için tanınan bu yetkilerin intifa hakkı tesisinde intifa hakkı sahibine devredilmiş sayıldığı kabul edildiğinden, mülkiyet hakkı kapsamındaki bu yetkileri kanuna veya sözleşmeye dayalı olarak kullananların da malik gibi tasarruf eden olarak kabulü gerektiği sonucuna varıldığı, uyuşmazlıkta Ulaştırma Bakanlığı (DLH İnşaatı Genel Müdürlüğü) ile ERS İnş....
Petrol olan taşınmaz üzerinde davacı lehine 14 yıl 5 ay süreli intifa tesis edildiği, 23.01.2013 tarihinde taşınmazın dava dışı ... tarafından intifa ile yükümlü olarak satın alındığı, yine taşınmazı satın alan ...in 28.06.2013 tarihinde davalı şirket hissedarı ve müdürü olduğu anlaşılmaktadır. Yine dosyadaki tapu senedi örneğinden davacı şirketin vekili tarafından 23.01.2018 tarihinde, 14 yıl 5 ay süre ile tesis edilen intifa hakkından intifa hakkının kullanılmayan kısmına isabet eden intifa bedelini tahsil edildiği beyanı ile intifa hakkından feragat edilmiş ve bu surette tapuda intifa hakkının terkin edildiği anlaşılmıştır....
E-İMZALI İşbu evrak, 5070 sayılı Elektronik İmza Yasası kapsamında imzalanmıştır....
E-İMZALI İşbu evrak, 5070 sayılı Elektronik İmza Yasası kapsamında imzalanmıştır....
E-İMZALI İşbu evrak, 5070 sayılı Elektronik İmza Yasası kapsamında imzalanmıştır....
E-İMZALI İşbu evrak, 5070 sayılı Elektronik İmza Yasası kapsamında imzalanmıştır....
Hukuk Dairesinin 12.03.2013 gün ve 2012/13634 E., 2013/3585 K. sayılı kararı ile: “…Davacı kurum vekili, davalı Hazineye ait taşınmazlarda 49 yıl süreyle tesis edilen 14.10.1998 günlü intifa hakkı uyarınca taşınmazlarda tasarrufta bulunduklarını, davalı Hazinenin 26.11.2009 ve 19.03.2010 tarihli yazılarıyla davacının intifa hakkı sözleşmesine aykırı davrandığını belirterek hasılat payı ödenmesini ve intifa hakkının terkinini istemek suretiyle muaraza yarattığını ileri sürerek hasılat payı ile gecikme zammı nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, irtifak hakkı sözleşmesinin aynen ifasını ve 26.11.2009 ile 19.03.2010 tarihli işlemlerle haksız, hukuka aykırı olarak yaratılan muarazanın giderilmesini ve tahliyeye kalkışılmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumun maliki olduğu taşınmaz üzerinde müvekkili lehine 28.02.2005 tarihinden geçerli olmak üzere 10 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, intifa bedelinin tamamının müvekkili şirket tarafından peşin olarak ödendiğini, söz konusu taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyon işleticiliğinin, akdedilen bayilik anlaşması ve ekleri gereğince diğer davalıya devredildiğini, anılan anlaşmalar çerçevesinde, intifa hakkı süresince müvekkiline ait ürünlerin bayi olarak satılacağı inancı ile davalıya akaryakıt istasyonunun faaliyetinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi için önemli değere sahip yatırımlar yapıldığını, satış teşvik primi ve başka adlar altında finansal destek ödemelerinde bulunulduğunu, Rekabet Kurumunun kararları uyarınca bayilik sözleşmesinin ve intifa hakkının 18.09.2010 tarihi itibariyle sona erdiğini, müvekkilinin ödediği tutarların ve yaptığı ... yatırımların bu tarihi aşan kısımlarının bedelsiz kaldığını ve bu tutarların güncellenmiş...
Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararında taraflar arasında kira sözlemesinin bayilik sözleşmesine binaen yapıldığı ve sözleşmenin bayilik sözleşmesi olduğunun belirlendiğini, ticaret mahkemesince bu nitelemenin kabul edilerek davaya bakıldığını, buna rağmen mahkemenin taraflar arasındaki ilişkiyi kiracı kiralayan ilişkisi olarak değerlendirmesinin görevsizlik kararındaki tespitlere aykırı olduğunu, bu halde mahkemenin görevsiz olacağını ve kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini,Davacı şirketin 25.09.2007 tarihinden itibaren 15 yıllık intifa süresine karşılık davalı şirkete USD cinsinden herhangi bir ödeme yapmadığını, dava süresince sanki intifa hakkının tesisi için daha önce davalıya USD cinsinden ödeme yapmış izlenim yaratıldığını, davacının 15 yıllık intifa hakkının tesisi için müvekkili şirkete ödeme yapmadığını, incelenen ticari defterlerde intifa için ödeme yapıldığına rastlanmadığını, ödeme yapılmayan ve bu yüzden işlememiş sürelere ilişkin olarak talepte bulunulmasının...
Dosya kapsamı itibariyle, davacının davalı ...Ş.’nin hissedarı olduğu, aynı zamanda davacının davalı şirket tarafından çıkartılan intifa senetlerinin bir kısmının maliki olduğu, bu kapsamda intifa senedine bağlı olarak taraflar arasında düzenlenen sözleşme vaadi ile davacı lehine dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar üzerinde medeni hukuk bünyesinde kendisine yer bulan intifa hakkı tanındığı anlaşılmaktadır. Söz konusu iki adet taşınmazın orman arazisi üzerinde bulunduğu, davalı ...Ş. lehine 49 yıllığına üst hakkı tesis edildiği, üst hakkı süresinin uzunluğu sebebiyle tapuda bağımsız bir sayfa açıldığı ve tapu senedi düzenlendiği yine aynı şekilde davalı şirket ile davacı arasında intifa hakkı sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmenin de uzun süreli olması sebebiyle tapuda yine ayrı bir sayfa açıldığı ve tapu senedi oluşturulduğu, bu arada davalı ...Ş.’ye ait olan üst hakkının diğer davalı şirkete devredildiği anlaşılmaktadır....


