A.Ş. lehine tesis edilen intifa hakkı karşılığı elde ettiği gayrimenkul sermaye iradını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2014 yılı gelir vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Gelir Vergisi Kanunu'nda intifa hakkı bedelinin gayrimenkul sermaye iradı olarak tanımlanmadığı, üçüncü sahıslar lehine tesis edilen intifa hakkı karşılığında elde edilen gelirin kiralama bedeli ya da kira geliri olarak kabulüne hukuken imkan bulunmadığından yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir....
Mah. 16896 parselde kain gayrimenkul üzerinde 15/01/2020 tarihine kadar verilen intifa hakkı sebebi ile ödenen meblağların sözleşmenin geçersiz kalan kısmına ilişkin bedelin iadesinin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; intifa hakkının süresinden önce sonlanması sebebi ile geçersiz kalan süreye tekabül eden kısmın ve sabit yatırımlara ilişkin toplam 948.244-TL nin davalıdan tahsiline karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/19508 E 2017/6043 Karar sayılı ilamı ile intifa hakkının 27/09/2010 tarihinde terkin edilmesi sebebi ile terkin edildiği tarihten sonraya kalan ve intifanın kullanılmayan kısmına isabet eden intifa ödemesinin her hangi bir semere uygulanmadan hesaplanarak iadesi gerektiği gerekçesi ile bozulduğu, ... 1....
ün taşınmazı üzerinde de 15 yıllık intifa hakkı tesis edildiğini, Rekabet Kurulunca yayınlanan 2002/2 nolu tebliğ ile müvekkili şirketin ancak 18.09.2010 tarihine kadar muafiyetten yararlanabileceğini, davalılara intifa bedeli ve bayilik hizmet bedeli ödendiğini, ancak yasal zorunluluk nedeniyle sözleşmenin geçersiz hale gelen dönemi bakımından edimlerinin sebepsiz zenginleşmeye göre iadesinin gerektiğini, ayrıca anılan davalı şirket ile yapılan borç ödeme sözleşmesi kapsamında davalı şirket ve diğer davalıların kefil olarak borçları bulunduğunu ve davacının positive bayi programından kaynaklı üye katılım bedeli alacağı bulunduğunu belirterek, intifa ivazı alacağı 25.063,88 USD ve KDV''nin iktisap tarihinden işleyecek avans faizi ile, 2.412,13 TL bakiye borcun ve katılım bedeli alacağı 12,02 TL'nin aylık % 5 faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar adına dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya cevap vermemişlerdir....
in ise intifa hakkı sahibi olduğu, taşınmazda davalı ...'in sürekli olarak ikamet etmediği, intifa hakkı sahibi olan davalı ...'in rızası ile taşınmazı kullandığı anlaşılmakla kötü niyetli ve haksız bir kullanımın bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda mülkiyet sahibi ve intifa hakkı sahibi olan davacı ve davalının karıştırıldığını, maddi hata yapıldığını, davacının sadece intifa hakkı sahibi olduğunu, protokolde davalı ...'...
Bununla ilgili Başkanlık Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 19.3.1991 tarih ve 1508 sayılı genelgesinde, irtifak hakkı tesisi taleplerinin sadece taşınmazların tapu kütüğü sahifesinin irtifak hakları ve gayrimenkul mükellefiyetleri sütununda irtifak hakkı şeklinde üst hakkı olarak tescil edilmek suretiyle yerine getirilebileceği açıklanmıştır. Medeni Kanunun 727. maddesinde "intifa hakkı sahibi, zilyetlik, kullanmak ve istifade haklarına sahip olup, intifa edilen malın idaresi de kendisine aittir" hükmü yer almaktadır. Görüldüğü üzere, irtifak hakkının tapu siciline kaydedilmesi ile taşınmazın üzerinde Medeni Kanunun gerek 703. maddesi ve gerekse de 727. maddesinde belirtildiği gibi mülkiyete has olan hakların kullanımı sözkonusudur. Yasa hükümlerinin ve taahhüt senedinin birlikte incelenmesinden, Hazine adına kayıtlı gayrimenkul üzerinde müstakil nitelikte olmayan üst hakkı şekilinde bir irtifak hakkı tesis edildiği anlaşılmıştır....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile 27.06.2007 tarihinde İntifa Hakkı Tesisi Vaadi ve Yatırım Hakkında Protokol (Protokol'') imzaladıklarını, müvekkili lehine tapuya 31.10.2008 tescil tarihli 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edilerek kullanım hakkının 31.10.2023 tarihine kadar müvekkiline geçtiğini, bunun karşılığında davalıya 1.500.000,00 USD + KDV ödemede bulunduğunu, ancak akaryakıt istasyonunun tapuya tescil tarihinden 305 gün sonra yani 01.09.2009 tarihinde faaliyete başladığını, 12.03.2009 Rekabet Kurumu mevzuatı çerçevesinde akaryakıt bayilikleri ile ilgili 5 yıllık muafiyet getirildiği, bu nedenle davalı ile aralarındaki sözleşmenin süresinden önce 31.10.2013 tarihinde sona erdiğini, davalının fesih ihtarnamesi göndererek terkin için vekaletname göndermesini istediğini, buna karşılık sona eren intifa hakkı ve ilgili sözleşmeler nedeniyle talep ve dava hakları saklı kalmak üzere terkin vekaletnamesini davalıya gönderdiğini ve intifa hakkının tapudan terkin edildiğini...
Mevkii 658 parsel numaralı 6.099,43 metrekare yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmaz üzerinde müvekkili şirket lehine 5 yıl süreyle intifa hakkı tesis edilmesi ve taşınmaz üzerindeki akaryakıt satış istasyonunun, ... tarafından müvekkili şirket bayisi olarak işletilmesi hususlarını düzenleyen 30/12/2009 tarihli protokol akdedildiğini, protokolde düzenlendiği üzere müvekkili şirket ile davalı ... arasında nitelikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki akaryakıt satış istasyonunun 5 yıl süreyle müvekkili şirketin bayisi olarak işletilmesi hususunda 19/01/2010 tarihli İstasyonlu Bayilik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket davalı ... karşı Bayilik Sözleşmesi kapsamında her türlü yükümlülüğünü eksiksiz ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiği halde, ...müvekkili şirkete göndermiş olduğu ... 22....
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, üzerinde intifa hakkı tesis edilen ve işletme sözleşmesi gereğince davalı tarafından petrol istasyonu olarak kullanılmakta olan gayrimenkul üzerine davacı tarafça yapıldığı belirtilen kalıcı teknik yatırımların işletme sözleşmesinin bir gereği olarak sözleşmenin süresine bakılmaksızın yapılması gereken yatırımlar olduğu, zira sözleşmenin ifa edilebilmesi için her halükarda bu kalıcı teknik yatırımların davacı tarafça yapılmasının gerektiği, davalının bayi olarak bu teknik yatırımları kullanarak davacıya hizmet verdiği, bu teknik yatırımların işletme sözleşmesinin gereği olarak sözleşme süresine bakılmaksızın yapılması gereken doğal yatırımlar kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı, bayilik sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle bayiye ödenen intifa ve yatırım bedelinin iadesini istemektedir....
-KARAR- Davacı vekili, taraflar arasında akdolunan bayilik protokolü çerçevesinde müvekkiline ait taşınmaz üzerinde davalı lehine ipotek tesis edildiği gibi ayrıca 15.000,00 TL bedel karşılığında davalı yararına 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, daha sonra 5 yıl süreli olarak 04.07.2007 tarihinde yanlar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi uyarınca intifa bedeli, şerefiye bedeli ve bayilik hizmet bedeli isimleri altında davalı tarafından müvekkiline ödemeler yapıldığını, müvekkilinin beş yıl boyunca sözleşmeden kaynaklanan edimlerini ifa ettiğini, beşinci yılın sonunda akdi ilişkiyi feshettiğine dair davalıya ihtar göndermesi üzerine intifa hakkı kaldırılmış ise de, davalının çektiği ihtar ile müvekkilinden haksız şekilde alacak taleplerinde bulunduğunu tüm taleplere rağmen ipotek kaydını fekketmediğini oysa sözleşme ilişkisi nedeniyle müvekkilinin edimlerini sözleşme hükümlerine uygun şekilde ifa ettiğinden dolayı davalıya bir borcu bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalıya...
. - K A R A R - Davacı vekili; taraflar arasında 23.06.2008 tarihinde protokol ve 5 yıl süreli akaryakıt bayiiliği sözleşmesi imzalandığını, ayrıca davalıya ait taşınmaz üzerinde müvekkil lehine 20 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, sözleşme kapsamında müvekkil tarafından kendi marka ve logosu altında ürünlerin satılmasını temin etmek amacıyla davalıya 7.080,00 USD ödeme yapıldığını, ancak Rekabet Kurumu'nun 2002/2 sayılı tebliğe göre aldığı kararları uyarınca bayiilik sözleşmesi ile bağlantılı intifa sözleşmelerinin rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağı, bu tür sözleşmelerin varlığı halinde beş yılı aşan süreler bakımından ilgili tebliğde tanınan muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının kabul edildiğini, buna göre taraflar arasında düzenlenen 3 sözleşmenin 23.06.2013 tarihine kadar grup muafiyetinden yararlanabileceğini, intifa sözleşmesinin 23.06.2013 tarihinden sonraki kısmının geçersiz olduğunu, bu durumda davalıya peşin ödenen 7.080,00 USD'nin...


