-KARAR- Davacı vekili, müvekkili lehine 23.07.2002 tarihli protokol kapsamında 18.12.2011 tarihine kadar taşınmazda intifa hakkı tesis edildiğini, Rekabet Kurulu düzenlemeleri gereğince intifa hakkının 18.09.2010 tarihinde sona ereceğini, bu suretle 18.09.2010 ila 18.12.2011 tarihleri arası dönem için davacı tarafından kalıcı teknik yatırımlar olarak ödenen bedel yönünden davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek, kalıcı teknik yatırımlar olarak ödenen bedelin 12.03.2009 tarihine kadar güncellenmiş değeri olan 26.080.00 TL.’nin 12.03.2009’dan işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekil, davanın reddini istemiştir....
Davacıların dava dilekçesindeki istemleri, sözleşme gereğince verilen intifa şerhinin kaldırılması, intifa hakkı alacağı, karşılıksız hibe alacağı, karşılıksız hibe motorin ve kar mahrumiyeti talebine ilişkindir. Mahkemece öncelikle sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedilip edilmediği incelenerek davacının her bir talebi hakkında kabul ve red nedenleri açıkça tartışılarak karar verilmesi gerekirken, Anayasanın 141, HMK'nun 297/c ve 27/c maddelerine aykırılık teşkil edecek nitelikte karar verildiğinden, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Taraflar arasında 28/06/2007 tarihli bayilik sözleşmesi, 01/10/2007 tarihli akaryakıt istasyonu işletme sözleşmesi, 19/12/2007 tarihli ek protokol imzalandığı, dava konusu akaryakıt istasyonu için 28/06/2007 tarihli sözleşme kapsamında davacı şirkete bayilik faaliyetinin gerçekleştirildiği taşınmaz üzerinde 13/07/2027 tarihine kadar intifa hakkı verildiği, söz konusu intifa hakkı ve imzalanan sözleşmelerin Rekabet Kurulu’nun tebliğleri gereği 28/06/2012 tarihine kadar geçerliliğini koruduğu halde, davalının sözleşmeleri 11/10/2010 tarihinde tek taraflı ve haksız olarak feshettiği, davacının, davalının sözleşmeleri haksız olarak feshettiği 11/10/2010 tarihinden intifa hakkının Rekabet Kurulu tebliğleri gereği sona ereceği tarih arası için davalının taşınmazı haksız bir şekilde işgal ettiğini ileri sürerek ecri misil talebinde bulunduğu anlaşılmıştır....
Dereceden 6.000,000-Tl (altımilyontürklirası) değerinde ipotek hakkı tesis edilmesi kararlaştırıldığını, ancak davacı ... işbu sözleşmelere ve protokole aykırı şekilde, 2007 yılında tesis edilen 20 yıllık intifa hakkı süresi dolmadan, 2018 yılının ekim ayında başka bir dağıtıcı ile çalışmaya başlamış, 2027 yılından çok önce 2018 yılı ekim ayında bayilik ilişkisini bitirdiğini, bu sebeple davalı şirket ticari ilişkinin 2007 yılından itibaren 20 yıl daha süreceği saikiyle hareket etmiş olduğu, ilişkinin sürdürülmemesi nedeniyle büyük ticari kayba uğradığı ve sözleşmeye ve protokollere uyulamaması nedeniyle 6.000,00-TL (altımilyontürklirası) ve sair tüm zararlarını talep hakkı olduğunu,bu duruma rağmen davalı şirketin tüm dava ve icra takibi haklarını saklı tutarak, noter kanalıyla davacı ... intifa hakkını terkin edebilmesi talebine karşılık; terkine konu vekaletnameyi davacı ... göndererek intifa hakkının terkin edildiğini, davalı şirketin 2007 yılında lehine 20 yıllık intifa hakkı tesis...
İntifa senetleri sahibine sadece malvarlıksal haklar sağlayan, pay senetlerinin aksine şirkette herhangi bir payı temsil etmeyen, pay sahipliği hakkı sağlamayan senetlerdir. Bu bakımdan senet sahibine malvarlığı, yönetim, denetleme ve bilgi hakları vermez. Fakat, kara veya tasfiye bakiyesine katılma hakkı sağlar. Kurucu intifa senedi sahipleri ile anonim ortaklık arasındaki ilişki ortaksal değil, sözleşmesel nitelikte bir ilişkidir. Diğer bir deyişle, anonim ortaklıkta kurucu intifa senedi sahipliği ile pay sahipliği sıfatları tamamen farklı iki kurumdur. Dolayısıyla sözleşmesel bir ilişkinin, kural olarak taraflardan birinin, tek yanlı beyanı ile ortadan kaldırılması mümkün olmadığı için, kurucu intifa senedi sahiplerinin onayı olmaksızın anonim ortaklığın ortaksal bir işlemi ile kurucu intifa senetlerini ortadan kaldırması, itfa etmesi veya sınırlaması mümkün değildir....
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir" hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK'nın "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. Mülkiyet hakkının aşırı, taşkın, sorumsuz kullanılmasından zarar gören her taşınmaz maliki veya o taşınmaz üzerinde ayni yahut şahsi hakkı nedeniyle fiili hakimiyeti bulunan şahıslar komşu sayıldığından, elatmanın önlenmesi davası açabilirler....
Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile, taşınırlar üzerinde ise taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle kurulur. Alacaklar üzerinde intifa hakkı ise; hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle kurulabilir(TMK.m.795). İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle, harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer(TMK.m.796-797). Ancak, terkini istenen intifa hakkında olduğu gibi uygulamada genellikle intifa hakkı akaryakıt bayilik sözleşmesi nedeniyle tesis edilmektedir....
tarihi itibariyle davacı şirket lehine kurulan intifa hakkı süresinin sona erdiği ve bu tarih itibariyle de intifa hakkının tapudan terkin edildiği, davalıların maliki ve işleteni oldukları akaryakıt istasyonu üzerinde bulunan yatırım ve intifa bedellerinin iadesi talebidir....
A.Ş lehine (eski 921 parsel için) 2.979,34 m² üzerine tesis edilen 21.04.2006 tarihli intifa hakkının bu haliyle 960 parsel sayılı taşınmaz üzerine aktarıldığını, 5. İntifa hakkının eski 921 parsel yani 2.979,34 m2 için verildiğini, 6. Bu yönü ile 960 parsel sayılı taşınmazın 2.979,34 m2’si intifa hakkı kapsamında kalmış olup 749,62 m2’sinin ise intifa hakkı kapsamında kalmadığını, 6. Dava konusu taşınmazın 749,62 m²’sine davalılar tarafından haksız şekilde el atıldığını, 7. Davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine yöneliktir 2....
Somut olaya gelince; asıl davada dava konusu taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılmış, birleştirilen davada ise davacı ... lehine sükna (oturma) hakkı tanınması talep ve dava edilmiştir. Her ne kadar birleştirilen davacı oturma hakkı tanınmasını istemiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 33.maddede belirtildiği üzere olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan birleştirilen davada asıl talep 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda düzenlenen aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesine ilişkindir. Eşlerden birinin ölümü halinde tereke malları arasında sayılan aile konutu hakkında; sağ kalan eş kendisine miras hakkına mahsuben aile konutunda mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Davacının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 652/1 maddesi uyarınca muris ile birlikte yaşadığı, başka bir deyişle hükmen aile konutu olarak tespit edilen taşınmazda miras payına mahsuben mülkiyet hakkı bulunmaktadır....


