WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, tapu kaydının incelenmesinden, davacının taşınmazda intifa hakkı sahibi olduğu, Kat Mülkiyeti Kanununun .... maddesi kapsamında kalan davaları açma yetkisinin bağımsız bölüm maliklerine tanındığı, intifa hakkı sahibinin ancak kullandığı bağımsız bölümünü etkileyen müdahaleler yönünden dava hakkının bulunduğu kabul edilmektedir....

Ancak, intifa hakkı sahibi, pay sahibinin menfaatlerini hakkaniyete uygun bir şekilde göz önünde tutarak hareket etmemiş olması dolayısıyla pay sahibine karşı sorumludur." şeklinde olup intifa hakkı sahibinin genel kurula katılma ve oy hakkına sahip olduğu anlaşıldığını, bu nedenle öncelikle davacı şirketin toplantıya kabul edilmeyerek oy hakkının sınırlandırılmasının başlıca hukuka aykırılık nedeni olduğunu, tüm bu hususlara ek olarak aynı zamanda ..., ... ve ...’ın hisseleri üzerinde ... lehine tesis edildiği iddia edilen intifa hakkının geçersiz olduğunu da ortaya koyduğunu, TMK m. 795/1 uyarınca, intifa hakkının taşınırlarda zilyetliğin, alacaklarda ise alacağın devri ile kurulmakta olup buna göre, nama yazılı pay üzerinde intifa hakkı, pay senedi basılmış olması halinde, intifa amaçlı ciro ve teslimle kurulacağının açık olduğunu, 06.03.2012 tarihli Hisse Rehin ve İntifa Hakkı Sözleşmesi uyarınca rehin ve intifa hakkı tesis edilen hisselere ilişkin nama yazılı ilmühaberlerin ilgili...

Dosyadaki bilgi ve belgeler ile tapu kaydının incelenmesinden, davacının taşınmazda intifa hakkı sahibi olduğu, Kat Mülkiyeti Kanununun 19.maddesi kapsamında kalan davaları açma yetkisinin bağımsız bölüm maliklerine tanındığı, Yargıtay uygulamalarında intifa hakkı sahibinin ancak kullandığı bağımsız bölümünü etkileyen müdahaleler yönünden dava hakkının bulunduğu kabul edilmektedir. Somut olayda ortak yer niteliğindeki koridora büfe yapılması davası intifa hakkı sahibinin bağımsız bölümünü etkilemediğinden aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddi yerine, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sonucu itibarıyla doğru olan kararın gerekçe değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, 15.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : DAVALI İDARENİN İDDİALARI: Söz konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis edilen irtifak hakkının intifa hakkı niteliğinde olduğu, bu nedenle arsa vergisinden intifa hakkı sahibi davacının sorumlu bulunduğu, davacı tarafından verilen beyannamede muaf olunan miktar boş bırakılmak suretiyle zımnen herhangi bir muafiyetin bulunmadığının kabul edildiği, 1991 yılında inşaatı biten otel için muafiyet uygulanmaması gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenmiştir. DAVACININ İDDİALARI: Emlak vergisi değerine arsa payının ilave edilmesinin hukuka aykırı olduğu, Hazine'ye ait arsa üzerinde intifa hakkı bulunmayıp üst hakkının bulunduğu ve üst hakkı sahibinin arsa yönünden emlak vergisi mükellefi olarak düşünülemeyeceği, her sene Hazine'ye ait arsa için kira ve kar payı ödemesinde bulunulduğundan ayrıca emlak vergisi tahakkuk ettirilmemesi gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir....

Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesinin süresinden önce feshettiğini, feshin haksız olduğunu, müvekkili ile istasyonun eski işleticisi dava dışı ...Enerji Turizm şirketi A.Ş arasında Antalya ili Merkez ilçesi, ...köyü ... ada, ... parselde bulunan arsa niteliğinde taşınmaz üzerinde kurulacak akaryakıt satış ve servis istasyonu için ... tarihinde protokol imzalandığını, protokol kapsamında müvekkilinin ...'a bayilik hakkı vereceğini istasyon için yatırım yapacağını arsanın eski maliki ve aynı zamanda ...'ın ortaklarından olan ...'in de müvekkili lehine 20 yıl süreli intifa hakkının verileceğinin kararlaştırıldığını, protokol kapsamında müvekkilinin 1.529,484 dolar tutarında yatırım gerçekleştirdiğini ve taşınmaz üzerinde müvekkili lehine ... tarihinden itibaren 20 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini rekabet mevzuatı gereği müvekkili ile ... arasında ... tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, ...'...

Davacı vekili, ... ile müvekkili arasında akdedilen 22.11.2010 tarihli bayilik protokolü kapsamında 1113 ada 213 parsel sayılı taşınmazda müvekkili lehine 5 yıl süreli intifa hakkı tesis edilmiş olmasına rağmen bayilik sözleşmesi ve bayilik protokolü hükümlerine uygun davranılmadığından bayilik hakkının sona erdirildiğini, sonrasında davalı şirket ile aynı doğrultuda sözleşme akdedildiğini ancak davalı şirketin feshi ihtarnamesi göndermek suretiyle bayilik sözleşmesini feshettiğini, yapılan araştırmalar sonucu davalı şirketin, dava konusu istasyonu hakkı ve yetkisi olmadığı halde diğer davalı ...'a kiraladığını, davalıların dava konusu istasyonda bulunmasının hukuki bir dayanağı kalmadığını ileri sürerek dava konusu 1113 ada 213 parsel sayılı taşınmaza davalılarca yapılan müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur....

Taraflar arasında 13.04.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkı tesisine ilişkin sözleşme düzenlendiği, bu sözleşme kapsamında davalı şirketin maliki bulunduğu taşınmazın tapu kaydına davacı lehine 13.04.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkının tescil edildiği ve dava tarihi itibariyle intifa hakkının kaldırılmadığı hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı eldeki dava ile taraflar arasındaki dikey anlaşmanın Rekabet Kurumunun 12.03.2009 tarihindeki genelgesi doğrultusunda; öngörülen süreden önce sonlandırılması nedeniyle, davacı lehine davalı şirketin taşınmaz kaydında tesis edilen intifa hakkı süresi nazara alınarak, davacı yanca yapılmış olan sabit yatırım bedelinin geçersiz kalan süreye isabet eden tutarının denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak güncellenmiş miktarının tahsilini talep edilmiştir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda davacı hissesi üzerinde 14,30 m²lik 18836 CBS numaralı direk tipi 400 kVA trafonun bulunduğu kısımda taşınmazın davacıdan önceki maliki ... vekilince TEK lehine tesis edilen bitiş tarihi 08.07.2092 olan 99 yıllık intifa hakkı bulunduğu, intifa hakkına konu trafonun davacıya ait 26.12.1986 tarih ve 14/25 ruhsat numaralı mevcut bina açısından yönetmelikte belirtilen mesafe şartlarını sağladığından herhangi bir tehlike ve risk oluşturmadığı, buna karşılık trafoya yönetmeliklerde izin verilen mesafeden daha yakın olup trafonun tehlike ve risk oluşturduğu havuzun ruhsatlandırılmadan inşa edildiği ancak havuz için 31.07.2019 tarihli yapı kayıt belgesi alındığı, davacı tarafından trafonun deplase edilmesi talebinin 05.08.2020 tarihli komisyon kararı ile uygun görülmediği, davaya konu trafonun kullanımı intifa hakkının kullanılması kapsamında haksız ve kötüniyetli olmadığı gibi davanın...

Şti.nin bu sözleşme kapsamında olmadığı açıktır. Temyiz incelemesi sırasında dosyaya sunulan sözleşme eki listenin tarafların imzası olan liste olmadığı anlaşılmış olmakla karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiş ve yerel mahkeme kararı yeniden incelenmiştir. Bilindiği gibi intifa hakkı; başkasına ait bir eşya, hak veya mal varlığı üzerinde belirli bir kişiye tam olarak yararlanma olanağını sağlayan bir irtifak türüdür. Kuşkusuz, intifa hakkı sahibinin eşya üzerinde oluşan saldırının kaldırılmasını istemesi olanaklıdır. Bu isteği ise intifa hakkı sahibinin hakkı üzerinde muaraza çıkartan yana dava açılarak yöneltmesi gerekir. Başka bir deyişle, davadaki hasım intifa hakkı sahibinin o eşyadan tam yararlanma hakkını engelleyen kişidir. Somut olaya gelince; davacı şirket ile ... ... Ltd. Şti. arasında bayilik sözleşmesi bulunmaktadır. İntifa hakkı sahibi davacı şirket bu hakkının kendisine sağladığı kullanımı bayilik sözleşmesi ile ... ... Ltd. Şti.ne devretmiştir....

TMK 240. maddesi uyarınca sağ kalan eş; eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup, birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise, bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkının tanınmasını isteyebilir. Davacı eş yararına aile konutu üzerinde intifa hakkının tanınabilmesi için maddede yazılı diğer koşulların yanında sağ kalan eşin katılma alacağının bulunması ve aile konutunun 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş olması gerekmektedir. Zira intifa hakkı ancak katılma alacağı hakkına mahsuben talep edilebilir. Ne var ki; uyuşmazlık konusu taşınmaz 06.05.1980 tarihinde eşler arasında 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi gereğince mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu tarihte edinilmiştir. Davacı eşin, bu dönem bakımından katılma alacağından söz etmek mümkün değildir....

UYAP Entegrasyonu