleten intifa hakkının tescilini sağlamasından sonra intifaya yönelik ilişkinin malikler ile davacı şirket arasında devam edip son bulduğunu, bu nedenle, müvekkiline ödenen paranın intifa hakkı ile bir ilgisi bulunmadığı gibi, intifa hakkının terkinine ilişkin taleplerin de müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir....

Şti. arasında akdolunan bayilik sözleşmesinin haklı nedenle fesholunduğunun tespitiyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline, davalıların davaya konu taşınmaza haksız el atmasının önlenmesi ile istasyon üzerindeki intifa hakkı gereği ve intifa hakkı süresince istasyonun müvekkiline teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ltd....

Davacı şirket kayıt ve defterleri üzerinde Bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi kurulu kök ve ek raporda; davalının maliki bulunduğu gayrımenkul üzerinde davacı şirket lehine 29.12.2004 tarihin de geçerli olmak üzere 12 yıl süreli 40.000-TL bedelle intifa hakkı tesis edildiği, intifa ve bayilik sözleşmelerinin tarafları arasında hukuki ve iktisadi ilişki bütünlüğü dikey ilişki, dikey ilişkiden kasıt taraflar arasında ki bayilik intifa hakkı, kira gibi kredi ve benzeri sözleşmelerden oluşan hukuki ve iktisadi ilişki bütünü olduğu, davalının tek taraflı olarak bu bayilik sözleşmesinin 17.6.2009 tarihinde tek taraflı olarak feshettiğini, ihtarname çekerek bildirmiştir....

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İntifa hakkı kapsamında elde edilen gelir 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesinde gayrimenkul sermaye iradı olarak tanımlanmadığı gibi vergide kanunilik ilkesinin bir sonucu olarak kıyaslama yoluyla vergilendirme yapılamayacağı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir....

UYAP Entegrasyonu